İçeriğe geç
Koç Hukuk Bürosu, Ankara Çankaya

Ev İşçisinin Alacakları: Belgeler, Tanık ve Sigorta Kaydı

Yayın

Ankara’da bir dairede yıllarca çalışan bir kadın, işten ayrılırken elindeki belgelere bakıyor. Birkaç banka dekontu, bir SGK hizmet dökümü ve işverenle yazışmalar var. Ev işçisinin alacakları bu belgelerin ne söylediğine ve hangi kanuna göre okunduğuna bağlıdır.

Bu yazı önce ev hizmetinin hangi kanuna tabi olduğunu anlatır. Sonra belge tablosuna, alacak kalemlerine ve sigorta kaydının sınırına geçer. Son bölümler bakıcıları, tanık sorununu ve zamanaşımını ele alır.

Ev Hizmeti 4857 Sayılı Kanunun Dışında mı Kalır?

İş Kanunu (4857) ev hizmetlerinde çalışanları kapsamaz. Bunun sonucu olarak iş güvencesi ve işe iade hükümleri bu ilişkide kullanılamaz. Ayrıntı için 4857 sayılı Kanunun resmi metnine bakılabilir.[1]

Bu ilişkiye Türk Borçlar Kanununun hizmet sözleşmesine ilişkin maddeleri uygulanır.[2] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu istisnayı dar yorumlar. Gerekçede temizlikçi, aşçı ve uşak gibi işler ev hizmeti sayılır, bahçıvanlık ise ev hizmeti kabul edilmez.

Bu gerekçenin geçtiği dosyada bozmanın nedeni eksik incelemedir. Davacı özel şoförlük yaptığını ileri sürmüş, buna rağmen tanıkları dinlenmeden ve kayıttaki çelişkiler giderilmeden görevsizlik kararı verilmişti.[3] Taksi şoförünün işçi sayılıp sayılmadığı taksi şoförü işçi mi yazısında ayrıca açıklanmıştır.

Hizmet sözleşmesinin geçerli olması için kural olarak belirli bir şekil aranmaz.[4] Yazılı sözleşme olmaması ilişkinin kurulmasına engel değildir. İlişkinin içeriğini ise belgeler ve tanıklar gösterir.

Ev işçisinin alacaklarında kanun farkını, belgelerin birlikte okunmasını, kıdem tazminatı sınırını ve zamanaşımını özetleyen dört kutulu kart.

Ev İşçisinin Alacakları için Hangi Belgeler Saklanmalı?

Aşağıdaki tablo her belgenin neyi gösterdiğini, nasıl elde edildiğini ve nerede yetersiz kaldığını sıralar.

Belge Neyi gösterir Nasıl elde edilir Sınırı
Banka dekontları Ücretin düzenini ve miktarını Bankadan hesap dökümü istenir Elden ödeme görünmez
SGK hizmet dökümü Bildirilen çalışma günlerini e-Devlet üzerinden alınır Gerçek çalışmayı tek başına kanıtlamaz
Sözleşme veya ücret yazısı Ücreti ve çalışma düzenini Kendi kopyanızdan veya işverenden Her ilişkide bulunmaz
Mesaj ve yazışmalar İzin, ücret ve ayrılış konuşmalarını Tarih ve numarayla saklanır Gönderen inkar edebilir
Fesih veya ayrılış yazısı Ayrılışı kimin başlattığını İşverenden istenir Sözlü fesihte yoktur
Hizmet belgesi İşin türünü ve süresini İşverenden istenir Beceri notu için açık talep gerekir
İbraname veya hesap kapama yazısı Hangi alacağın alındığını İmza anında kopya alınır Kanundaki şartlar yoksa hükümsüzdür
Tanık Çalışma düzenini ve süresini Dava dilekçesinde bildirilir Birlikte çalışmadıysa yetersiz kalır

Örneğin ücreti her ay bankadan gelen bir işçi, sigorta günlerinin eksik bildirildiğini ayrılırken fark ediyor. Dekontlar ücretin düzenini gösterir. Hizmet dökümü yalnız bildirilen günleri gösterir.

