İçeriğe geç
Koç Hukuk Bürosu, Ankara Çankaya

Zamanaşımını Kesmek için Hangi Belge ve İşlem Gerekir?

Yayın

Elinizde bir noter ihtarnamesi, bir arabuluculuk son tutanağı ve işverenden gelen bir mesaj var. Bu belgelerden hangisi zamanaşımını kesmek için yeterli olur? Cevap belgeden belgeye değişir.

Bir işçinin iş sözleşmesi dört yıl sekiz ay önce sona ermiştir. Kıdem tazminatı, kullanılmamış yıllık izin ücreti ve son iki aylık ücret ödenmemiştir. İşçi üç ay önce noter ihtarnamesi göndermiş, iki ay önce işverenden “hesabınız hazırlanıyor” mesajı almış, bir ay önce de alacağın küçük bir bölümünü havaleyle tahsil etmiştir. Bu belgelerin süreye etkisi aşağıda tek tek incelenir.

Zamanaşımını Kesmek için Elde Hangi Belgeler Bulunmalıdır?

Önce işçinin elindeki kayıtlara bakılır. Her kayıt zamanaşımı sürecinde ayrı bir görev görür.

Kimi belge süreyi keser ya da durdurur. Kimi belge ise yalnız tarihi ve olguyu ispatlar. Liste bu ayrıma göre okunmalıdır.

  • İş sözleşmesi, fesih bildirimi ve SGK hizmet dökümü sona erme tarihini gösterir.
  • Bordrolar ücretin ödeme günlerini gösterir.
  • Noter ihtarnamesi ve tebliğ şerhi talebin hangi tarihte yöneltildiğini gösterir.
  • İşverenin yazılı kabulü, mesajı veya e-postası borcun tanındığını gösterebilir.
  • Havale dekontu kısmi ödemenin tarihini ve açıklamasını gösterir.
  • Arabuluculuk başvuru belgesi ve son tutanak sürenin durduğu aralığı gösterir.
  • Dava dilekçesi, harç makbuzu ve icra takip dosyası kesme tarihini gösterir.

Sona erme tarihi hesabın çıkış noktasıdır. Sayım, alacağın muaccel hale geldiği günde başlar.[1] Tarih yanlış okunursa süre hesabı da yanlış çıkar. Hizmet dökümünün nasıl okunacağı işten çıkış kodu ve hizmet dökümü yazısında anlatılır.

Dört kutuda dava ve icra takibi, noter ihtarnamesi, kabul ve kısmi ödeme ile arabuluculuk başvurusunun zamanaşımına etkisini özetleyen kart

Hangi Belge veya İşlem Süreyi Keser, Hangisi Yalnız Durdurur?

Kesme ile durma aynı sonucu doğurmaz. Kesmede yeni bir süre işlemeye başlar.[2] Durmada ise önceden geçen süre korunur ve durma sebebi kalkınca kalan süre işlemeye devam eder.[3]

Kesme sebepleri 6098 sayılı Kanun m.154’te iki bentte sayılmıştır. Borçlunun ikrarı bunların ilkidir ve kanun faiz ödemesini, kısmen ifayı, rehin verilmesini ve kefil gösterilmesini ikrar örnekleri arasında anar. Alacaklının dava veya def’i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması, icra takibinde bulunması ve iflas masasına başvurması da süreyi keser.[4] Madde metni mevzuat.gov.tr adresinde okunabilir.

Aşağıdaki tablo işçinin belgelerini süreye etkisine göre ayırır.

Belge veya işlem Süreye etkisi Dayanağı Dikkat edilecek nokta
Noter ihtarnamesi Kesmez Kesme sebepleri arasında sayılmaz Temerrüt ve faiz için değer taşır
İşverenin yazılı kabulü Keser (ikrar sayılırsa) Borç ikrarı Süre dolmadan yapılmalı, kalem belli olmalı
Kısmi ödeme dekontu Keser (ikrar sayılırsa) Kısmen ifa Açıklama satırı alacak kalemini göstermeli
Arabuluculuk başvurusu Durdurur 7036 sayılı Kanun m.3/17 Başvurudan son tutanağa kadar olan aralıkta süre işlemez
Dava dilekçesi Keser Dava açılması Yalnız dava edilen alacak için
İcra takibi Keser Takipte bulunulması Takip talebindeki kalemler esas alınır

Noter İhtarnamesi Süreyi Neden Kesmez ve Ne İşe Yarar?

