İçeriğe geç
Koç Hukuk Bürosu, Ankara Çankaya

Meslek Hastalığı Raporu: Hastane Kayıtları ve Maruziyet Belgeleri

Yayın

Ankara’da bir kırma ve eleme tesisinde sekiz yıl çalışan bir işçi işten ayrıldıktan sonra öksürüğe ve nefes darlığına yakalanıyor. Elinde bir akciğer filmi, SGK hizmet dökümü ve eski işverenin imzalı çalışma yazısı var. Bu belgeler meslek hastalığı raporu için yeterli mi ve her biri neyi gösterir?

Kanuna göre sigortalı, çalıştığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden geçici veya sürekli bir hastalığa ya da bedensel veya ruhsal engelliliğe uğramışsa meslek hastalığı söz konusudur.[1] Bu yazı belgelerin kanıt değerini ve süreleri anlatır, Yargıtay’ın ölçütlerini de aktarır.

Meslek Hastalığı Raporu Nedir ve Kim Tarafından Düzenlenir?

Süreç iki aşamalıdır. Önce Kurumca yetkilendirilen bir sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulu raporu düzenler. Meslekte kazanma gücü kaybının tespitinde esas alınacak raporu Sağlık Bakanlığı meslek hastalıkları hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ile Devlet üniversitesi hastaneleri verebilir.[2]

İkinci aşamada Kurum Sağlık Kurulu devreye girer. Kurul raporu ve dayanak tıbbi belgeleri inceler. Kurum gerekli görürse işyerindeki çalışma şartlarını gösteren denetim raporları da incelenir. Kanun, hastalığın bu yolla Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesini zorunlu kılar.[3]

Kurum Sağlık Kurulu kararına ve oran tespitine ilişkin belgeler maluliyet raporu yazısında işlenmiştir.

Hastane raporundaki kayıp oranı Kurum Sağlık Kurulunu bağlamaz.[4] Kurul kararına itiraz Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna yapılır.[5] Güncel mevzuat metni mevzuat.gov.tr adresinde yayımlanır.

Meslek hastalığı raporu sürecindeki bildirim süresini, yükümlülük süresini, Kurum Sağlık Kurulu tespitini ve belgelerin sınırını özetleyen dört kutulu kart

Hangi Belge Neyi Gösterir ve Sınırı Nedir?

Dosyaya giren her belgenin ayrı bir işlevi vardır. Aşağıdaki tablo belgeleri, neyi gösterdiklerini ve nerede yetersiz kaldıklarını sıralar.

Belge Neyi gösterir Nereden alınır Sınırı
Sağlık kurulu raporu Tanıyı ve tıbbi dayanakları Yetkili hastaneden Kurum Sağlık Kurulu kararı gerekir
Tetkik sonuçları Akciğer filmi, odyogram, solunum ölçümü gibi bulguları Muayene yapan branştan Sebebi tek başına göstermez
SGK hizmet dökümü Hangi işyerinde, hangi dönemde çalışıldığını SGK kayıtlarından Ortamdaki etkeni göstermez
Ölçüm ve risk kayıtları İşyerindeki etkeni ve alınan önlemleri İşverenden veya mahkeme yoluyla İşveren elinde durur
İşe giriş ve periyodik muayene Hastalığın işe girişte olup olmadığını İşyeri hekimi kaydından Muayene yoksa karşılaştırma yapılamaz
İstirahat raporları Çalışılamayan günleri Yetkili hekimden Hastalığın sebebini kanıtlamaz

İşveren muayene ve ölçüm kayıtlarını kendiliğinden vermezse dava sırasında mahkemeden ibraz için süre verilmesi istenir. Mahkemenin verdiği süre içinde belge ibraz edilmez ve kabul edilebilir bir mazeret de gösterilmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.[6] Sağlık gözetimi ve işe giriş muayenesi işverenin yükümlülüğüdür.[7]

Hastalık Tespit Edilirse Hangi Haklar Doğar ve Nasıl Hesaplanır?

Sosyal sigorta tarafında beş kalem öne çıkar. Geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri, hak sahiplerine gelir, evlenme ödeneği ve cenaze ödeneği bunlardır.[8] Geçici ödenek için istirahat raporu şarttır. Ayrıntısı geçici iş göremezlik ödeneği yazısında yer alır.

Sürekli gelir bağlanabilmesi için meslekte kazanma gücünün en az yüzde 10 azaldığını Kurum Sağlık Kurulu tespit etmelidir. Hesap formülü şöyle işler.