Gerçekte kaç gün çalışıldığı ise mesajlar ve tanıklarla ortaya konur. Ödemeler elden yapıldıysa elden ödemenin ispatı ayrıca zorlaşır. Çalışma sona ermişse işten çıkarılınca alınacak belgeler listesi de tabloyu tamamlar.

Hizmet belgesini işveren, işçinin isteği üzerine her zaman vermek zorundadır.[5] Gizlice alınan ses kaydı ayrı bir sorun doğurur. Hukuka aykırı elde edilen delil, vakıanın ispatında dikkate alınmaz.[6]

Ev Hizmetinde Hangi Alacak Kalemleri İstenebilir?

Tablo kalemleri, dayanak maddeyi ve işe yarayan belgeyi eşleştirir. Tutarlar her dönem güncellendiği için tabloda rakam yoktur.

Kalem Dayanak İşe yarayan belge
Ücret TBK m.401 ve m.406 Dekont, sözleşme, mesaj
Fazla çalışma TBK m.398 ve m.402 Çalışma çizelgesi, tanık
Hafta tatili TBK m.421 İzin günleri kaydı, tanık
Yıllık izin ücreti TBK m.422 ve m.425 İzin kayıtları, dekont
Bildirim süresi karşılığı TBK m.432 ve m.438 Fesih yazısı, mesaj
Haksız fesih tazminatı TBK m.438 Fesih yazısı, tanık
Fesih hakkının kötüye kullanılması TBK m.434 Fesih öncesi yazışmalar

Ücret sözleşmede belirlenmemişse işveren, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödemekle yükümlüdür.[7] Ücret kural olarak her ayın sonunda ödenir.[8] Fazla çalışmada normal ücret en az yüzde elli fazlasıyla verilir.[9]

Kanun fazla çalışmayı ilgili kanunlarda belirlenen normal süreyi aşan çalışma olarak tanımlar.[10] Ev hizmetinde 4857 uygulanmadığı için bu ölçünün dosyada nasıl belirleneceği ayrıca tartışılır. Çalışma düzeninin yazıya geçirilmesi bu yüzden değerlidir.

Hizmet süresi bir yılı doldurmuş işçiye, yılda en az iki hafta ücretli izin tanınır. On sekiz yaşından küçük ve elli yaşından büyük işçiler için süre en az üç haftadır.[11] Kullanılamayan iznin ücretine ilişkin zamanaşımı, sözleşmenin sona erdiği tarihte işlemeye başlar.[12] İzin kayıtlarının nasıl ispatlandığı için yıllık izin kullanımının ispatı yazısındaki mantık işe yarar. Oradaki 4857 hükümleri ev işçisine uygulanmaz.

Belirsiz süreli sözleşmede fesihten önce bildirim yapılır. Süreler hizmet süresine göre iki, dört ve altı haftadır. Bu süreler kısaltılamaz, sözleşmeyle artırılabilir.[13] Bildirim süresi içinde işçiye günde iki saat iş arama izni verilir.[14]

İşveren haklı sebep olmaksızın sözleşmeyi derhal feshederse işçi, bildirim süresine uyulsaydı elde edeceği tutarı talep edebilir. Hakim buna ek olarak altı aylık ücreti geçmemek üzere bir tazminata hükmedebilir.[15] Fesih hakkının kötüye kullanılması ayrıca ispat ister. Bu halde, bildirim süresine ilişkin ücretin üç katı kadar tazminat ödenir.[16]

Ev İşçisi Kıdem Tazminatı İsteyebilir mi?

Kıdem tazminatı 1475 sayılı Kanun m.14’te düzenlenmiştir.[17] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne göre Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki çalışanlar bu tazminatı talep edemez. Daire, Türk Borçlar Kanunu’nda kıdem tazminatının düzenlenmediğini kararında açıkça belirtmiştir.

Daire bir kararında 1993’ten 2005’teki fesih tarihine kadar bir evde hizmetli olarak çalışan kişinin davasını incelemiştir. Mahkeme kıdem talebini muhik sebep tazminatı sayarak kabul etmişti. Yargıtay talebin açıkça kıdem tazminatı olduğunu belirtmiş, kabulü hatalı bularak hükmü bozmuştur.[18] Fesih mülga Borçlar Kanunu döneminde olsa da Daire, Türk Borçlar Kanunu’nda kıdem tazminatının düzenlenmediğini aynı gerekçede belirtmiştir.

