Bir işçinin elinde iş sözleşmesi, son bordroları ve işten çıkış yazısı var. İşveren ise bütün izinlerin kullandırıldığını söylüyor. Yıllık izin kullanımının ispatı tam bu noktada belgelere ve belgelerin imzasına bağlanır.
Mahkeme önce belgelerde hangi izin günlerinin göründüğüne bakar. Sonra geriye kalan günlerin ücretini hesaplar. Bu yazıda her belgenin neyi gösterdiği, izin ücretinin nasıl bulunduğu ve tanığın nerede devreye girdiği örnek bir dosya üzerinden anlatılıyor.
Yıllık İzin Kullanımının İspatı için Elinizdeki Belgeler Neyi Gösterir?
İzinlerin kullandırıldığını kanıtlama yükü işverendedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin bunu imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belgeyle göstermesini arar.[1] Kanun da işverene, işçilerin izinlerini gösteren bir izin kayıt belgesi tutma yükümlülüğü getirir.[2] Bu kayıt, dosyada ilk bakılan belgedir.
Dosyaya girebilecek belgeler şunlardır.
- İmzalı izin defteri veya bireysel izin formu
- İzin dönemine ait bordro ve ücret pusulası
- İzin ücretinin yattığını gösteren banka kaydı
- İzin talebini ve işverenin cevabını içeren e-posta ve mesajlar
- İş sözleşmesi ile işe giriş tarihini gösteren hizmet dökümü
- Puantaj ve giriş çıkış kayıtları
Hizmet dökümünün nasıl okunduğunu işten çıkış kodu ve hizmet dökümü yazısında bulabilirsiniz. Aşağıdaki tablo her belgenin neyi gösterdiğini ve nerede yetersiz kaldığını sıralar.
| Belge | Neyi gösterir | Sınırı |
|---|---|---|
| İmzalı izin defteri veya formu | Hangi günlerde izin kullanıldığını | İşçinin imzasını taşımalıdır |
| Bordro | İzin ücreti tahakkukunu | Tahakkuk, izin kullanımını tek başına göstermez |
| Banka kaydı | İzin ücretinin fiilen yattığını | Hangi izne ait olduğu belgeyle eşleşmelidir |
| E-posta ve mesaj | İzin talebini ve cevabı | Gün sayısını kesin göstermeyebilir |
| Hizmet dökümü ve sözleşme | İşe giriş tarihini ve hizmet süresini | İzin kullanılıp kullanılmadığını göstermez |
| Puantaj ve giriş çıkış kaydı | İzin günlerinde çalışılıp çalışılmadığını | İşverendedir, mahkemeden istenir |
Bordro konusunda dikkatli olmak gerekir. Yargıtay bir dosyada, bordroda izin ödemesi adıyla görünen tahakkukların hesaptan düşülmesi için ödemenin banka kaydıyla doğrulanmasını aradı. Çalışma döneminde görünen izin günlerinin de imzalı izin defteri veya eşdeğer belgeyle desteklenmesi gerekti.[3]

Kullanılmayan İzin Günleri ve İzin Ücreti Nasıl Hesaplanır?
Hak edilen süre hizmet yılına göre değişir. Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) hizmette izin süresi ondört günden az olamaz. Beş yıldan fazla, on beş yıldan az hizmette yirmi günden, on beş yıl ve üzerinde yirmialtı günden az olamaz. Onsekiz yaş ve altı ile elli yaş ve üzerindeki işçide alt sınır yirmi gündür, yer altı işlerinde ise süre dörder gün artar.[4] Sözleşmeler bu süreleri artırabilir. Kanunun maddeleri Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden okunabilir.
Aynı işverenin farklı işyerlerinde geçen süreler birleştirilir.[5] Hastalık ve kaza nedeniyle işe gidilemeyen günler gibi bazı süreler de çalışılmış sayılır.[6] Hesap böylece iki işlemle başlar. Önce her hizmet yılının hakkı toplanır, sonra imzalı belgelerde görünen günler düşülür.
| Kalem | Dayanak | Nasıl bulunur |
|---|---|---|
| Toplam izin hakkı | İş Kanunu m.53, m.54, m.55 | Her hizmet yılının süresi toplanır |
| Kullanılan izin | İmzalı izin belgesi | İzne rastlayan bayram ve hafta tatili günleri izin sayılmaz |
| Kalan izin günü | Fark | Toplam hak eksi belgeli kullanım |
| İzin ücreti | İş Kanunu m.59 | Kalan gün, sona erme tarihindeki ücret üzerinden ödenir |
| Zamanaşımı | İş Kanunu m.59, ek m.3 | Beş yıl, sözleşmenin bittiği tarihten işler |
Bir örnek üzerinden gidelim. Bir işçi aynı işyerinde beş yıl çalışmış ve iş sözleşmesi sona ermiştir. Sözleşmede artırım yoksa her yıl için kanundaki alt sınır olan ondört gün esas alınır. Örnekteki işçinin onsekiz yaşından büyük, elli yaşından küçük ve yer altı işlerinde çalışmayan biri olduğu varsayılmıştır. Toplam hak yetmiş gündür.