  • Aylık kazanç, günlük kazancın otuz katıdır.
  • Sürekli tam iş göremezlikte gelir, aylık kazancın yüzde 70’idir.
  • Kısmi iş göremezlikte tam iş göremezlik geliri, iş göremezlik derecesi oranında ödenir.
  • Başka birinin sürekli bakımına muhtaç sigortalıda bağlama oranı yüzde 100 uygulanır.

Bu formül Kanunun lafzındandır.[9] Tutarlar her dönem güncellendiği için rakam yazılmamıştır.

İşverene karşı tazminat ayrı bir dosyadır. İşveren iş sağlığı ve güvenliği için gerekli önlemleri almak zorundadır ve bunun ihlali sözleşmeye aykırılık hükümlerine bağlanır.[10] Bedensel zararda tedavi gideri, kazanç kaybı ve çalışma gücü kaybı sayılır.[11] İşverenin kastı veya iş güvenliği mevzuatına aykırılığı varsa Kurum, yaptığı ödemeleri sigortalının işverenden isteyebileceği tutarla sınırlı olmak üzere işverene ödettirir.[12] Bu yol SGK rücu davası yazısında anlatılır. Tazminat hesabının mantığı için iş kazası tazminatı yazısına bakılabilir.

Tazminat istemlerinde süre, zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihe bağlanabilir.[13] Kesin tanının ve raporun öğrenildiği tarih ayrı bir inceleme konusudur. Bu nedenle rapor ve tebliğ tarihlerini gösteren belgeler saklanmalıdır. Kanuna dayanan işçi alacaklarında arabuluculuk dava şartıdır, ancak iş kazasından ya da meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davalarında bu şart uygulanmaz.[14] Kıdem gibi alacaklar için süreler arabuluculuk süresi yazısında yer alır.

İşten Ayrıldıktan Sonra Ortaya Çıkan Hastalıkta Yükümlülük Süresi ve Bildirim Nasıl İşler?

Hastalık iş ilişkisi bittikten sonra ortaya çıkmış ve çalışılan işten kaynaklanıyorsa, eski işten fiilen ayrılış ile hastalığın belirmesi arasında yönetmelikte ilgili hastalık için öngörülen süreden daha uzun bir zaman geçmemiş olması şarttır.[15] Yönetmelik bu süreye yükümlülük süresi der. Süre her hastalık için listede ayrı yazılıdır, bu yüzden genel bir gün veya yıl rakamı yoktur.[16]

Süre aşılmışsa yol tamamen kapanmaz. Klinik ve laboratuvar bulgularıyla hastalık belirlenmiş, yol açan etken de işyerindeki inceleme sonunda saptanmışsa liste süresi geçmiş olsa bile hastalık, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayı alınarak bu kapsamda sayılabilir. Bunun için Kurum ya da ilgili kişi başvurabilir. Eski işyerinde çalışılan dönemleri hizmet dökümü belgesi gösterir.

Bildirim yükümlülüğü, sigortalının hastalığa tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işverene aittir. Süre, bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günüdür ve bildirim Kuruma yapılır.[17] Ön tanıyı koyan işyeri hekimi vakayı Kurumca yetkilendirilmiş sağlık hizmeti sunucusuna sevk eder. Tanıyı koyan yetkili sunucu da vakayı en geç on gün içinde Kuruma bildirir.[18] Bildirimi yapmayan işverene Kurumun yaptığı masraflar ve ödediği geçici ödenekler rücu edilir.

Bu Hastalık İş Kazasından ve Sağlık Sebebiyle Fesihten Nasıl Ayrılır?

İş kazası belirli bir olaydır. Kanunda sayılan yerlerde ve durumlarda gerçekleşip sigortalıyı anında ya da sonradan bedenen veya ruhen engelli kılan olay iş kazası sayılır.[19] Bu hastalıkta etkilenme tekrar eder. Hangi olayların iş kazası sayıldığı iş kazası sayılan haller yazısında yer alır. Sosyal sigorta hakları iki hal için aynı başlık altında düzenlenmiştir.

İş sözleşmesinin sağlık sebebiyle feshi ise başka bir rejimdir. İşverenin sağlık sebebiyle fesih hakkı, ancak kanundaki şartlarda doğar. İşçinin kastından veya düzensiz yaşayışından doğan hastalıkta devamsızlık süresi, tedavisi mümkün olmayan hastalıkta ise Sağlık Kurulu tespiti aranır.[20] Kurum Sağlık Kurulunun tespiti sosyal sigorta haklarını belirler. Fesih hakkını ayrıca 4857’nin şartları belirler. Ayrıntı için işveren haklı fesih halleri yazısına bakılabilir.

