İçeriğe geç
Koç Hukuk Bürosu, Ankara Çankaya

Arabuluculuk Anlaşma Belgesi: Alacak Kalemleri ve İlam Niteliği

Yayın

Elinizde bir arabuluculuk anlaşma belgesi, bir son tutanak ve bir banka dekontu var. İşveren artık hesabın kapandığını söylüyor. Bu üç evrakın hangi hakkı bağladığı, hangisinin ilam gibi icraya konabildiği ve dava yolunun nerede kapandığı baştan okunmalıdır.

Yazıdaki örnek olay Ankara’da geçiyor. Bir işyerinde dört yıl çalışan işçi, sözleşmesi sona erince kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti için arabulucuya başvuruyor. Üç haftalık görüşmenin sonunda tek sayfalık bir anlaşma belgesi imzalanıyor.

Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Hangi Evraklarla Birlikte Okunur?

İşçinin dosyasında altı evrak birikir. Her biri ayrı bir soruyu cevaplar ve hiçbiri tek başına yeterli sayılmaz.

Belge Neyi gösterir Sınırı
Büro başvuru kaydı Başvuru tarihini ve istenen alacakları Zamanaşımının durduğu günü verir, hakkın varlığını kanıtlamaz
Davet ve bildirim belgesi Tarafların toplantıya çağrıldığını Katılımı değil, çağrıyı gösterir
İşveren yetki belgesi İşveren adına gelen çalışanın temsil yetkisini Yetki yazılı değilse imzanın kimi bağladığı tartışılır
Anlaşma belgesi Kalemleri, tutarı ve ödeme düzenini Ödemenin fiilen yapıldığını göstermez
Son tutanak Sürecin nasıl sonuçlandığını Kalem ayrıntısı için anlaşma belgesine bakılır
Banka dekontu Ödemenin tarihini ve tutarını Açıklama satırı boşsa hangi kaleme ait olduğu tartışılır

Arabulucu, tarafları davet ve bilgilendirme işlemlerini belgeye bağlamak zorundadır.[1] İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışan da işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir.[2] İşten ayrılırken hangi evrakın istenmesi gerektiği işten çıkarılınca alınacak belgeler yazısında ayrıca toplanmıştır.

Arabuluculuk anlaşma belgesinde başvuru süresi, alacak kalemleri, ilam niteliği ve dava yolunun kapanmasını anlatan dört kutulu kart

Dava Şartı Arabuluculukta Başvuru Süresi ve Son Tutanak Nasıl İşler?

Dava şartı kuralı 7036 sayılı Kanun m.3’ün ilk fıkrasında yer alır. Kanuna, bireysel iş sözleşmesine veya toplu iş sözleşmesine dayanan alacak ve tazminat istekleri ile işe iade talebinde, işçi ya da işveren dava açmadan önce arabulucuya başvurmuş olmalıdır ve bu başvuru dava şartı sayılır. Aynı kural, bu alacak ve tazminatlara ilişkin istirdat, menfi tespit ve itirazın iptali davalarında da uygulanır.[3] Meslek hastalığına ya da iş kazasına dayanan maddi ve manevi tazminat ile bunlara bağlı tespit, itiraz ve rücu davaları ise kuralın dışında kalır.[4]

Başvuru bürosunu karşı tarafın yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer belirler. Karşı taraf birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yeri yeterlidir. Arabulucunun görevlendirme gününden itibaren başvuruyu üç hafta içinde sonuçlandırması gerekir, zorunlu hallerde bu süreyi en çok bir hafta uzatabilir.[5] Dava türüne göre sürelerin dökümü için arabuluculuk süresi yazısına bakılabilir.

İşe iade talebi daha dardır. Fesih bildirimi işçiye tebliğ edildiği tarihten başlayarak bir ay içinde arabulucuya başvurmak gerekir. Anlaşma olmazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.[6]

Anlaşmaya varılamazsa davacı, son tutanağın aslını ya da arabulucunun onayladığı bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu yapılmazsa mahkeme davacıya kesin süre olarak bir hafta verir ve bu sürede sunulmazsa davanın usulden reddedileceğini bildirir. İhtara uyulmazsa dilekçe karşı tarafa tebliğ edilmeden dava usulden reddedilir.[7]

Anlaşma olmazsa açılacak davanın aşamaları iş davası süresi yazısında işlenmiştir.

Büroya başvuru yapıldığı andan son tutanak düzenlenene dek geçen sürede zamanaşımı durur, hak düşürücü süre de işlemez.[8] Kanun burada kesilmeyi değil, durmayı söyler. Kıdem tazminatında süre hesabı için kıdem tazminatı zamanaşımı yazısı okunabilir.

Anlaşma Belgesinde Alacak Kalemleri Nasıl Yazılmalıdır?

