İçeriğe geç
Koç Hukuk Bürosu, Ankara Çankaya

SGK Rücu Davası: Kusur Raporu ve Rücu Alacağı Nasıl Hesaplanır?

Yayın

Bir şirkete Sosyal Güvenlik Kurumundan yazı gelir. Yazıda geçen yıl yaşanan iş kazası için yapılan ödemeler sayılmıştır. Birkaç hafta sonra bir SGK rücu davası tebligatı da ulaşır.

Dosyada üç belge öne çıkar. Birincisi iş kazası bildirgesi, ikincisi kusur raporu, üçüncüsü Kurumun hesap dökümüdür. Her biri farklı bir soruya cevap verir ve her birinin kanıt değeri sınırlıdır.

Bu yazı SGK rücu alacağının hangi belgelere dayandığını, kusur oranının nasıl bulunduğunu ve hesabın nasıl yapıldığını anlatır. Anlatım işçiyi suçlamaz, olayın bütününe bakar.

SGK Rücu Davasında Elinizdeki Belgeler Neyi Gösterir?

Rücu, Kurumun sigortalıya veya hak sahiplerine yaptığı ödemeleri işverenden geri istemesidir. Dayanağı 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir.[1] Dava, Kurumun dosyasındaki belgelere ve mahkemece alınacak raporlara dayanır.

Örnek olay şöyle olsun. Ankara’da bir yapı şantiyesinde çalışan bir işçi iskeleden düşer. Kurum tedavi masraflarını öder ve sürekli iş göremezlik geliri bağlar. Ardından işverene rücu davası açar.

İşverenin ve Kurumun elindeki belgeler birbirinden farklı şeyler anlatır. Aşağıdaki tablo bu belgeleri ve sınırlarını sıralar.

Belge Neyi gösterir Kanıt değerinin sınırı
İş kazası bildirgesi Kazanın tarihi, yeri ve bildirim zamanı Kusuru tek başına göstermez
İş müfettişi veya Kurum tahkikat raporu Kazanın oluşu ve alınmayan önlemler Mahkeme raporuyla çelişirse giderilir
Bilirkişi kusur raporu Kusur oranı ve aidiyeti Oluşa uygun ve çelişkisiz olmalıdır
Risk değerlendirmesi ve eğitim kayıtları Tehlikenin belirlendiğini ve eğitim verildiğini Kazanın oluş biçimiyle örtüşmelidir
Alt işveren sözleşmesi ve yazışmalar İşverenler arasındaki iç ilişki Kuruma karşı sorumluluğu kanun belirler
Gelir bağlama kararı ve hesap dökümü Ödemeler, onay tarihi, peşin sermaye değeri Kurumun kendi hesabıdır, yeniden hesaplanır

İşveren kazayı yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma da en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmek zorundadır.[2] İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı da kayıt tutmayı ve aynı süre içinde bildirimi şart koşar.[3] Süresinde bildirilmeyen kazada, bildirim tarihine kadar ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverenden tahsil edilir.[4]

Ödenek belgeleri için geçici iş göremezlik ödeneği yazısına bakılabilir. Kazalı çalışan işten ayrılmışsa özlük kayıtlarının nasıl istendiği işten çıkarılınca alınacak belgeler sayfasında anlatılır.

Rücu alacağının hesabı, kusur şartı, kaza bildirim süresi ve kusur raporu ölçülerini dört kutuda özetleyen infografik kart.

Kurumun Rücu Hakkı Hangi Hallerde Doğar, Kusur Aranır mı?

Kanun rücu için bir koşul arar. Kaza, işverenin kastı veya sağlığı koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmiş olmalıdır.[5] Kurumun ödettireceği tutar, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarla sınırlıdır.

Aynı madde sorumluluğun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınacağını söyler. Kurumun ödemeleri bu yüzden tek başına rücu için yeterli olmaz. Olayın oluş biçimi ve alınan önlemler incelenir.

İşverenin önlem yükümlülüğü 6331 sayılı Kanunda yazılıdır. İşveren tedbirleri alır, bunlara uyulup uyulmadığını izler ve risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.[6] Dışarıdan iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almak bu sorumluluğu kaldırmaz.[7] Çalışanların bu alandaki yükümlülükleri de işverenin sorumluluklarını etkilemez.[8]

Bir istisna vardır. Sigortalı işe giriş bildirgesiyle süresinde bildirilmemişse, bildirimden önceki kazanın giderleri ve ilk peşin sermaye değeri, birinci fıkradaki sorumluluk halleri aranmaksızın işverene ödettirilir.[9] Yargıtay bu halde gerçek zarar tavanı hesabını zorunlu görmemiştir.[10] Kanunların tam metnine 5510 için mevzuat.gov.tr ve 6331 için mevzuat.gov.tr adreslerinden ulaşılır.

