Elinizde e-Devlet’ten alınmış bir adli sicil kaydı çıktısı var. Çıktıda herhangi bir mahkumiyet görünmüyor. Başvurduğunuz kurum ise ayrıca adli sicil arşiv kaydı belgesi istiyor. İki belge neden ayrı isteniyor ve hangisi neyi gösteriyor?
Örnek olay Ankara’da geçiyor. Bir kişi yıllar önce kasten yaralama suçundan hapis cezası aldı. Ceza ertelendi ve denetim süresi sorunsuz tamamlandı. Şimdi bir kamu ilanına başvuracak. Kaydının sicilde mi arşivde mi durduğunu, ne zaman tamamen silineceğini ve hangi belgeleri hazırlaması gerektiğini öğrenmek istiyor.
Sicil ve Arşiv Kaydı Başvurusunda Hangi Belgeler Hazır Tutulmalı?
Her belge ayrı bir soruyu cevaplar. Dosya şu kağıtlarla başlar.
- Kimlik kartı ve e-Devlet erişimi
- e-Devlet’ten alınmış güncel sicil kaydı çıktısı
- Kesinleşme şerhli hüküm (ilam) örneği
- Cezanın infaz edildiğini gösteren başsavcılık yazısı veya adli para cezası ödeme belgesi
- Ertelenen cezada denetim süresinin tamamlandığını gösteren karar ya da yazı
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde karar ve davanın düşmesine ilişkin karar
- Başkası adına işlem yapılacaksa, sicil ve arşiv sorgulama yetkisi açıkça yazılı vekaletname
Kanun, bilgilerin kullanılış amacı belirtilerek verilmesini ister. Vekile bilgi verilmesi de vekaletnamede açıkça belirtilmiş olma koşuluna bağlıdır.[1] Bu yüzden başvuruda amaç yazılır, vekaletnamede yetki açık bırakılmaz.
Bir kişi hakkında alınacak karar için yakınının kaydı ise kural olarak istenemez.[2] Eş ya da kardeşin kaydını getirmek bu nedenle bir işe yaramaz. Onsekiz yaşından küçüklerin kayıtları ise yalnız soruşturma ve kovuşturma için istenebilir.[3]

Sicil Kaydı ile Arşiv Kaydı Arasındaki Fark Nedir?
Adli sicil kaydı, kesinleşmiş mahkumiyetlerin güncel kaydıdır. Hapis cezası, adli para cezası ve ertelenen cezanın denetim süresi bu kayda işlenir.[4] Disiplin suçları, tazyik hapsi ve idari para cezaları ise sicile hiç yazılmaz.[5]
Ceza infaz edilince kayıt sicilden çıkarılır ve arşive alınır.[6] Adli sicil arşiv kaydı bu aşamada yok olmaz. Yalnız daha dar bir çevreye açılır.
| Kayıt | Nasıl Oluşur? | Kimler Öğrenebilir? |
|---|---|---|
| Sicil kaydı | Kesinleşen mahkumiyet sicile işlenir | Kişi, vekili, kamu kurum ve kuruluşları |
| Arşiv kaydı | İnfaz tamamlanınca sicilden arşive alınır | Kişi, vekili, savcılık, mahkeme, seçim kurulları, özel kanunla yetkili kurumlar |
| HAGB kaydı | Karar ayrı bir sisteme kaydedilir | Yalnız soruşturma veya kovuşturma kapsamında |
Özel işyerleri kanundaki bu listede yer almaz. Bu nedenle belgeyi genellikle kişinin kendisi sunar. Gerçek kişiler kendi kayıtlarını güvenli kimlik doğrulamayla e-Devlet üzerinden sorgulayabilir.[7] Kayıt türleri ve yargı kolları için ceza hukuku sayfası da bir başlangıç noktasıdır.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Ne Zaman Silinir ve Süre Nasıl Hesaplanır?
Süre için iki bilgi gerekir. Birincisi kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihtir. Çoğu olayda bu, cezanın infazının tamamlandığı gündür. İkincisi mahkumiyetin hangi gruba girdiğidir.