Bu sonuç belgeleri değersiz kılmaz. Aynı belgeler ücret, izin, bildirim süresi ve haksız fesih kalemlerinin ispatında kullanılır. Bakıcıların durumu ise aşağıda ayrı anlatılmıştır.

Sigorta Kaydı ve Hizmet Dökümü Neyi Kanıtlar?

5510 sayılı Kanun ev hizmetlerinde sigortalılığı ayrıca düzenler. Çalışılan gün sayısı, çalışma saati süresine göre hesaplanır. Aynı kişi yanında ay içinde bu sayı 10 ve üzerindeyse çalışana 4/1-(a) sigortalılarına ait kurallar uygulanır. Bildirim, en geç çalışılan ayın son gününe kadar verilmelidir.[19]

Ayda 10 günden kısa süre çalışanlar bakımından prim yükü çalıştıran kişidedir ve yalnız iş kazası ile meslek hastalığı sigortası için prim ödenir. Bunların tescili, çalışan ve çalıştıran imzalı belgeyle yapılır. Hastalık sigortası hükümleri uygulanmaz.[19] Kanunun tamamı mevzuat.gov.tr adresinde okunabilir.

Hizmet dökümünde gün sayısı eksikse bildirim hiç yapılmamış olabilir. Böyle bir durumda hizmet tespiti davası gündeme gelir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hizmet tespiti davasının sonucu iş alacağı davasını doğrudan etkiliyorsa kesinleşmesi beklenmeden karar verilmesini hatalı bulmuştur.[20]

Sigorta kaydının sınırı da kararlarda görülür. Aynı Daire bir dosyada, davacının sigortalı olarak kabulünün sonuca etkili olmadığını belirtmiştir. Sigortalı kaydedilmek, 4857 kapsamında sayılmak anlamına gelmez.[21] Dökümün nasıl okunduğu için işten çıkış kodu ve hizmet dökümü yazısına bakılabilir.

Banka kaydı ile SGK bildirimi birbirinden farklı çıkabilir. Yatılı hasta ve yaşlı bakıcısının davasında ilk derece mahkemesi, SGK’da asgari ücret görünse de banka kayıtlarındaki ücreti esas almıştır. Bölge adliye mahkemesi başvuruları esastan reddetmiş, Yargıtay’ın 9. Hukuk Dairesi kararı onamıştır.[22]

Yatılı Bakıcı veya Hasta Bakıcısı Ev Hizmeti Sayılır mı?

Her bakıcının durumu aynı değerlendirilmez. Daire, ev hizmeti dosyalarında genel bir ilke olarak, hastaya evde bakan hemşire ile çocuk eğiticisinin İş Kanunu kapsamında ele alınması gerektiğini yazar. Aşağıdaki iki dosyada bu cümle hükmün dayanağı olmamıştır.

İki dosyada da davacı evde çocuk bakımıyla ilgilenmiştir. Daire işi 4857 m.4/1-(e) kapsamındaki ev hizmeti sayıp genel hükümlere tabi tutmuş, iş mahkemesinin görevsizlik yerine esasa girmesini bozmuştur.[23]

2016 tarihli bir kararda Daire, işin ağırlıklı olarak yaşlı bakımı olduğu saptanırsa iş mahkemesinin görevli olacağını belirtmiştir. Yatılı hasta ve yaşlı bakıcısının 2025’te onanan davasında ise ilk derece mahkemesi, çalışanı esasen hasta bakıcısı kabul edip görev itirazını yerinde bulmamıştır. Bölge adliye mahkemesi başvuruları esastan reddetmiş, Daire de kararı onamıştır.[24]

Bu yüzden yapılan işi gösteren belgeler önem kazanır. Bakım verilen kişinin durumunu gösteren sağlık belgesi, görev anlatan mesajlar ve vardiya düzeni bunlardandır. Bakım verilen kişiyi tanıyan tanıklar da işin niteliğini anlatabilir.