Sigortasız çalışırken kaza geçiren işçinin dosyası sigortasız işçinin iş kazası yazısında ayrıca anlatılmıştır.

Peşin Sermaye Değerli Rücu Alacağı Nasıl Hesaplanır?

Kurum, bağladığı gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerini ve yaptığı diğer ödemeleri toplar.[5] Mahkeme bu toplamı olduğu gibi hükme çevirmez. Yargıtay’a göre kural olarak işveren yönünden iki tutar karşılaştırılır. Gelirin ilk peşin sermaye değeri ile yargılamada hesaplanan gerçek zarar yan yana konur. Düşük olan esas alınır ve kusur oranı uygulanır.[11]

Kalem Esas alınan tutar Uygulanan oran
Gelir, işveren yönünden İlk peşin sermaye değeri ile gerçek zarardan düşük olanı İşverenin kusur oranı
Gelir, üçüncü kişi yönünden İlk peşin sermaye değerinin yarısı Üçüncü kişinin kusur oranı
Kurumun yaptığı diğer ödemeler Ödemenin kendisi, m.21/1 uyarınca işverenden istenebilecek tutarla sınırlı olmak üzere Kusur oranı

Örnek olaya dönelim. Bilirkişi heyeti işverenin kusurunu yüzde altmış bulursa, düşük çıkan tutarın yüzde altmışı rücu alacağı olur. Oran yüzde kırk çıkarsa alacak buna göre küçülür. Bu oranlar yalnızca anlatım içindir ve gerçek bir dosyadan alınmamıştır.

Üçüncü kişi de kusurluysa tablo değişir. Kanun, üçüncü kişiye gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısının rücu edileceğini söyler.[12] İşveren ile üçüncü kişi aynı davada yer alırsa Yargıtay iki sorumluluğu ayrı formüllerle hesaplatır.

İş göremezlik oranı sonradan değişirse Kurum yeni gelir bağlar. Hukuk Genel Kurulu bu durumda ikinci bir rücu davasının açılabileceğini belirtmiştir. İlk davadaki hüküm ikinci davanın hesabını etkiler.[13] Karar ek dava ve derdestlik tartışmasında verilmiş bir bozmadır. Burada anlatılan, gerekçedeki genel ilkedir.

Kusur Oranı ve Müterafik Kusur Rücu Alacağını Nasıl Etkiler?

Rücu davaları kusur sorumluluğuna dayanır. Yargıtay’ın ifadesiyle iş kazasında kusuru olanlar, Kurumun rücu alacağından “kusurları karşılığında sorumludur”.[11] İşverene kusuru ölçüsünde sorumluluk yüklenir. Bildirgesiz çalıştırma gibi kanundaki özel haller saklıdır.

Müterafik kusur, zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına etkisini anlatır. Borçlar Kanunu bu halde hakime tazminatı indirme yetkisi verir.[14] Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, işe giriş bildirgesi süresinde verilmediği için 5510 sayılı Kanun m.23’e dayanan bir rücu dosyasında, işverenin sorumluluk sınırı belirlenirken sigortalının müterafik kusuruna dayalı hakkaniyet indirimi yapılabileceğini belirtmiştir.[10] m.21’e dayanan dosyalarda sonuç kusur oranlarına ve delillere bağlıdır.

Bu değerlendirme çalışanı suçlamak anlamına gelmez. Raporlar olayı çalışma düzeni, talimat ve önlemler açısından bütün halde ele alır. Çalışanın davranışı işverenin yükümlülüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Asıl İşveren ile Alt İşveren Kuruma Karşı Birlikte mi Sorumludur?

Aynı işyerinde birden çok işverenin çalışması rücu davasını genişletir. İş Kanunu, asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu yazar.[15] Sosyal sigorta kanunu da aynı sonucu işverene yüklenen yükümlülükler için öngörür.[16]

Kanun metni “birlikte sorumlu” der. Birden çok kişi aynı zarardan sorumluysa müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır.[17] Kendi payından fazlasını ödeyen, diğer sorumlulara rücu edebilir.[18] Yargıtay, işveren ile üçüncü kişinin birlikte kusurlu olduğu dosyada da teselsül kurallarını esas almıştır.[11]

Bu dosyada alt işverenlik sözleşmesi belirleyicidir. Alt işveren, işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı sözleşmeyle bildirim yapar.[19] İlişki muvazaalı bulunursa alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır.[20] Altı aydan fazla süren asıl işveren-alt işveren ilişkisinde iki işveren ayrı kurul oluşturmuşsa iş birliği ve koordinasyon asıl işverence sağlanır.[21] Kurul kararları ve yazışmalar bu nedenle dosyaya delil olur.

Taşeron işçisinin alacaklarında asıl işverenin sorumluluğu asıl işveren sorumluluğu yazısında ayrıca işlenmiştir.