Belgenin değeri, kalemlerin ne kadar açık yazıldığına bağlıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 13.01.2025 tarihli kararının gerekçesinde, tarafların hangi konuda hangi ölçüde anlaştığının belgeden ya da son tutanaktan anlaşılabilmesi gerektiğini genel ilke olarak belirtmiştir.[9] Örnekteki işçinin belgesi şu tabloyla kontrol edilir.

Kalem Belgede aranan Karşılaştırılacak evrak Hesap için
Kıdem tazminatı Ayrı satır ve ayrı tutar Hizmet dökümü, son bordro Kıdem aracı
İhbar tazminatı Bildirim süresi karşılığı olduğu Fesih yazısı, bordro İhbar aracı
Fazla mesai Dönem ve tutar Puantaj, bordro, tanık Mesai aracı
Yıllık izin ücreti Kullanılmayan gün sayısı İzin defteri, bordro İzin aracı
Ücret alacağı Hangi aylara ait olduğu Banka hesap hareketi Ücret yazısı

Satırların toplamı belgedeki genel tutarla tutmalıdır.

Genel tutar = kıdem + ihbar + fazla mesai + izin ücreti + ücret kalemi toplamı

Satırların dışında belgede şu bilgiler de bulunmalıdır.

  • Tutarların brüt mü net mi olduğu.
  • Ödeme tarihi ya da taksit tarihleri.
  • Ödemenin yapılacağı banka hesabı.
  • Ödeme yapılmazsa izlenecek yol.
  • Tarafların, varsa avukatlarının ve arabulucunun imzası.

Anlaşma işe iade hakkındaysa kanun daha fazlasını ister. Taraflar işe başlatma tarihini belirlemek zorundadır. Aynı zorunluluk, çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ile diğer hakların parasal tutarı ve işçi işe başlatılmazsa ödenecek tazminatın parasal tutarı için de geçerlidir. Bunlardan biri eksikse anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir.[10]

İşçi kararlaştırılan tarihte işe başlamazsa fesih geçerli hale gelir. Kalemlerin birbirinden ayrımı için işe başlatmama tazminatı yazısı okunabilir.

Anlaşma Belgesi İlam Niteliğinde Sayılır mı?

İlam niteliği 7036 sayılı Kanunda değil, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (6325) 18. maddesinde düzenlenir. İş Mahkemeleri Kanunu, kendisinde hüküm bulunmayan hallerde bu kanunu niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygular.[11] Kanun metni mevzuat.gov.tr üzerinde okunabilir. İki ayrı yol vardır.

Birinci yol şerhtir. Taraflar anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesini talep edebilir. Uyuşmazlık dava açılmadan arabuluculuğa götürülmüşse bu talep arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesine, dava sürerken götürülmüşse davanın görüldüğü mahkemeye yöneltilir. Bu şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır.[12]

Şerh işi çekişmesizdir ve dosya üzerinden yapılır. İnceleme, anlaşmanın arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığıyla sınırlıdır.[13]

İkinci yol imzadır. Kanunlarda şerh alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, tarafların ve avukatlarının arabulucuyla birlikte imzaladığı anlaşma belgesi şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.[14] Kanun metni tarafların ve avukatlarının arabulucuyla birlikte imzalamasını arar. Taraflardan biri avukatsız imzalamışsa bu yolun şartının oluştuğu tartışılabileceğinden şerh almak daha güvenli olur.

İlam niteliğindeki belge, ilamlı icra yoluyla takip edilebilen belge demektir. İcra emri ve yedi günlük ödeme süresi, İcra ve İflas Kanunu’nda para borcuna ilişkin ilamlar için düzenlenmiştir.[15] Bu hükmün anlaşma belgesine uygulanması, 6325 sayılı Kanun’un belgeyi ilam niteliğinde saymasından çıkarılan bir sonuçtur.

Feragat ve İbra Hükmü İbranameden Nasıl Ayrılır?

Belgeye “başkaca hak ve alacağım kalmamıştır, feragat ediyorum” gibi bir cümle konabilir. Kanun, arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılması halinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağını söyler.[16] Dava yolu, belgenin açıkça kapsadığı kalemler için kapanır. Aynı kararın gerekçesinde, bu kuralın mahkemeye erişimi sınırladığı için dar yorumlanması gerektiği de genel ilke olarak yer alır.

İbraname ise ayrı bir kurumdur ve Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesi işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra için dört şart arar. İbra yazılı olmalı, ibra tarihinde sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık süre geçmiş bulunmalı, alacağın türü ve miktarı açıkça yazılmalı, ödeme de hak tutarına göre eksiksiz ve banka aracılığıyla yapılmalıdır. Bunlar yoksa ibraname kesin hükümsüzdür.[17] Ayrıntılar ibraya itiraz yazısında anlatılıyor.