İşçi tarafında, işin niteliğinden doğan bir sebeple işin yapılması işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa haklı fesih mümkündür.[21] Fesih hakkına getirilen altı iş günü ve her halde bir yıllık sınır yalnızca ahlaka ve iyiniyete aykırı hallere dayanan fesihlerde işler, sağlık sebeplerini kapsamaz.[22] Fesih sebepleri işçi haklı fesih sebepleri yazısında sıralanmıştır.

Rapor Alırken Hangi Hatalar Delil Kaybettirir?

Aşağıdaki hatalar dosyada eksiklik yaratır.

  • Tanıyı yalnız bir muayene belgesine dayandırıp yetkili hastane sürecini başlatmamak.
  • İşyerindeki etkeni gösteren belge ve tanık bilgilerini sonraya bırakmak.
  • İşten ayrılış tarihini ve ilk belirtinin tarihini yazılı kayda bağlamamak.
  • Kurum Sağlık Kurulu kararının tebliğ tarihini gösteren belgeyi saklamamak.
  • Çelişen raporlara itiraz etmeden beklemek.

Yargıtay Maruziyet ve İlliyet Bağını Nasıl Değerlendiriyor?

Pnömokonyoz için yönetmelik özel bir koşul koyar. Hastalığın meslek hastalığı sayılması için havasında pnömokonyoz yapacak yoğunluk ve nitelikte toz bulunan işyerlerinde toplam en az üç yıl çalışılmış olmalıdır. Yüksek Sağlık Kurulu hızlı seyreden olgularda bu süreyi indirebilir.[23] Aşağıdaki kararlardan biri, ölüm belgesinde pnömokonyoz (silikozis) yazılı bir dosyaya ilişkindir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 01.07.2025 tarihli kararında iki sorunun ayrı olduğunu vurgulamıştır. Birincisi hastalığın genel olarak meslek hastalığı sayılıp sayılamayacağı, ikincisi o hastalıkla somut işyeri koşulları arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığıdır. Daireye göre illiyet için Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulundan, çelişki varsa Üst Kuruldan bilirkişi raporu alınabilir; hastalığın genel olarak bu nitelikte sayılması ise mahkemenin bilirkişi heyetiyle değerlendireceği bir konudur. İşverenin açtığı meslek hastalığı olmadığının tespiti davasını ilk derece mahkemesi yalnız Adli Tıp raporlarına dayanarak kabul etmişti; Daire bu hükmü oybirliğiyle bozdu ve açıklamalar bozma gerekçesinin dayanağıdır.[24]

Aynı Daire 27.05.2025 tarihli bir dosyada belge çelişkisini ele almıştır. Hastanın ölüm belgesinde ölüm nedeni pnömokonyoz (silikozis) yazılıydı. Kurum Sağlık Kurulu, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi ise ölümün meslek hastalığına bağlı olmadığını bildirmişti. Daire çelişki gerekçeleriyle giderilmeden verilen ret hükmünü yerinde görmemiş ve oybirliğiyle bozmuştur.[25]

17.04.2025 tarihli bir dosyada maruziyet bilgisi eksik kalmış, buna rağmen sonuç raporlara dayanmıştır. İşçi, atların röntgen çekiminde kaset tutma işinde çalışmış ve kolon kanserinden ölmüştü. Yüksek Sağlık Kurulu hastalığı mesleğe bağlamamıştı, Adli Tıp raporları ise maruziyet süresi ve doz bilgisi bulunmadığı için kesin illiyetin kurulamadığını belirtmiş, buna karşın korumasız çekim ile hastalık arasında bağ bulunduğunu bildirmiştir. Daire ayrı bir gerekçe yazmadan, esastan ret kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek oybirliğiyle onamıştır ve sonuç bu dosyanın raporlarına özgüdür.[26]

Maruziyeti Tanık ve İşyeri Kayıtları Nasıl Gösterir?

Tanık, tıbbi bağı kuramaz. Yalnız çalışma ortamını anlatır. Aynı işte çalışan kişi, tozlu veya kimyasal ortamda geçen süreyi ve koruyucu donanım verilip verilmediğini bildirir. Vardiya düzenini de anlatabilir. Bu bilgi ölçüm kayıtlarıyla birleşince maruziyet tablosu oluşur.