Rücu Alacağında Zamanaşımı Hangi Tarihte Başlar?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026 tarihli kararında işveren yönünden genel on yıllık süreyi esas almıştır. Kararda eski Borçlar Kanununun 125. maddesi anılır. Bugünkü kanunda karşılığı Türk Borçlar Kanunu m.146’dır.[22]

İşçinin tazminat davasındaki süre hesabı iş kazası dava süresi yazısında ayrıca anlatılmıştır.

Süre, alacağın muaccel olduğu günden işlemeye başlar.[23] Daire, Kurum açısından alacağın gelirin yetkili organ tarafından onaylandığı tarihte ödenebilir hale geldiğini belirtir. Gelirler için ilk peşin sermaye değerinin gelir bağlama onay tarihi, masraflar için her masrafın sarf tarihi esas alınır.[24]

Üçüncü kişilere karşı süre haksız fiil kurallarına göre işler. Karar eski kanunun 60. maddesini anar. Güncel kanunda tazminat istemi, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden başlayarak iki yılda, her halde fiilden başlayarak on yılda zamanaşımına uğrar.[25]

Karar 2009 tarihli bir olaya ve 506 sayılı Kanun dönemine ilişkindir. 5510 sayılı Kanun dönemindeki (m.21) olaylar için aynı sonuç bu kararla gösterilmiş değildir. Süre ve başlangıç, dosyadaki olay tarihine ve olayın hangi kanun döneminde kaldığına göre ayrıca kontrol edilmelidir. İşçilik alacaklarındaki süreler farklıdır, bunun için kıdem tazminatı zamanaşımı yazısına bakılabilir.

Rücu Alacağı için Belge Toplarken Hangi Hatalar Yapılır?

Bir SGK rücu dosyasında belge aşamasındaki şu eksikler dosyayı zayıflatabilir.

  • Kaza bildirgesini üç iş günü içinde vermemek ve bildirim tarihini belgelememek.
  • Risk değerlendirmesini, eğitim ve sağlık gözetimi kayıtlarını dosyaya hiç sunmamak.
  • Tazminat dosyasındaki kusur raporunu rücu davasında da kesin saymak.
  • Alt işveren sözleşmesini ve iş birliği yazışmalarını saklamamak.
  • Kurumun onay tarihlerini ve hesap dökümünü incelemeden zamanaşımını değerlendirmek.

Eksik belge her zaman kusurun varlığı anlamına gelmez. Yargıtay soyut ifadelere dayanan raporu bozma nedeni saymıştır. Belgeler, olayın gerçek oluş biçimiyle birlikte okunmalıdır.

Bilirkişi Kusur Raporu Nasıl Hazırlanır, Yargıtay Hangi Ölçülere Bakar?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bir rücu dosyasında kusur raporunun nasıl kurulacağını ayrıntılı yazmıştır. Dosyada yaya olarak karşıdan karşıya geçerken motosiklet çarpması sonucu vefat eden bir temizlik işçisi vardır. Bilirkişi raporu işverene sağlık raporu alınmaması, mesleki eğitim verilmemesi ve emniyetsiz çalışmanın engellenmemesi nedeniyle kusur yüklemişti. Daire, olayın oluş şekline göre işverene yüklenebilecek kusur bulunmadığını belirgin saydı ve yeni rapor istedi.[11]

Daire aynı kararda raporun hangi ölçülere uyması gerektiğini sayar. Bozma, raporun oluşa uygun olmamasına dayanır. Aşağıdaki ölçüler gerekçedeki genel ilkelerdir.

  • Rapor, olay tarihinde yürürlükteki mevzuata uygun olmalıdır.
  • Rapor soyut ifadelere dayanmamalıdır.
  • Heyet, olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bilgisi olan kişilerden kurulmalıdır.
  • Daha önce kesinleşmiş tazminat ve ceza davalarındaki raporlarla çelişki oluşmamalıdır.
  • Gereken önlemler, işverence alınıp alınmadıkları ve işçinin bunlara uyup uymadığı incelenmelidir.

Başka bir dosyada Kurum tahkikat raporu ile tazminat dosyasındaki rapor farklı kusur oranları vermişti. Yargıtay, kazalının hangi görevde olduğu maddi olgusu belirlenmeden ve çelişkiler giderilmeden karar verilmesini bozdu.[10] Kararda aktarılan bozma ilamına göre sigortalının açtığı tazminat dosyasındaki hüküm rücuda kesin hüküm oluşturmaz. Oradaki kusur raporu da kesin delil sayılmaz.

İş Kazasının Oluşu Tanık ve Kayıtlarla Nasıl Kanıtlanır?