Yargıtay 9. HD aynı kararın gerekçesinde, arabulucu önünde yapılan anlaşmada m.420’nin uygulanamayacağını genel ilke olarak belirtmiştir. Aksi halde tarafların arabulucu önünde anlaşması imkansız olurdu. Bu kabul yalnız usulüne uygun yürütülmüş bir arabuluculuk sonunda düzenlenen belge için geçerlidir.[9] İşten ayrıldığı gün imzalanan ibraname bir aylık süreyi taşımaz. Usulüne uygun anlaşma belgesinde ise bu süre şartı aranmaz.

Anlaşma belgesi kesin hüküm de değildir. Daire, kesin hükümsüzlük, aşırı yararlanma, yanılma, aldatma ve korkutma gibi hallerde geçersizliğin ileri sürülebileceğini belirtir. İrade sakatlığında iptal iradesi, yanılma ve aldatmanın öğrenildiği ya da korkutmanın ortadan kalktığı günden itibaren bir yıl içinde bildirilmelidir.[9]

İhtiyari Arabuluculukta Anlaşma Belgesi Hangi Riskleri Taşır?

Arabulucuya dava şartı olmasa da gidilebilir. Taraflar, dava açılmadan önce ya da dava sırasında arabulucuya başvurma konusunda anlaşabilir.[18] Bu yola ihtiyari arabuluculuk denir.

Zamanaşımı açısından fark vardır. Dava şartı arabuluculukta durma, büro başvurusuyla başlar. İhtiyari arabuluculukta dava açılmadan önce yapılan başvuruda süreç, ilk toplantı davetinin yapıldığı ve taraflarla arabulucunun sürecin devamında anlaştığı, bunun da tutanakla belgelendiği tarihten itibaren işler. Sürecin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre zamanaşımında ve hak düşürücü sürede dikkate alınmaz.[19] Bu yüzden ihtiyari yolda başlangıç tutanağı saklanmalıdır.

İhtiyari yolun asıl riski belgenin niteliğidir. Ortada gerçek bir uyuşmazlık yoksa düzenlenen belge arabuluculuk anlaşma belgesi sayılmayabilir. Aşağıdaki Yargıtay kararı bunu somut bir olayla gösteriyor.

Anlaşma Belgesi İmzalanırken Hangi Hatalar Yapılır?

Örnekteki dosyada şu eksikler hak kaybına yol açabilir.

  • İmzadan önce kalem kalem tutar dökümü istememek.
  • Tutarın brüt mü net mi olduğunu belgeye yazdırmamak.
  • İşveren adına gelen çalışanın yetki belgesini görmemek.
  • Ödemeyi dekontsuz ya da açıklamasız kabul etmek.
  • İlam niteliği için avukat imzasını ya da şerhi atlamak.
  • Belgede yazmayan bir alacağın da kapandığını sanmak.
  • Anlaşma belgesine rağmen aynı kalemler için yeniden dava açmak.
  • Anlaşma olmayınca son tutanağı dava dilekçesine eklememek.

Yargıtay İhtiyari Arabuluculuk Anlaşmasını Hangi Gerekçeyle Geçersiz Saydı?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 13.01.2025 tarihli kararında bir işçinin ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin iptali talebini inceledi. Belgede ücret, izin, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücretleri ile kıdem ve ihbar tazminatı için toplu bir tutar yazılıydı. Belgeye göre istifa, arabulucuya başvuru, görevlendirme, görüşme ve anlaşma aynı gün içinde gerçekleşmişti. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi davayı reddetmişti.[20]

Daire, kararı bozdu. Hükmün dayanağı iki tespittir. Birincisi, arabuluculuğun ön koşulunun taraflar arasında bir hukuk uyuşmazlığının bulunması olmasıdır. İkincisi, arabuluculuğun iş sözleşmesinin sona erdirilmesi ve feshin sonuçlarına ilişkin işlemlerin yapılması için araç olarak kullanılamamasıdır. Daire bu işlemlerin aynı gün içinde yapıldığını kabul etmeyi güç buldu. Dosyada uyuşmazlığın nasıl doğduğu ortaya konmamıştı ve usulüne uygun bir müzakere ortamı sağlanmamıştı. Bu nedenle belge geçerli bir arabuluculuk anlaşma belgesi sayılmadı.

Dairenin belgenin borçlar hukuku sözleşmesi niteliği, m.420’nin uygulanmaması ve irade sakatlığına ilişkin açıklamaları ise genel ilke aktarımıdır. Sonucu belirleyen kısım, uyuşmazlığın bulunmayışıdır. Daire ayrıca, 6325 sayılı Kanun m.18/5 kapsamında bir anlaşma yoksa olayın özelliğine göre m.420 şartlarının veya ifaya ilişkin hükümlerin gözetilebileceğini belirtmiştir.

Arabuluculuk Görüşmelerindeki Beyanlar Delil Olarak Kullanılabilir mi?

