İçeriğe geç
Koç Hukuk Bürosu, Ankara Çankaya

İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı Süreleri ve Kesen Belgeler

Yayın

Elinizde yıllarca çalıştığınız işyerinden kalan bordrolar, bir SGK hizmet dökümü, banka dekontları ve bir fesih bildirimi var. Ödenmeyen fazla mesai, yıllık izin ve kıdem tazminatı için başvurmayı düşünüyorsunuz. Aradan zaman geçmiş. İşçilik alacaklarında zamanaşımı dolmuş mu, hangi belge hangi tarihi gösteriyor?

Örnek olay Ankara’da geçiyor. Bir market zincirinde kasiyer olarak çalışan işçinin iş sözleşmesi feshedilmiş. İşçi dört yıl on ay boyunca hiçbir işlem yapmamış. Sonra işverene noter ihtarnamesi göndermiş, cevap alamamış. Şimdi elindeki kağıtların süreye ne yaptığını soruyor.

Zamanaşımı Tartışmasında Hangi Belgeler Belirleyici Olur?

Her belge ayrı bir tarih verir. Süre hesabı bu tarihlerin yan yana konmasıyla yapılır.

  • İş sözleşmesi ve fesih bildirimi, sözleşmenin sona erdiği günü gösterir. Kıdem, ihbar ve yıllık izin ücretinde süre bu günden işler.
  • SGK hizmet dökümü, işe giriş ve çıkış tarihlerini, çalışılan yılları gösterir.
  • Bordrolar, aylık tahakkuk eden ücreti ve ödeme dönemini gösterir.
  • Banka dekontları, ücretin hangi gün ve hangi tutarda yattığını gösterir. Eksik ya da geç yatan ay buradan çıkar.
  • Puantaj, vardiya çizelgesi, giriş-çıkış kayıtları, fazla mesai ve tatil çalışmasının hangi aylara ait olduğunu gösterir.
  • Noter ihtarnamesi ve varsa işverenin cevabı, talebin işverene ulaştığı günü gösterir. Süreye etkisi aşağıda anlatılıyor.
  • Arabuluculuk başvuru belgesi ve son tutanak, sürenin durduğu aralığı gösterir.
  • İcra takip dosyası ve dava dilekçesi, sürenin kesildiği günü gösterir.

Hizmet dökümünde giriş ya da çıkış tarihi hatalıysa süre hesabı da kayar. Bu durumda önce SGK hizmet dökümünün düzeltilmesi gerekir.

İşçilik alacaklarında beş yıllık zamanaşımını, süre başlangıcını, kesen işlemleri ve ihtarnamenin etkisini özetleyen dört kutulu infografik kart.

Alacak Kalemlerine Göre Süreler ve Başlangıç Tarihleri Nelerdir?

Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.[1] Aynı süre Borçlar Kanunu’nda da ücret gibi dönemsel edimler için öngörülmüştür.[2] Yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, bildirim şartına uyulmadan yapılan fesihten doğan tazminat, kötüniyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine aykırı fesih tazminatı için de süre beş yıldır.[3]

Süre, alacağın muaccel olduğu günden işlemeye başlar. Başladığı gün hesaba katılmaz.[4]

Alacak Kalemi Süre Başlangıç Dayanak
Aylık ücret 5 yıl Ücretin ödenmesi gereken gün 4857 m.32/son
Fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücreti 5 yıl İlgili dönemin ücret ödeme günü 4857 m.32/son (Yargıtay uygulaması)
Yıllık izin ücreti 5 yıl Sözleşmenin sona erdiği gün 4857 ek m.3 ve m.59
Kıdem tazminatı 5 yıl Sözleşmenin sona erdiği gün 4857 ek m.3
İhbar tazminatı 5 yıl Feshin yapıldığı gün 4857 ek m.3/b
Kötüniyet ve eşit davranma tazminatı 5 yıl Feshin yapıldığı gün 4857 ek m.3/c ve d

Madde metni fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretini ayrıca saymaz. Yargıtay bu kalemleri geniş anlamda ücret alacağı sayar ve beş yıllık süreye bağlar.[5]

İşçilik alacaklarında zamanaşımı hesabı belli bir sırayla yapılır. Önce alacağın hangi kaleme girdiği belirlenir. Sonra o kaleme ait başlangıç günü belgeden okunur. Ardından süreyi kesen ya da durduran bir işlem olup olmadığına bakılır. En son beş yıllık süre, dava veya arabuluculuk başvurusu gününe kadar geriye doğru sayılır.