Kanundaki kesme sebepleri arasında ihtarname yoktur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de bir işyeri hekiminin açtığı alacak davasında bu sonuca varmıştır. Önce kararın hükmüne doğrudan dayanak olan kısım, ardından olaydan bağımsız genel ilke anlatılır.

İşyeri hekimi olarak çalışan davacı temettü, ikramiye ve yeni iş arama izni ücretini istemiş, davayı 15.07.2015 tarihinde açmıştır. Dosyada işverene gönderilmiş bir ihtarname de bulunmaktadır. Daire, dava tarihinden geriye doğru 15.07.2010 tarihine bakmış ve bu tarihten önceki alacakların zamanaşımına uğradığını belirtmiştir.

İhtarnameyi yalnız faizin başlangıcı bakımından etkili görmüş, süreyi kesen, durduran ya da geriye götüren bir hukuki durum saymamıştır. Bu tespit, 12.01.2021 tarihli ve 2020/4142 esas, 2021/433 karar sayılı bozma kararının gerekçelerinden biridir.

Kararın gerekçesinde olaydan bağımsız genel ilkeler de yer alır ve bunlar hükmün dayanağı değil, aktarılan ilkelerdir. Bunlardan biri ikrara ilişkindir. Borç ikrarı yalnız işlemekte olan zamanaşımını keser, sürenin tamamlanmasından sonra yapılan ikrar ise kesme sonucu doğurmaz.[5]

İhtarname yine de gereksiz değildir. Muaccel borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.[6] Tebliğ şerhi talebin hangi tarihte yapıldığını gösterir. İşverenin cevabı borcu kabul ediyorsa ayrıca ikrar sayılabilir.

Arabuluculuk Başvurusu ve Son Tutanak Süreyi Nasıl Etkiler?

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurmak dava şartıdır.[7] Başvurunun süreye etkisi ayrıca düzenlenmiştir. Zamanaşımı, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede durur, bu aralıkta hak düşürücü süre de işlemez.[8]

Burada süre kesilmez, yalnız durur. Başvuru ile son tutanak arasında geçen günler hesaptan çıkar. Bu iki tarih belgeyle görünmelidir.

Son tutanağın aslı ya da onaylı örneği dava dilekçesine eklenir.[9] Sürecin işleyişi arabuluculuk süresi yazısında anlatılır. Kanun metni mevzuat.gov.tr adresindedir.

İşe iade isteği bu alacaklardan ayrı bir yol izler. İşçi, fesih bildiriminin tebliğ tarihinden başlayan bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesine açılacak davanın süresi, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki haftadır.[10]

Kanun metni bu süreler için hak düşürücü ifadesini kullanmaz. Uygulamada ise bir aylık başvuru süresi ve iki haftalık dava süresi hak düşürücü süre olarak anılır. Yukarıda anılan m.3/17 hükmü, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar hak düşürücü sürenin de işlemeyeceğini söyler. Boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı da kıdem ve ihbar tazminatından ayrı haklardır.

Anlaşma sağlandığında düzenlenen belgenin nitelikleri arabuluculuk anlaşma belgesi yazısında ele alınmıştır.

Dava Dilekçesi ve İcra Takibi Hangi Alacak için Süreyi Keser?

Dava, dilekçenin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır.[11] Kayıt tarihini gösteren belge ve harç makbuzu bu yüzden saklanır. Kesme yalnız dava konusu alacak için söz konusudur. Dilekçede yer almayan kalemin süresi işlemeye devam eder.

Dilekçenin içeriği ve ekleri işçilik alacağı dava dilekçesi yazısında açıklanmıştır.

Alacağın yalnız bir kısmı dava edilmişse HMK m.109 dördüncü fıkra devreye girer. Talep konusu aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erene kadar artırılabilir. Zamanaşımı, artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.[12] Bu hükmün derdest davalara uygulanıp uygulanmayacağını belirleyen 7589 sayılı Kanun geçiş hükmü doğrulanamadığından, açık bir dosyada bu konu ayrıca araştırılmalıdır.

Anılan 9. Hukuk Dairesi kararı, Hukuk Genel Kurulu ilkesini de aktarır. Buna göre kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, saklı kısım için zamanaşımını kesmez. Yeni hüküm ise yalnız artırılan kısımdan söz eder.