Hesap şöyle kurulur. Silinme tarihi, arşive alınma tarihine kanundaki sürenin eklenmesiyle bulunur. Mahkeme kararının tarihi bu hesaba girmez. Mahkumiyeti bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme ve etkin pişmanlık da kaydı sicilden arşive geçirir. Ceza zamanaşımının dolması ve genel af için de aynı sonuç doğar.[8]
| Durum | Tamamen Silinme | Dayanak |
|---|---|---|
| Diğer mahkumiyetler | Arşive alınma koşulunun oluşmasından 5 yıl sonra | m.12/1(c) |
| Anayasa m.76 veya TCK dışı kanunda hak yoksunluğu doğuran mahkumiyet, hakların geri verilmesi kararı alınmış | 15 yıl sonra | m.12/1(b)(1) |
| Aynı hal, geri verme kararı alınmamış | 30 yıl sonra | m.12/1(b)(2) |
| Fiil artık suç sayılmıyor | Talep aranmadan silinir | m.12/2 |
| Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucu beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı | Önceki kayıt silinir | m.12/3 |
Sürelerin ve gruplarının kaynağı 5352 sayılı Kanunun metnidir.[9] Kişinin ölümü halinde kayıtlar tamamen silinir.[10] Beş yıllık süre en çok görülen gruptur. Mahkumiyet Anayasa m.76 ya da TCK dışındaki bir kanun nedeniyle hak yoksunluğu doğuruyorsa 15 ya da 30 yıllık gruba bakılır. TCK m.53’teki kanuni yoksunluk bu grubu belirlemez.
Örnekteki kişi için hesap şöyle yürür. Denetim süresi sorunsuz tamamlanınca ceza infaz edilmiş sayılır ve bu bilgi sicile işlenir.[11] Kayıt arşive alınır ve beş yıllık süre bu andan sayılır. Başka bir kanunun bağladığı hak yoksunluğu yoksa kasten yaralama mahkumiyeti beş yıllık gruptadır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Ertelenen Ceza Kayıtlara Nasıl Yansır?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasıdır. Mahkeme iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında bu yola gidebilir. Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmaması ve zararın giderilmesi gibi koşullar aranır.[12]
Denetim süresi beş yıldır. Bu sürede kasten yeni suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa hüküm ortadan kalkar, davanın düşmesine karar verilir.[13] Aksi halde mahkeme hükmü açıklar. HAGB kararı ayrı bir sisteme kaydedilir. Bu kayıt yalnız soruşturma veya kovuşturma kapsamında savcı, hakim ya da mahkeme isterse kullanılabilir.[14]
Ertelenen hapis cezası ise başka bir kurumdur. İki yıl veya daha az hapis cezasında erteleme verilebilir. Denetim süresi bir yıldan az, üç yıldan fazla olamaz.[15] Ertelenen ceza ve denetim süresi adli sicile işlenir. Denetim süresi iyi halli geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır ve bu bilgi de sicile yazılır.[11]
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karşı yol HAGB kararına itiraz yazısında, kısa süreli hapsin seçenek yaptırıma çevrilmesi ise hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi yazısında açıklanmıştır.
TCK m.53 Hak Yoksunlukları Kayıt Silinene Kadar Sürer mi?
Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkumiyet, kanunun sonucu olarak bazı hakları engeller. Kamu görevi üstlenmek, velayet, vesayet ve kayyımlık, dernek ve şirket yöneticiliği ile izne tabi bir mesleği serbest yürütmek bu haklar arasındadır.[16] Kişi, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.[17] Yoksunluğun süresi bu yüzden kaydın silinmesine değil, infazın tamamlanmasına bağlıdır.
Hükmedilen ceza bir yıl veya daha az süreli, yani kısa süreli hapis cezasıysa ve ertelenmişse bu kanuni yoksunluk hiç uygulanmaz.[18] Örnekteki ertelenen ceza bu sınırı aşıyorsa yoksunluk doğar, ancak aşağıdaki istisnalar devreye girer.
Cezası ertelenen, denetimli serbestlikle infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinde bu yoksunluk uygulanmaz.[19] Boşanma ve velayet dosyasında taraflardan biri hakkındaki ceza hükmü gündeme gelirse bu ayrım önem kazanır. Dosyada hangi belgelerin bulunacağı boşanma davası belgeleri yazısında anlatılıyor.