Tablodaki fark önemlidir. Aylık ücret ve fazla mesai her ay ayrı muaccel olur. Her ayın süresi kendi günündeki ödeme tarihinden başlar. Bu yüzden iş devam ederken bile beş yıldan eski aylar düşebilir, yeni aylar düşmez. Kıdem ve ihbar tazminatı ise tek parçadır ve fesihle birlikte doğar. Kıdem hesabı için kıdem tazminatı zamanaşımı sayfasındaki ayrıntılara bakılabilir.

Geçiş kuralı da vardır. Ek madde 3, yürürlüğünden sonra sona eren sözleşmelerden doğan yıllık izin ücreti ve tazminatlara uygulanır.[6] Eski tarihli bir fesih söz konusuysa süre ayrıca kontrol edilmelidir.

Ev hizmetlilerinde durum farklıdır. Hizmet ilişkisi sürdüğü sürece onların işverenden alacakları için zamanaşımı işlemez.[7] Ayrıntı için ev işçisinin alacakları yazısına bakılabilir.

İşe iade süresi bu tablonun dışındadır. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulur. Anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açılır.[8] Bunlar zamanaşımı değil, kısa süreli hak düşürücü sürelerdir.

Zamanaşımını Kesen veya Durduran Belge ve İşlemler Hangileridir?

Kesilme ile durma aynı şey değildir. Süre kesilirse o ana kadar geçen zaman silinir ve yeni bir süre başlar.[9] Süre durursa geçen zaman korunur, durma sebebi bitince kalan süre işlemeye devam eder.

Belge veya İşlem Süreye Etkisi Dayanak
Dava dilekçesinin mahkemeye kaydı Keser TBK m.154/2
İcra takip talebi Keser TBK m.154/2
İşverenin borcu ikrarı, kısmi ödeme Keser, yeni süre başlar TBK m.154/1
Arabuluculuk bürosuna başvuru Son tutanağa kadar durdurur 7036 m.3/17
Noter ihtarnamesi (tek başına) Kesmez TBK m.154’te sayılmaz

Kesme sebepleri kanunda sayılmıştır.[10] Borç senetle ikrar edilmişse ya da mahkeme kararına bağlanmışsa yeni süre on yıldır.[11] Dava ve icra takibindeki işlemlerin sürece etkisini zamanaşımını kesmek için gerekli belge ve işlemler yazısında görebilirsiniz.

Arabuluculuk bu tabloda özel bir yer tutar. Başvurudan son tutanağın düzenlendiği güne kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.[12] İşçi veya işveren alacağı ve işe iade davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır. İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında da aynı kural uygulanır.[13] Kuralın tam metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşılabilir. Süreçte geçen zamanı arabuluculuk süresi yazısı anlatıyor.

Örnekteki kasiyerin gönderdiği noter ihtarnamesi süreyi kesmedi. İhtarnamenin gönderildiği gün kıdem tazminatında beş yıllık sürenin dolmasına iki ay vardı. İşçi süre dolmadan arabuluculuk bürosuna başvurursa süre durur. Son tutanak düzenlendiğinde kalan süre kaldığı yerden devam eder.

Dava dilekçesine son tutanağın aslı ya da onaylı örneği eklenir.[14] Tutanak eksik kalırsa dava usulden reddedilebilir.