İcra takibi de süreyi keser. Takip talebi ve ödeme emri, hangi kalemlerin hangi tarihte istendiğini gösterir. İşverenin itirazı üzerine açılacak itirazın iptali davasında da arabulucuya başvurmak dava şartıdır.[7]

Dava yetkisiz veya görevsiz mahkemede açıldığı ya da vaktinden önce açıldığı için reddedilebilir. Bu arada süre dolmuşsa alacaklı altmış günlük ek süre içinde hakkını kullanabilir.[13] Ret kararı ve tebliğ tarihi bu yüzden dosyada tutulur.

İşverenin Yazılı Kabulü ve Kısmi Ödeme Dekontu Süreyi Keser mi?

Borç ikrarı için borçlunun ya da yetkili temsilcisinin iradesini alacaklıya iletmesi gerekir.[5] Mesajın tarihi, gönderenin yetkisi ve içeriği bu yüzden önem taşır. “Hesabınız hazırlanıyor” gibi belirsiz bir cümle borcun tanınması anlamına gelmeyebilir. Bakiye tutarın ödeneceğini açıkça yazan bir ileti ikrara daha yakındır.

Kısmi ödeme ve faiz ödemesi kanunda ikrar örnekleri arasında sayılır.[14] Alacak kalemleri ayrı borçlardır. Dekontun açıklama satırı bu yüzden önemlidir. Kıdem tazminatına yapılan ödemenin ücret alacağını da etkileyip etkilemediği ayrıca değerlendirilir.

Elektronik ortamdaki veriler kanun önünde belgedir.[15] Yine de yazılı ve imzalı bir kabul, ekran görüntüsünden daha sağlam bir kayıttır. Borç bir senetle ikrar edilmişse kanun yeni süreyi on yıl olarak belirler.[16] Bu hükmün işçilik alacağında nasıl uygulanacağı dosyaya göre değerlendirilir.

Örnek Olaydaki Noter İhtarı, Mesaj ve Havale Süreyi Nasıl Etkiler?

Başa dönen örnekte noter ihtarnamesi süreyi kesmemiştir. Mesajın kesme sonucu doğurup doğurmadığı içeriğine ve gönderenin yetkisine bağlıdır. Kısmi havale ise dekontun açıklamasına göre ilgili alacak kalemi için ikrar sayılabilir.

Dilekçe kaydedilmedikçe ve takip başlatılmadıkça, ikrar sayılan işlemler hariç, süre akmaya devam eder. Arabuluculuk başvurusu yapılırsa süre durur, son tutanaktan sonra kalan kısmı işler. Bu yüzden sona erme, ihtar, mesaj, dekont ve başvuru tarihleri tek bir çizelgede yazılır.

Hangi Alacakta Süre Kaç Yıldır ve Hangi Talepler Ayrıdır?

Beş yıllık süre, 4857 sayılı Kanunun ek 3. maddesine dayanır. Madde, iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla yıllık izin ücretini ve dört tazminatı kapsar. Bunlar kıdem tazminatı, bildirim şartına uyulmadan fesihten doğan tazminat, kötü niyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine uyulmadan fesihten doğan tazminattır.[17]

Ücret alacağının zamanaşımı da beş yıldır.[18] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bir kararının gerekçesinde fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil ücretleri için de beş yıllık süreyi uygulamıştır. Aynı kararda bozma sebeplerinden biri, ıslahla artırılan miktarlarda zamanaşımının dava dilekçesindeki miktarlar dikkate alınmadan hesaplanmasıdır.[19]

Başlangıç tarihleri her alacakta ayrıdır. Yıllık izin ücretinde sayım, iş sözleşmesinin bittiği günden başlar.[20] Aylık ücretlerde başlangıç ödeme günlerine göre ayrı ayrı belirlenir. Kıdem tazminatının süresi kıdem tazminatı zamanaşımı yazısında ele alınır.

Beş yıllık grup, iş kazası ve mobbing tazminatını kapsamaz. Haksız fiil tazminatında kanun, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden başlayan iki yıllık ve fiilden başlayan on yıllık süre öngörür.[21] Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu daha uzun süre uygulanır.

Genel kural ise her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olmasıdır.[22] Hangisinin uygulanacağı talebin hukuki nedenine göre belirlenir. Mobbing kanıtları mobbing delilleri yazısında anlatılır.

Zamanaşımı Süresi Korunurken Hangi Hatalar Yapılır?

Aşağıdaki hatalar belge toplayan işçilerde sık görülen sorunları gösterir.