TCK dışındaki kanunların bağladığı yoksunluklarda ayrı bir yol vardır. Bu yola yasaklanmış hakların geri verilmesi denir. İnfazın tamamlanmasından sonra üç yıl geçmesi, yeni suç işlenmemesi ve kişinin iyi halli yaşadığına dair mahkemede kanaat oluşması gerekir.[20] Cezanın infazına genel af ya da etkin pişmanlık dışında bir nedenle son verilmişse, hükmün kesinleşmesinden itibaren beş yıl aranır. Bu süre, hapis cezasına üç yıl eklenerek bulunan süreden az olamaz.[21]
Kayıt Silme ve Hakların Geri Verilmesi Talebi Nereye Yapılır?
Üç işlem birbirinden ayrıdır ve her biri başka bir yere gider.
- Kaydı öğrenmek için e-Devlet, başsavcılığın sicil birimi ya da yurt dışında elçilik ve konsolosluk kullanılır
- Süre dolduğu halde silinmemiş arşiv kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne başvurulur
- Yasaklanmış hakların geri verilmesi için hükmü veren mahkemeye ya da hükümlünün ikametgahındaki aynı derecedeki mahkemeye başvurulur
Sicil bilgilerini mahalli birimlerde başsavcılıklar, yurt dışında elçilik ve konsolosluklar, merkezde ise Genel Müdürlük verir.[22] Silme kararlarını Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakan onayıyla kurulan üç hakimli komisyon alır.[23] Kanun, birinci fıkradaki süreler dolan kayıtlar için ayrıca başvuru şartı koymaz. Yargıtay kararında alıntılanan Adli Sicil Yönetmeliği m.13 metni de bu hallerde silmenin komisyonca re’sen yapıldığını söyler. Yönetmeliğin güncel metni mevzuat.gov.tr üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir. Hakların geri verilmesi talebini ise mahkeme inceler ve kesinleşen karar arşive yazılır.[24]
Dilekçe yazarken başvurunun kime yöneldiği en başta belirtilir. Biçim için dilekçe örnekleri sayfasına bakılabilir. Kaydın hangi gruba girdiği belirsizse dosyayı bir avukata sormak yanlış mercie başvuruyu önler.
Yargıtay Arşiv Kaydının Silinmesi Yetkisi Konusunda Ne Diyor?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi önüne gelen bir olayda hükümlü, infaz edilmiş hapis ve adli para cezasının arşiv kaydının silinmesini asliye ceza mahkemesinden istemişti. Mahkeme talebi kabul etti. Karar kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay’a taşındı ve bozuldu.
“arşiv kaydının silinmesine ilişkin değerlendirmenin, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirileceği gözetilmeksizin, arşiv kaydının silinmesine karar verilmesi hukuka aykırıdır.”
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E.2021/11577, K.2021/13773, 01.11.2021 (kanun yararına bozma, oybirliği)
Aynı karar, geçmesi gereken sürelerin henüz dolmadığını da saptamıştır. Karar kanun yararına bozma niteliğindedir ve tek bir olaya ilişkindir. Genel bir içtihat gibi değil, kanunun uygulanışını gösteren bir örnek olarak okunmalıdır. Dilekçenin mahkemece karara bağlanmak yerine Genel Müdürlüğe gönderilmesi gerektiği başka bir kanun yararına bozma kararında da yer almıştır.[25]
Sicil ve Arşiv Kaydında En Sık Yapılan Belge ve Süre Hataları Nelerdir?
Hataların çoğu kayıt türlerinin birbirine karıştırılmasından doğar.
- Sicil çıktısında kayıt görünmediği için arşivde de kayıt olmadığını sanmak
- Süreyi karar tarihinden saymak, oysa süre kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten işler
- Arşiv silme dilekçesini mahkemeye vermek
- Davanın düşmesi kararı çıkmadan HAGB kaydının kalktığını varsaymak
- Vekaletnamede sicil ve arşiv yetkisini yazmamak
- Arşive alınmayı ya da arşiv kaydının silinmesini TCK dışı kanunlardaki hak yoksunluğunun kalktığı anlamına getirmek, oysa bunun için yasaklanmış hakların geri verilmesi yolu ayrıca işletilir
- Eski tarihli çıktıyı yeni başvuruda kullanmak
Son madde hafife alınır. Kayıt durumu infazla, kararla ya da süre dolumuyla değişir. Kurum güncel çıktı istiyorsa eski belge geçerli sayılmaz.
Kayıt Hatası ve Kaydın Durumu Nasıl İspat Edilir, Tanık Neye Yarar?