Alacağın yalnız bir kısmı dava edilmişse kesilme dava edilen tutar için gerçekleşir. 7589 sayılı Kanunla eklenen ve 31.07.2026 tarihinden itibaren yürürlükte olan HMK m.109/4 uyarınca talep, tahkikatın sona ermesine kadar bir defaya mahsus artırılırsa zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.[15]

Zamanaşımı Hesabında Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

  • Noter ihtarnamesini kesme sebebi saymak. İhtarname talebi işverene bildirir, ama süreyi yenilemez.
  • Bütün alacakları fesih tarihinden saymak. Aylık ücret ve fazla mesai ayrı ayrı, kıdem ve ihbar tazminatı fesihten itibaren hesaplanır.
  • Sözleşmedeki “alacaklar bir yıl içinde istenir” türü kayıtlara güvenmek. Zamanaşımı süreleri sözleşmeyle değiştirilemez ve önceden feragat edilemez.[16]
  • Süre dolunca alacağın kendiliğinden ortadan kalktığını sanmak. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hakim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz.[17]
  • Yetkisiz ya da görevsiz mahkemede dava açıp süreyi kaçırmak. Görevsizlik veya yetkisizlik kararında dava reddedilmez, ancak iki hafta içinde dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi istenmezse dava açılmamış sayılır.[18] Süre bu arada dolmuşsa altmış günlük ek süre ayrıca değerlendirilir.[19]
  • Arabulucuya başvurmadan dava açmak. Bu halde dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.[14]

Yargıtay İhtarnamenin Zamanaşımına Etkisi Hakkında Ne Diyor?

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, işçinin işverene gönderdiği ihtarnameyi ve zamanaşımı itirazını, ücret ve ikramiyenin geç ödenmesinden doğan faiz alacağı davasında değerlendirmiştir. Dairenin gerekçesinde şu cümle yer alır.

“davalı işverene gönderilen ihtarname zamanaşımını kesmez.”
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2016/10145, K.2019/7941, 08.04.2019 (bozma, oybirliği)

Daire bozmayı temerrüt ve faiz başlangıcı yönünden yapmıştır. İhtarname bu yüzden temerrüt tarihi bakımından değer taşır. Zamanaşımını kesen sebepler ise kanunda sayılıdır. Karar eski Borçlar Kanunu’nun 132 ve devamı maddelerine atıf yapar, bugün bu sayım TBK m.154’te yer alır.

Karar, işçilik alacaklarında zamanaşımı bakımından ihtarnameyi tek güvence sayan dosyalar için uyarıcıdır. Süreyi gerçekten kesen işlem dava, icra takibi ya da ikrardır.

Zamanaşımı Savunmasında İspat ve Tanık Nasıl Devreye Girer?

Zamanaşımı savunmasını işveren ileri sürer. İşçi tarafı ise sürenin kesildiğini ya da durduğunu belgeyle göstermek zorunda kalır. Bu yüzden icra takip talebi, arabuluculuk başvuru belgesi ve son tutanak dosyanın en değerli kağıtlarıdır.

Belgelerin kanıt gücünün sınırı vardır. Bordro tahakkuku gösterir, ancak ücretin ödendiğini tek başına ispatlamayabilir. Ücret banka hesabına yatırılıyorsa dekontla birlikte değerlendirilir. Fazla mesai gibi kalemler ise bordroda hiç görünmeyebilir. İşverenin “ödeyeceğiz” şeklindeki sözlü vaadi ikrar sayılabilir, ama sözün ispatı gerekir. E-posta ya da mesaj yazışması kullanılacaksa mesajın işverene ait hattan veya hesaptan geldiği gösterilebilmelidir. İbraname ise ayrı bir konudur ve ancak kanundaki şartları taşıyorsa geçerlidir.[20] Bu şartlar ibraya itiraz yazısında anlatılıyor.