Evde birlikte yaşayan çalışan için ayrıca özel bir düzen vardır. İşçi işverenle ev düzeni içinde yaşıyorsa işveren yeterli gıda ve uygun barınak sağlamakla yükümlüdür.[25] İşçi kusuru olmaksızın hastalık veya kaza nedeniyle çalışamaz ve sosyal sigorta yardımından yararlanamazsa, bir yıla kadar çalışmış işçinin bakımı ile tedavisi iki hafta süreyle işverene aittir. Bir yılı aşan her hizmet yılı için süre ikişer gün artar ve dört haftayı aşmaz.[26]

Tanık Anlatımı ve Yazılı Belge Mahkemede Nasıl Tartılır?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2025’te onadığı bir dosyada çalışan, yıllarca yatılı olarak ev hizmetinde çalıştığını ileri sürmüştür. Fazla çalışma ve hafta tatili için puantaj veya benzeri yazılı belge sunulmamıştır. Tanıklar davacıyla birlikte çalışmadıkları için çalışma düzenini bilmiyordu.

İlk derece mahkemesi bu iki iddiayı ispatlanmış saymamıştır. Bölge adliye mahkemesi de tanık beyanlarını kabule elverişli bulmamıştır. Derece mahkemeleri bildirim süresini TBK m.432, haksız fesih tazminatını m.438 üzerinden değerlendirmiştir. Daire kararı onamış, bu değerlendirmelere ayrıca gerekçe eklememiştir.[27]

Derece mahkemelerinde işverenin belgeleri ise çalışan lehine sonuç doğurmuştur. Hizmet başlangıcı işverence düzenlenen belgeye göre belirlenmiş, ücret bakımından işverenin çalışma izni başvuru belgesindeki tutar esas alınmıştır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı belgelenememiştir. Haklı fesih sebebini işveren ispatlayamamış, kötü niyet iddiasını ise çalışan ispatlayamamıştır.

Çalışma izni olmayan yabancı işçinin durumu kaçak çalışan yabancı işçi yazısında ayrıca yer alır.

Puantaj ve tanıkla fazla çalışmanın nasıl ispatlandığı fazla mesai ispatı yazısında genel hatlarıyla anlatılır. Oradaki 4857 hükümleri ev işçisine uygulanmaz.

Ev Hizmeti Davalarında Belge Hataları Nelerdir?

Aşağıdaki hatalar dosyaların önemli bölümünde ispat sorununa yol açar.

  • Ödemeyi elden yapıp makbuz veya dekont almamak.
  • Sigorta kaydının çalışmanın tamamını gösterdiğini sanmak.
  • İmzalı hesap kapama yazısını bağlayıcı saymak.
  • Yıllık izin kullanıldığını gösteren kayıt tutmamak.
  • Ayrılışın nedenini yazıya dökmemek.
  • Yalnız birlikte çalışmayan bir tanığa güvenmek.

İbra sözleşmesi yazılı olmalı ve iş sözleşmesinin sona ermesinden en az bir ay geçtikten sonra imzalanmalıdır. Belgede alacağın cinsi ve tutarı açıkça belirtilmeli, ödeme eksiksiz biçimde bankadan yapılmalıdır. Bu koşulları karşılamayan belge kesin hükümsüzdür. Gerçek tutarda ödeme içermeyen belge, banka yoluyla yapılan ödeme için içerdiği miktarla sınırlı makbuz hükmündedir.[28] Ayrıntılı örnekler için ibraya itiraz yazısına bakılabilir.

Sözleşmeyi haklı sebeple derhal sona erdiren taraf, sebebi yazılı olarak bildirmek zorundadır.[29] Bu bildirim hem işçi hem işveren bakımından belge niteliği taşır.

Alacaklarda Zamanaşımı Nasıl İşler?

Ücret gibi dönemsel edimler için beş yıllık zamanaşımı uygulanır.[30] Bu süre sözleşmeyle değiştirilemez.[31] Kanun zamanaşımını kesen halleri ayrıca sayar. Borçlunun borcu ikrar etmesi, dava açılması ve icra takibi bu hallerdendir.[32]

İhtarname bu sayımda yer almaz. Süre dolmak üzereyken yalnız ihtarname göndermekle yetinilmemelidir. Dava öncesi arabuluculuk basamağı, bireysel iş sözleşmesine dayanan işçi alacakları için kanunda düzenlenmiştir.[33] Ev işçisi dosyasında bu basamağın uygulanıp uygulanmadığı hukuki dayanağa göre ayrıca değerlendirilir. Genel süreç için arabuluculuk süresi yazısı okunabilir.