İşveren, ilk üç yıla ait kırk iki günü imzalı formlarla göstermiştir. Kalan yirmi sekiz gün için sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden izin ücreti istenebilir. Son iki yıla ait form yoksa o günler kanıtlanmamış kalır. Kendi dosyanızın rakamlarını yıllık izin ücreti hesaplama aracına girerek deneyebilirsiniz.
İzne rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.[2] Formdaki gün sayısı bu yüzden takvim günüyle birebir örtüşmeyebilir. Evlilik, doğum ve ölüm hallerindeki ücretli izinlerin süreleri ve belgeleri mazeret izni yazısında ele alınmıştır.
İzin Hakkından Vazgeçme ve İzinde Çalışma Kullanım Sayılır mı?
İzin hakkından vazgeçilemez.[4] İşçiye imzalatılan “izin hakkımdan vazgeçtim” türü bir beyan bu nedenle kanun karşısında sonuç doğurmaz. Sözleşme sona erdikten sonra imzalanan ibranamede izin ücreti de sayılmışsa başka bir kural devreye girer. Bunun için ibranamenin yazılı olması, sözleşmenin bitiminden başlayarak en az bir ay geçmesi, alacağın türünün ve miktarının açık yazılması, ödemenin de hak tutarına göre noksansız ve banka aracılığıyla yapılması gerekir.[7] Bu şartlar yoksa ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Ayrıntısı ibraya itiraz yazısında var.
İzinde çalışma ayrı bir sorundur. Kanun izni, işveren tarafından sürekli verilmesi zorunlu bir hak olarak düzenler. Taraflar anlaşırsa izin, bir bölümü on günden az olmamak üzere bölümler halinde de kullanılabilir.[2] İzin ücreti de izne başlamadan önce peşin ödenir veya avans olarak verilir.[8] Formda izinli görünen günlerde işçi fiilen çalıştırıldıysa, bu günlerin izin kullanımı sayılması kanunun bu düzeniyle bağdaşmaz.
Bu iddia puantaj, giriş çıkış kaydı ve yazışmalarla gösterilir. İşverenin elindeki bu kayıtlar mahkemeden istenebilir. Kanun tersini de düzenler. İşçi izin süresinde ücretle başka bir işte çalışırsa, o sürede ödenen ücret işverence geri alınabilir.[9]
İzin Alacağı Davasında Belge Konusunda Hangi Hatalar Yapılır?
Dosyalarda aynı yanlışlar tekrar eder. Başlıcaları şunlardır.
- Hastalık izni gibi diğer izinleri yıllık izin yerine saymak. Kanun, bunların izne mahsup edilemeyeceğini söyler.[2]
- İhbar süresini izin olarak sunmak. İşverenin feshinde bildirim süresi, izin süreleriyle iç içe giremez.[10]
- Çalışma sürerken izin ücreti istemek. Hakkın ücrete dönüşmesi sözleşmenin sona ermesine bağlıdır.[10]
- Süreyi kaçırmak. İzin ücretinde zamanaşımı beş yıldır ve sözleşmenin sona erdiği tarihten başlar.[11]
- Arabulucuya başvurmadan dava açmak. İşçi alacağı davalarında arabuluculuk dava şartıdır.[12]
Kıdem tazminatındaki süre ayrıca kıdem tazminatı zamanaşımı yazısında anlatılıyor. Arabuluculuk sürecinin işleyişi için arabuluculuk süresi yazısına bakılabilir. İşten çıkarken hangi kağıtların alınacağı da işten çıkarılınca alınacak belgeler başlığında sıralanıyor.
Yargıtay İzin Kullandırıldığının Kanıtını Nasıl Arıyor?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 11.05.2026 tarihli kararında, izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükünün işverene ait olduğunu belirtti. İşveren bunu imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belgeyle ispatlamalıdır. Aynı karar, ispat yükü üzerinde olan işverenin işçiye yemin teklif edebileceğini de hatırlatır.[13]
Davadaki işçi yıllar boyunca çalışmış ve izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürmüştü. Dosyada yalnız 2020-2024 dönemine ait izin belgeleri vardı. İlk derece mahkemesi belgesiz dönemin tamamını kullanılmamış izin saymıştı. Daire ise işçinin yirmi yılı aşkın süre hiç izin kullanmamasını hayatın olağan akışına aykırı buldu. İşçinin duruşmada bizzat dinlenmesini istedi ve kararı bozdu.
Dairenin aynı kararda “uzun süre” kavramını beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirdiği görülüyor. Bu ölçü önemlidir. Belgesiz uzun dönemlerde sonuç otomatik olarak işçi lehine çıkmaz. Hakim, işçinin anlatımını alarak hangi dönemde ne kadar izin kullandığını açıklığa kavuşturur.