Hayır, kural olarak kullanılamaz. Taraflar, arabulucu ve görüşmelere katılan üçüncü kişiler hukuk davasında şu beyan ve belgeleri delil olarak ileri süremez ve bunlar hakkında tanıklık yapamaz. Arabuluculuk daveti, uyuşmazlığı sona erdirmek için ileri sürülen görüşler ve teklifler, görüşme sırasında yapılan öneriler ve vakıa kabulleri, yalnız arabuluculuk nedeniyle hazırlanan belgeler bu kapsamdadır.[21] Bilgiler, anlaşmanın uygulanması ve icrası için gerekli ölçüde açıklanabilir.[22]

Bu kural delilin kendisini yok etmez. Davada ileri sürülebilen deliller yalnız arabuluculukta sunuldukları için kabul edilemez hale gelmez.[23] Bordro, puantaj ve dekont arabuluculuk dışında oluşmuş belgelerdir. Fazla mesai gibi kalemlerde bu evrakların nasıl toplanacağı fazla mesai ispatı yazısında anlatılıyor.

Anlaşma belgesi ödemenin yapıldığını tek başına kanıtlamaz. Ödeme için banka kaydı aranır. Belge ilam niteliğindeyse ödenmeyen tutar icra yoluyla istenir. Ödeme alınamayan işçi için kıdem tazminatı alamayan işçi yazısındaki yollar da incelenebilir.

İş Davalarında Arabuluculuk Anlaşması Hakkında Sık Sorulan Sorular

Anlaşma belgesini imzaladıktan sonra aynı alacak için dava açılabilir mi?

Anlaşmaya varılması halinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Belgede yazmayan kalemler için dava yolu kapanmaz. İrade sakatlığı gibi geçersizlik halleri ayrıca ileri sürülebilir.

Anlaşma belgesi her zaman ilam niteliğinde midir?

Hayır. Ya icra edilebilirlik şerhi verilmesi ya da tarafların ve avukatlarının arabulucuyla birlikte imzalaması gerekir. Dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmişse şerh arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden, dava sürerken gidilmişse davanın görüldüğü mahkemeden istenir. İnceleme dosya üzerinden yapılır.

Arabulucuya başvurmak zamanaşımını keser mi?

Dava şartı arabuluculukta büroya başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre de işlemez. Kanun durmayı düzenler, kesilmeyi düzenlemez. Alacak türüne göre süre hesabı ayrıca kontrol edilmelidir.

Anlaşma belgesindeki ibra hükmü için bir ay beklemek gerekir mi?

Yargıtay 9. HD, usulüne uygun yürütülen arabuluculukta düzenlenen belge için Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinin uygulanmadığını belirtmiştir. Usulsüz yürütülen süreçte ise bu şartlar gündeme gelebilir.

Uyuşmazlık yokken arabulucu önünde imzalanan belge geçerli olur mu?

Yargıtay 9. HD, somut bir uyuşmazlık bulunmadan fesih ödemelerini belgelemek için kullanılan arabuluculuğu geçerli anlaşma belgesi saymamıştır. Bu karar tek bir dosyadaki olaya dayanır ve olayın özellikleri aranır.

İhtiyari arabuluculukta süre ne zaman işlemeye başlar?

İlk toplantıya davet edilme ve sürecin devamı konusunda anlaşılıp bunun tutanakla belgelendiği günden itibaren işler. Sürecin başlamasından bitişine kadar geçen süre zamanaşımında dikkate alınmaz.

Kaynaklar

  1. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, sekizinci fıkra ↩
  2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, on sekizinci fıkra ↩
  3. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, birinci fıkra ↩
  4. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, üçüncü fıkra ↩
  5. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, beşinci ve onuncu fıkralar ↩
  6. 4857 sayılı İş Kanunu m.20, birinci fıkra ↩
  7. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, ikinci fıkra ↩
  8. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, on yedinci fıkra ↩
  9. Yargıtay 9. HD, E.2024/13060, K.2025/347, 13.01.2025 (bozma) ↩
  10. 4857 sayılı İş Kanunu m.21, arabuluculuk anlaşmasına ilişkin ek fıkra ↩
  11. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3, yirmi birinci fıkra ↩
  12. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18, ikinci fıkra ↩
  13. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18, üçüncü fıkra ↩
  14. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18, dördüncü fıkra ↩
  15. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.32 ↩
  16. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18, beşinci fıkra ↩
  17. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420, ikinci fıkra ↩
  18. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.13, birinci fıkra ↩
  19. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.16 ↩
  20. Yargıtay 9. HD, E.2024/13060, K.2025/347, 13.01.2025 (bozma, oybirliği) ↩
  21. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.5, birinci fıkra ↩
  22. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.5, üçüncü fıkra ↩
  23. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.5, beşinci fıkra ↩