Bu kayıtlar resmi kayıttır. Kaydın içeriği belgeyle ispat edilir. Merkezi sicil birimi, kayıtları güncelleştirmek ve düzeltmekle görevlidir.[26] Yanlış ya da eksik işlenmiş bir kayıt için ilam, infaz yazısı ve ödeme dekontu gerekir. Tanık beyanı, resmi kayıtta yazan bir tarihi veya infaz durumunu değiştirmez.
Tanık yine de bir yerde işe yarar. Yasaklanmış hakların geri verilmesinde mahkeme, kişinin iyi halli yaşadığı kanaatine varmak zorundadır. İşyeri yazısı, SGK kaydı ve çevreden gelen beyan bu kanaati destekleyebilir. Takdir mahkemeye aittir ve sonuç önceden bilinemez.
Belgenin kanıt değeri de sınırlıdır. e-Devlet çıktısı yalnız çıktının alındığı andaki durumu gösterir. Kaydın neden orada olduğunu ve sürenin dolup dolmadığını göstermez. HAGB gibi ayrı kaydedilen bilgiler bu çıktıda yer almayabilir. Çıktı boşsa mahkumiyet hiç olmadı sonucu çıkmaz. Kayıt arşive alınmış olabilir.
İş yerindeki bir hırsızlık iddiası ceza dosyasına taşınırsa tutanak ve kamera kayıtları da önem kazanır. Bu belgeler hırsızlık iddiasıyla işten çıkarma yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Sicil ve Arşiv Kaydı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Sicil kaydı ile arşiv kaydı aynı şey midir?
Hayır. Sicil kaydı güncel mahkumiyet kaydıdır. Ceza infaz edilince kayıt sicilden çıkarılıp arşive alınır. Arşiv bilgileri daha dar bir çevreye verilir.
HAGB kararı sicil kaydında görünür mü?
HAGB kararı ayrı bir sisteme kaydedilir. Yalnız soruşturma veya kovuşturma kapsamında savcı, hakim ya da mahkeme isterse kullanılabilir. Denetim süresi uygun geçerse davanın düşmesine karar verilir.
Arşiv kaydının silinmesi için mahkemeye dilekçe verilir mi?
Arşiv kaydının silinmesi işlemi Genel Müdürlükçe yürütülür. Mahkemeye başvuru ise yasaklanmış hakların geri verilmesi içindir. İkisi farklı taleplerdir.
Başkasının sicil ve arşiv kaydını istemek mümkün müdür?
Kayıt kişinin kendisine ya da vekaletnamede yetkisi açıkça yazılı vekiline verilir. Bir kişi hakkında alınacak karar için yakınının kaydı kural olarak istenemez. Kanunda açık hüküm varsa durum değişir.
Beş yıl dolunca arşiv kaydı kendiliğinden silinir mi?
Beş yıllık süre diğer mahkumiyetler içindir ve kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten başlar. Kanun, süre dolan kayıt için ayrıca başvuru şartı koymaz. Silme işlemini Genel Müdürlük bünyesindeki komisyon yapar ve Yargıtay kararında alıntılanan Yönetmelik hükmü bunun re’sen yürütüldüğünü belirtir. Süre dolduğu halde kayıt silinmemişse Genel Müdürlüğe dilekçeyle başvurulabilir. Anayasa m.76 ya da TCK dışındaki kanunlardan doğan hak yoksunluğunda 15 ya da 30 yıllık süre geçerlidir. TCK m.53 yoksunluğu bu süreyi değiştirmez.
Kaynaklar
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.7/1(a) ve m.10/1(a) ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.10/2 ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.10/3 ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.4/1 ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.5 ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.9/1(a) ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.13/2 ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.9/1 ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.12/1 (6290 sayılı Kanunla değişik) ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.9/2 ve m.12/1(a) ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.51/8 ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.4/1(b) ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231/5 ve 6 (7589 sayılı Kanunla değişik metin) ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231/8 ve 10 (7589 sayılı Kanunla değişik metin) ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231/13 ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.6/1 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.51/1 ve 3 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.53/1 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.53/2 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.49/2 ve m.53/4 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.53/3 ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.13/A/1 ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.13/A/2 ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.8/1 ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.14 ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.13/A/3 ve 6 ↩
- Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E.2017/5885, K.2018/3392, 12.03.2018 (kanun yararına bozma, oybirliği) ↩
- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.3/1 ↩