Daire benzer bir değerlendirmeyi daha önce de yapmıştı. On yılı aşkın sürede hiç izin kullanılmadığı iddiası da hayatın olağan akışına ters bulunmuş, işçinin beyanı alınmadan hüküm kurulması bozma sebebi sayılmıştı.[14]
Davacının da davayı somutlaştırma yükü altında olduğu ise 2021 tarihli kararda belirtilmiştir.[15] Uygulamada hangi yıllarda izin istendiği, neden kullanılamadığı ve işçinin hangi dönemde çalıştığı dilekçede yazılırsa hakimin işçiye soracağı nokta azalır. Yalnızca “izin kullandırılmadı” demek ise dosyada boşluk bırakır.
Tanık Beyanı ve İşçinin Kendi Anlatımı İzin Davasında Ne İşe Yarar?
İzin kullanılmadığını söyleyen işçinin elinde çoğu zaman belge bulunmaz. Çünkü izin kayıtları işverendedir. Bu durumda işçinin kendi beyanı ve tanıklar öne çıkar. Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılması gerektiğinde taraflara soru sorabilir ve delil gösterilmesini isteyebilir.[16] Yargıtay’ın yukarıdaki kararında işçinin bizzat dinlenmesi de bu hükme dayanıyordu.
Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir. Tanık listesinde yer almayan kişi dinlenemez ve ikinci liste verilemez.[17] Listeyi hazırlarken tanığın neyi anlatacağını belirlemek gerekir. İzin talebinin nasıl yapıldığı, izin formlarının ne zaman imzalatıldığı ve aynı dönemde başkalarının izin kullanıp kullanmadığı bu konulardandır. Birlikte çalışılan dönem dışındaki anlatım dosyaya katkı sağlamaz.
Bu delillerin işveren tarafındaki karşılığı belgedir. Yargıtay imzalı kayıt aradığı için yalnız tanık anlatımına dayanan bir savunmanın bu yükü karşılaması zordur. Belge işverendeyse mahkeme ibraz için kesin süre verir. İşveren belgeyi vermez ve mazeret göstermezse mahkeme, belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.[18] İspat kurallarının tamamı Hukuk Muhakemeleri Kanunu metninde yer alır.
Benzer bir ispat sorunu fazla çalışmada da yaşanır. Orada bordro ve tanığın nasıl tartıldığı fazla mesai ispatı yazısında ele alınıyor.
Yıllık İzin Hakkında Sık Sorulan Sorular
İzin kullanıldığını kim ispatlar?
Yargıtay’a göre ispat yükü işverendedir. İşveren izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belgeyle göstermelidir. İşveren, ispat yükü kendisinde olduğu için işçiye yemin teklif edebilir.
Bordroda izin ücreti satırı olması yeterli midir?
Hayır, tek başına yeterli görülmez. Yargıtay bir dosyada, bordroda izin ödemesi görünen tutarların hesaptan düşülmesi için ödemenin banka kaydıyla doğrulanmasını aramıştır. Çalışma döneminde görünen izin günleri için de imzalı izin defteri veya eşdeğer belge istenmiştir. Tahakkuk, izin günlerinin kullanıldığını kendiliğinden göstermez.
Çalışmaya devam ederken izin ücreti istenebilir mi?
İzin hakkı, iş sözleşmesi sona erdiğinde ücrete dönüşür. Çalışma sürerken istenebilecek şey, iznin kullandırılmasıdır. Kullandırılmayan izin sözleşmenin bitiminde ücret olarak talep edilir.
İzin ücreti alacağında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Zamanaşımı süresi beş yıldır. Süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten başlar. Dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
İşçi izin hakkından yazılı olarak vazgeçebilir mi?
Kanun izin hakkından vazgeçilemeyeceğini belirtir. İşçinin vazgeçtiğini yazan bir belge bu nedenle hakkı ortadan kaldırmaz. Sözleşme bittikten sonra imzalanan ibranamenin ayrıca kanundaki şartları taşıması gerekir.
Yıllarca hiç izin kullanılmadığı iddiası mahkemede nasıl değerlendirilir?
Yargıtay çok uzun sürede hiç izin kullanılmamasını hayatın olağan akışına aykırı bulmuştur. Mahkeme işçiyi bizzat dinleyerek hangi dönemde ne kadar izin kullandığını sorar. Karar bu beyan ve tüm delillerle birlikte verilir.
Kaynaklar
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/1673, K.2026/4344, 11.05.2026 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.56 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2016/13682, K.2019/15017, 04.07.2019 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.53 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.54 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.55 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.57 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.58 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.59 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu ek m.3 ve m.59 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/1673, K.2026/4344, 11.05.2026 (oybirliğiyle bozma) ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2021/4538, K.2021/8420, 26.04.2021 (oybirliğiyle bozma) ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2021/4538, K.2021/8420, 26.04.2021 (oybirliğiyle bozma); 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.194 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.31 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.240 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.219 ve m.220 ↩