Kusur oranı, önce kazanın nasıl olduğunun belirlenmesine bağlıdır. Yargıtay bu maddi olgu için teftiş raporunu, hazırlık dosyasındaki ifadeleri, tanık beyanlarını ve gerekirse kazalının yeniden alınacak beyanını birlikte gözetmiştir.[10]

Olay yerinde bulunan çalışanlar, kazayı gören amirler ve iş sağlığı ve güvenliği hizmetini yürüten kişiler tanık olarak düşünülebilir. Fotoğraf, kamera kaydı ve kaza tutanağı tanık anlatımını destekler. Kayıtların kim tarafından ve ne zaman düzenlendiği belli olursa değerlendirme kolaylaşır.

İş kazası için soruşturma veya ceza davası açılmışsa o dosyadaki belgeler de gündeme gelebilir. Hakim, kusurun varlığına karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı değildir. Ceza hakiminin verdiği beraat kararıyla da bağlı değildir.[26] Ceza dosyasındaki raporlar yine de kusur raporu alınırken çelişki oluşmaması için gözetilir.

İş kazasından doğan diğer konulara tazminat hukuku ve iş ve sosyal güvenlik hukuku başlıkları altından ulaşılabilir.

Kusur Raporu ve Rücu Alacağı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Rücu davasında kusur şartı aranır mı?

Evet. Kaza, işverenin kastı veya sağlığı koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmiş olmalıdır. Sigortalının süresinde bildirilmemesi gibi kanundaki özel haller ayrıca değerlendirilir.

Kusur raporu oluşa uygun değilse ne olur?

Yargıtay oluşa uygun olmayan ve soyut ifadelere dayanan raporu yeterli bulmamıştır. Böyle bir dosyada iş güvenliği bilgisi olan bir heyetten yeni rapor alınması istenir.

Tazminat dosyasındaki kusur raporu rücu davasında bağlayıcı mıdır?

Hayır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin aktardığı bozma ilamına göre tazminat dosyasındaki hüküm rücuda kesin hüküm oluşturmaz. Oradaki rapor da kesin delil sayılmaz, çelişkiler giderilir.

Alt işveren varsa Kuruma karşı kim sorumlu olur?

Asıl işveren, alt işveren ile birlikte sorumludur. Kendi payından fazlasını ödeyen, diğer sorumlulara iç ilişkide başvurabilir.

Müterafik kusur rücu alacağını azaltır mı?

Yargıtay, bildirgesiz çalıştırmaya dayanan m.23 dosyasında işverenin sorumluluk sınırı belirlenirken sigortalının müterafik kusuruna dayalı hakkaniyet indirimi yapılabileceğini belirtmiştir. m.21 dosyalarında sonuç kusur oranlarına ve delillere göre değişir.

Rücu alacağında zamanaşımı ne zaman başlar?

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 506 sayılı Kanun dönemine ilişkin bir dosyada gelirler için ilk peşin sermaye değerinin gelir bağlama onay tarihini, masraflar için sarf tarihini başlangıç saymıştır. 5510 sayılı Kanun dönemindeki olaylar için aynı sonuç bu kararla gösterilmediğinden süre ve başlangıç olay tarihine göre ayrıca kontrol edilmelidir.

Kaynaklar

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.21 ↩
  2. 5510 sayılı Kanun m.13, ikinci fıkra ↩
  3. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.14 ↩
  4. 5510 sayılı Kanun m.21, ikinci fıkra ↩
  5. 5510 sayılı Kanun m.21, birinci fıkra ↩
  6. 6331 sayılı Kanun m.4, birinci fıkra ↩
  7. 6331 sayılı Kanun m.4, ikinci fıkra ↩
  8. 6331 sayılı Kanun m.4, üçüncü fıkra ↩
  9. 5510 sayılı Kanun m.23 ↩
  10. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2019/6006, K.2021/8470, 17.06.2021 (bozma, oybirliği) ↩
  11. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2020/10770, K.2021/9382, 30.06.2021 (bozma, oybirliği) ↩
  12. 5510 sayılı Kanun m.21, dördüncü fıkra ↩
  13. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2026/87, K.2026/339, 20.05.2026 (bozma, oybirliği) ↩
  14. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.52, birinci fıkra ↩
  15. 4857 sayılı İş Kanunu m.2, altıncı fıkra ↩
  16. 5510 sayılı Kanun m.12, son fıkra ↩
  17. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.61 ↩
  18. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.62 ↩
  19. 4857 sayılı İş Kanunu m.3, ikinci fıkra ↩
  20. 4857 sayılı İş Kanunu m.2, yedinci fıkra ↩
  21. 6331 sayılı Kanun m.22, ikinci fıkra ↩
  22. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146 ↩
  23. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.149, birinci fıkra ↩
  24. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2026/5190, K.2026/6127, 04.05.2026 (bozma, oybirliği) ↩
  25. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72, birinci fıkra ↩
  26. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.74, birinci fıkra ↩