Ev Hizmetinde Belge ve Delil Hakkında Sık Sorulan Sorular

Ev işçisi kıdem tazminatı alabilir mi?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne göre Türk Borçlar Kanunu kapsamında çalışanlar kıdem tazminatı talep edemez. Ücret, izin, bildirim süresi ve haksız fesih kalemleri ayrıca incelenir.

Sigortasız çalıştırılan ev işçisi ne yapabilir?

Çalışmanın bildirilmemesi hizmet tespiti davasına konu olabilir. Dekontlar, mesajlar ve tanıklar çalışmanın süresini gösteren belgelerdir. Davanın sonucu iş alacağı davasını etkileyebilir.

Yatılı çalışan ev işçisi fazla çalışma ücreti isteyebilir mi?

Türk Borçlar Kanunu fazla çalışma için ücret öngörür. Fazla çalışmanın yapıldığının ispatı gerekir. Yargıtay’ın onadığı bir dosyada derece mahkemeleri, puantaj bulunmamasını ve tanıkların davacıyla birlikte çalışmamasını gerekçe yaparak iddiayı ispatlanmış saymamıştır.

Yazılı sözleşme yoksa dava açılabilir mi?

Kanunda aksi belirtilmedikçe hizmet sözleşmesi için şekil şartı yoktur. Sözleşmenin yazılı olmaması ilişkinin kurulmasına engel olmaz. Ödeme kayıtları, mesajlar ve tanıklar ilişkinin içeriğini gösterir.

Çocuk bakıcısı ile hasta bakıcısı aynı kurala mı tabidir?

Daire kararlarında yapılan işin niteliğine bakılmıştır. Çocuk bakımı yapan davacının işini ev hizmeti sayan karar vardır. İşin ağırlıklı olarak yaşlı bakımı olması halinde iş mahkemesinin görevli olacağını belirten karar da vardır. Somut dosyadaki işin ağırlığı belirleyicidir.

İbraname imzalayan ev işçisi alacaklarından vazgeçmiş olur mu?

İbraname ancak kanundaki koşulları taşırsa geçerlidir. Yazılı olması, iş sözleşmesinin bitiminden itibaren en az bir ay geçtikten sonra düzenlenmesi ve ödemenin eksiksiz biçimde banka aracılığıyla yapılması gerekir. Bu koşullar yoksa belge kesin hükümsüzdür, yalnız bankadan yapılan ödeme kadar makbuz sayılabilir.

Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu m.4/1-(e) ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.393 ve devamı ↩
  3. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2015/602, K.2015/7515, 19.02.2015 (bozma, oybirliği) ↩
  4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.394/1 ↩
  5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.426 ↩
  6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189/2 ↩
  7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.401 ↩
  8. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.406 ↩
  9. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.402 ↩
  10. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.398 ↩
  11. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.422 ↩
  12. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.425 ↩
  13. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.432 ↩
  14. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.421/2 ↩
  15. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.438 ↩
  16. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.434 ↩
  17. 1475 sayılı İş Kanunu m.14 ↩
  18. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2021/8479, K.2021/13186, 29.09.2021 (bozma, oybirliği) ↩
  19. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ek m.9 ↩
  20. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2015/19139, K.2018/12330, 31.05.2018 (bozma, oybirliği) ↩
  21. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2014/34245, K.2016/6288, 16.03.2016 (bozma, oybirliği) ↩
  22. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/7197, K.2025/8487, 05.11.2025 (onama, oybirliği) ↩
  23. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2010/41256, K.2013/3517, 30.01.2013 (bozma, oybirliği) ve E.2010/44185, K.2013/5425, 12.02.2013 (bozma, oybirliği) ↩
  24. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2014/34245, K.2016/6288, 16.03.2016 (bozma, oybirliği) ve E.2025/7197, K.2025/8487, 05.11.2025 (onama, oybirliği) ↩
  25. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.418/1 ↩
  26. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.418/2 ↩
  27. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/14602, K.2025/2002, 25.02.2025 (onama, oybirliği) ↩
  28. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420 ↩
  29. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.435 ↩
  30. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.147/1 ↩
  31. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.148 ↩
  32. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.154 ↩
  33. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ↩