  • Noter ihtarnamesinin süreyi kestiği sanılır ve dava açılmaz.
  • Mesajlar yalnız ekran görüntüsü olarak saklanır, cihazdaki asıl kayıt silinir.
  • Dekontun açıklama satırı boş kalır, ödemenin hangi kaleme ait olduğu belli olmaz.
  • Arabuluculuk başvuru ve son tutanak tarihleri not edilmez.
  • Süre dolduktan sonra alınan kabul yazısının süreyi kestiği düşünülür.
  • Dava dilekçesine yalnız bir alacak kalemi yazılır, diğerleri unutulur.

Kabul ve Ödeme İddiası Tanıkla İspatlanabilir mi?

Tanık, belgeyi tamamlayan bir delildir. Görüşmede hazır bulunan iş arkadaşı işverenin söylediklerini anlatabilir. Ancak ikrar amacıyla yapılan hukuki işlemler kanundaki parasal sınırı aşıyorsa senetle ispat gerekir.[23] Karşı tarafın açık muvafakati olmadıkça tanık dinlenmez. Sınır dönemsel olarak güncellenir.

Bu yüzden yazılı kayıtlar öne çıkar. Banka dekontu, e-posta, tebliğ şerhi, mahkeme kayıt belgesi ve arabuluculuk tutanağı tarihleri belgeler. Ücret alacağında bu kayıtların nasıl toplanacağı ödenmeyen maaş alacağı yazısında da görülebilir.

Zamanaşımını Kesen Belgeler Hakkında Sık Sorulan Sorular

Noter ihtarnamesi göndermek zamanaşımını keser mi?

Kanunun saydığı kesme sebepleri arasında ihtarname yoktur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de ihtarnameyi kesici saymaz. İhtarname temerrüt ve delil bakımından değer taşır. Dava veya icra takibi süreyi keser, arabuluculuk başvurusu ise süreyi durdurur.

Arabulucuya başvurmak süreyi keser mi, durdurur mu?

Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur. Durma sırasında geçen süre korunur. Son tutanaktan sonra kalan süre işlemeye devam eder.

İşverenin mesajı borcun kabulü sayılır mı?

Mesajın içeriği borcun devam ettiğini açıkça kabul etmelidir. Gönderenin işveren adına yetkili olması ve süre dolmadan yazılmış olması gerekir. Belirsiz cümleler ikrar sayılmayabilir.

Dava açınca hangi alacakların süresi kesilir?

Dava dilekçesinde talep edilen alacaklar için süre kesilir. Dilekçeye yazılmayan kalemin süresi kesilmeden akar. Alacağın bir kısmı dava edilmişse artırılan kısım için HMK m.109 dördüncü fıkra uygulanır. Bu hükmün derdest davalara uygulanması için 7589 sayılı Kanunun geçiş hükmü doğrulanamadı.

İşe iade başvurusunda süre zamanaşımı mıdır?

Kanun metninde bu süre için hak düşürücü ifadesi geçmez, uygulamada ise hak düşürücü süre olarak anılır. İşe iadede arabulucuya başvuru için tanınan bir aylık süre fesih bildiriminin tebliğ tarihinden başlar. 7036 sayılı Kanun m.3/17’ye göre arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar hak düşürücü süre de işlemez.

İş kazası ve mobbing tazminatında da beş yıl mı uygulanır?

Hayır. Bu talepler 4857 sayılı Kanunun ek 3. maddesindeki gruba girmez. Türk Borçlar Kanunundaki haksız fiil ve genel zamanaşımı hükümleri talebin hukuki nedenine göre değerlendirilir.

Kaynaklar

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.149, birinci fıkra ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.156, birinci fıkra ↩
  3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.153, son fıkra ↩
  4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.154 ↩
  5. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2020/4142 E., 2021/433 K., 12.01.2021 ↩
  6. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.117, birinci fıkra ↩
  7. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, birinci fıkra ↩
  8. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, on yedinci fıkra ↩
  9. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, ikinci fıkra ↩
  10. 4857 sayılı İş Kanunu m.20, birinci fıkra ↩
  11. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.118, birinci fıkra ↩
  12. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109, dördüncü fıkra ↩
  13. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.158 ↩
  14. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.154, birinci bent ↩
  15. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199, birinci fıkra ↩
  16. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.156, ikinci fıkra ↩
  17. 4857 sayılı İş Kanunu ek m.3 ↩
  18. 4857 sayılı İş Kanunu m.32, son fıkra ↩
  19. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2012/2822 E., 2014/8242 K., 13.03.2014 ↩
  20. 4857 sayılı İş Kanunu m.59, birinci fıkra ↩
  21. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72, birinci fıkra ↩
  22. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146 ↩
  23. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.200, birinci fıkra ↩