Baştaki örneğe dönersek işçinin akciğer filmi tanıyı, hizmet dökümü çalıştığı süreyi gösterir. Eksik halka işyerindeki toz ortamıdır. Bu halkayı ölçüm kayıtları, işyeri hekimi dosyası ve aynı bölümde çalışmış kişilerin beyanı tamamlar. Hastalık işten ayrıldıktan sonra çıktığı için ilk belirtinin tarihini gösteren muayene kaydı da süre hesabında önem taşır.

Kurum Sağlık Kurulu kararı olumsuz çıkarsa yol bellidir. Önce Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz edilir. Yargıtay’a gelen dosyalarda yol, bu itirazdan sonra iş mahkemesinde açılan davadır. Dava sırasında bilirkişi heyeti hem hastalığın niteliğini hem de işyeri koşullarıyla bağını inceler.

Meslek Hastalığı Raporu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Meslek hastalığı raporunu hangi hastane verir?

Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları sağlık kurulu raporu düzenler. Yönetmeliğe göre Sağlık Bakanlığı meslek hastalıkları hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ile Devlet üniversitesi hastaneleri yetkilidir. Hastalığın mesleki sayılıp sayılmadığına ise Kurum Sağlık Kurulu karar verir.

İşverenin meslek hastalığını bildirme süresi kaç gündür?

Bildirim süresi üç iş günüdür. Hastalığa tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren için süre, bu durumun öğrenildiği günden başlar. Bildirim yazılı bildirgeyle yapılır. Bildirmeyen işverene Kurumun yaptığı masraflar ve ödediği geçici ödenekler rücu edilir.

İşten ayrıldıktan sonra çıkan hastalık meslek hastalığı sayılır mı?

Sayılabilir. Eski işten fiilen çıkış ile hastalığın ortaya çıkışı arasında yönetmelikteki yükümlülük süresinden daha uzun bir zaman geçmemiş olması şarttır. Süre her hastalık için listede ayrıca yazılıdır. Liste süresi aşılmış olsa da klinik ve laboratuvar bulguları ile işyerindeki etken tespiti mevcutsa, Yüksek Sağlık Kurulunun onayı halinde hastalık yine sayılabilir.

Meslek hastalığı ile iş kazası arasındaki fark nedir?

İş kazası belirli bir olaydır. Hastalıkta ise çalışma ortamının tekrarlanan etkisi söz konusudur. Sosyal sigorta hakları iki durumda aynı başlık altında düzenlenir, ancak tespit yöntemi ve bildirim şartları birbirinden farklı işler.

Sağlık sebebiyle fesih ile meslek hastalığı tespiti aynı şey midir?

Hayır. Kurum Sağlık Kurulunun tespiti sosyal sigorta haklarını belirler. İşverenin iş sözleşmesini sağlık sebebiyle feshetmesi ise İş Kanunu m.25/I şartlarına bağlıdır. İki süreç ayrı yürür.

Meslek hastalığı tazminat davasında arabulucuya gitmek gerekir mi?

İş kazasından ya da meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davalarda arabuluculuk dava şartı sayılmaz. Kıdem ve ihbar gibi alacak taleplerinde ise dava açmadan önce arabulucuya başvurulur.

Kaynaklar

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.14/1 ↩
  2. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği m.5/2 ↩
  3. 5510 sayılı Kanun m.14/2 ↩
  4. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği m.8 ↩
  5. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun Görev, Yetki, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik m.7/1-a ↩
  6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.220/3 ↩
  7. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.15/1 ↩
  8. 5510 sayılı Kanun m.16/1 ↩
  9. 5510 sayılı Kanun m.17 ve m.19 ↩
  10. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.417/2 ve m.417/3 ↩
  11. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.54 ↩
  12. 5510 sayılı Kanun m.21/1 ↩
  13. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72 ve m.146 ↩
  14. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ve m.3/3 ↩
  15. 5510 sayılı Kanun m.14/3 ↩
  16. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği m.4, m.17 ve m.18 ↩
  17. 5510 sayılı Kanun m.14/4 ↩
  18. 6331 sayılı Kanun m.14/2-b, m.14/3 ve m.14/4 ↩
  19. 5510 sayılı Kanun m.13/1 ↩
  20. 4857 sayılı İş Kanunu m.25/I ↩
  21. 4857 sayılı İş Kanunu m.24/I-a ↩
  22. 4857 sayılı İş Kanunu m.26/1 ↩
  23. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği m.20 ↩
  24. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2025/201, K.2025/11010, 01.07.2025 (bozma, oybirliği) ↩
  25. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2024/9498, K.2025/8934, 27.05.2025 (bozma, oybirliği) ↩
  26. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2024/15544, K.2025/6216, 17.04.2025 (onama, oybirliği) ↩