Fesih tarihi tartışmalıysa SGK çıkış kaydı, fesih yazısının tebliğ belgesi ve son maaşın yattığı gün birlikte okunur. Kıdem, ihbar ve izin ücretinde süre bu günden başladığı için tarih önemlidir. İşveren çıkışı olduğundan önceki bir güne çekmişse, beş yıllık süre de erken başlamış gibi görünür. İşçilik alacaklarında zamanaşımı itirazına karşı en güvenli yol, tarihleri belgelerle sabitlemektir.

Tanık beyanı süreyi kesmez. Tanık, hangi yıllarda ve hangi saatlerde çalışıldığını anlatarak alacağın hangi döneme ait olduğunu gösterir. Fazla mesai için fazla mesai ispatı, yıllık izin için izin kullanımının ispatı yazıları ayrıntıyı verir.

Kalemleri ayırıp tutarları görmek için kıdem tazminatı hesaplama ve yıllık izin ücreti hesaplama araçları kullanılabilir. Dava hazırlığında ise işçilik alacağı dava dilekçesi yazısındaki kalem listesi yol gösterir. Hükümlerin güncel metni 4857 sayılı İş Kanunu sayfasından kontrol edilebilir. Her olayın süresi, kendi tarih ve belgelerine göre ayrıca değerlendirilir.

Alacak kalemlerini tek dökümde toplamak için tüm işçi alacakları hesaplama aracı kullanılabilir.

İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı Hakkında Sık Sorulan Sorular

İşçilik alacakları kaç yıl sonra zamanaşımına uğrar?

Ücret, fazla mesai, yıllık izin ücreti, kıdem ve ihbar tazminatı için süre beş yıldır. Başlangıç tarihi kalemden kalemde değişir. Ücret ilgili ayın ödeme gününden, kıdem ve ihbar tazminatı ise fesihten itibaren işler.

Noter ihtarnamesi göndermek zamanaşımını keser mi?

Hayır. Kesme sebepleri kanunda sayılmıştır ve ihtarname bunlar arasında yer almaz. İhtarname talebi işverene bildirir, ancak süreyi yenilemez. Dava, icra takibi ya da işverenin borcu ikrarı süreyi keser.

Arabuluculuğa başvurmak zamanaşımını nasıl etkiler?

Başvurudan son tutanağın düzenlendiği güne kadar zamanaşımı durur. Geçen süre silinmez, kalan süre tutanaktan sonra işlemeye devam eder. Bu nedenle başvuru, sürenin bitmesinden önce yapılmalıdır.

Mahkeme zamanaşımını kendiliğinden dikkate alır mı?

Almaz. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hakim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. Savunma işverenden gelir. Süre dolmuş olsa bile alacak, bu savunma yapılmadıkça düşmez.

İş devam ederken ücret alacağı zamanaşımına uğrar mı?

Evet. Ücret her ay ayrı muaccel olur ve beş yıllık süre iş ilişkisi sürerken de işler. Yalnız ev hizmetlilerinde hizmet ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı işlemez.

İşe iade için verilen bir aylık süre zamanaşımı mıdır?

Hayır. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurma süresi kısa süreli bir hak düşürücü süredir. Beş yıllık zamanaşımı süreleriyle karıştırılmamalıdır.

Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu m.32/son ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.147/1 ↩
  3. 4857 sayılı İş Kanunu ek m.3 ↩
  4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.149/1 ve m.151 ↩
  5. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2016/16273, K.2016/18230, 16.06.2016 (bozma, oybirliği) ↩
  6. 4857 sayılı İş Kanunu geçici m.8 ↩
  7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.153/4 ↩
  8. 4857 sayılı İş Kanunu m.20/1 ↩
  9. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.156/1 ↩
  10. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.154 ↩
  11. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.156/2 ↩
  12. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/17 ↩
  13. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ↩
  14. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/2 ↩
  15. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109/4 (7589 sayılı Kanunun 20. maddesiyle eklenen fıkra) ↩
  16. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.148 ve m.160/1 ↩
  17. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.161 ↩
  18. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.20/1 ↩
  19. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.158 ↩
  20. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420/2 ↩