İçeriğe geç
Koç Hukuk Bürosu, Ankara Çankaya

Trafik Kazasında Taksirle Yaralama ve Bilirkişi Raporu

Yayın

Elinizde bir kaza tespit tutanağı, hastaneden alınmış bir rapor ve savcılıktan gelen ifade çağrısı var. Ankara’da bir kavşakta iki araç çarpışmış, sürücülerden biri yaralanmış. Taksirle yaralama trafik kazası dosyaları çoğunlukla bu üç belgeyle başlar. Dosyanın seyrini tutanağın tek başına söylediği değil, her belgenin neyi gösterdiği belirler. Aşağıda önce belgelerin kanıt değeri, sonra rapordaki ifadelerin cezaya etkisi anlatılıyor. Şikayet süresi, uzlaştırma ve bilirkişi raporu bunları izliyor.

Taksirle Yaralama Trafik Kazası Dosyasında Hangi Belgeler Bulunur?

Trafik kazasına olay yerinde zabıta el koyar. Kazanın nedenini, izlerini ve delillerini belirleyip kaza tespit tutanağı düzenleyen trafik zabıtasıdır. Adli işlem için mahalli genel zabıta da olaya el koyar.[1] Tutanak dosyanın ilk belgesidir, tek belgesi değildir.

Dosyada şu belgelerin bulunup bulunmadığına bakılır.

  • Kaza tespit tutanağı sürücü beyanlarını, araçların son konumunu ve krokiyi taşır.
  • Hastane kayıtları ve adli rapor yaralanmanın niteliğini ve tedavi sürecini gösterir.
  • Ambulans ve acil servis kayıtları yaralanmanın kazadan hemen sonra tespit edildiğini belgeler.
  • Kamera ve MOBESE görüntüleri hızı, şeridi ve ışık durumunu tutanaktan bağımsız gösterir.
  • Araç fotoğrafları ve hasar tespiti çarpma yönünü ve şiddetini anlatır.
  • Zorunlu trafik sigortası poliçesi sigortacıyı ve tazminat tarafını belirler.
  • Savcılık ve kolluk ifadeleri ile tanık beyanları olayın anlatımlarını karşılaştırmaya yarar.
  • Bilirkişi raporu sürücülerin kusurunu teknik açıdan değerlendirir.

Her belgenin kanıt değeri sınırlıdır. Ceza yargılamasında hakim kararını huzurunda tartışılan delillere dayandırır ve delilleri serbestçe takdir eder.[2] Tutanaktaki kusur yorumu bu nedenle mahkemeyi bağlamaz. Tutanak, diğer delillerle birlikte okunan bir delildir.

Taksirle yaralama dosyasında şikayet süresi, uzlaştırma, bilirkişi raporu ve sigorta başvurusunu özetleyen dört kutulu bilgi kartı.

Adli Rapordaki Hangi Bulgu Taksirle Yaralamada Cezayı Değiştirir?

Türk Ceza Kanunu m.89 yaralanmayı ağırlığına göre kademelendirir. Rapordaki her ifade bu yüzden önemlidir. Raporda kırık, kalıcı zayıflama ya da hayati tehlike yazıyorsa ceza bir üst basamağa çıkar.[3]

Rapordaki Bulgu Hüküm Sonuç
Acı veren ya da sağlığı bozan yaralanma m.89/1 Dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası
Kemik kırılması, organ işlevinin sürekli zayıflaması, yüzde sabit iz, hayati tehlike m.89/2 Birinci fıkradaki ceza yarı oranında artırılır
İyileşmesi olanaksız hastalık, duyu ya da organ kaybı, yüzün sürekli değişikliği m.89/3 Birinci fıkradaki ceza bir kat artırılır
Birden fazla kişinin yaralanması m.89/4 Dokuz aydan beş yıla kadar hapis
Sürücünün sonucu öngörüp istememesi (bilinçli taksir) m.22/3 Taksirli suçun cezası üçte birden yarıya kadar artırılır

Örnek olaydaki yaralı sürücünün raporunda kemik kırığı yazıyorsa dosya m.89/2 basamağına girer. Raporda böyle bir ifade yoksa ve yalnızca sağlığın bozulması belirtilmişse m.89/1 uygulanır. Rapor eksik ya da belirsizse ek rapor veya Adli Tıp Kurumu görüşü istenmesi gündeme gelebilir.

Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık yüzünden sonucun öngörülmeden gerçekleşmesidir.[4] Birden fazla sürücü kusurluysa her biri kendi kusuruna göre sorumlu olur.

24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun, 25.12.2025’te yürürlüğe girerek taksirle yaralamanın cezalarını artırdı. Birinci fıkradaki ceza üç aydan bir yıla iken dört aydan iki yıla, dördüncü fıkradaki ceza altı aydan üç yıla iken dokuz aydan beş yıla yükseltildi.[5] Kaza bu yürürlük tarihinden önce olduysa kaza tarihindeki metin ile sonraki metin karşılaştırılır ve failin lehine olan kanun uygulanır.[6] Kesin sonuç her dosyanın kendi delillerine göre belirlenir.

Taksirle Yaralamada Şikayet Süresi ve Uzlaştırma Nasıl İşler?

Taksirle yaralamanın soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikayet aranmaz. Birinci fıkra kapsamındaki yaralamada ise bilinçli taksir olsa bile şikayet gerekir.[7]

Şikayet süresi altı aydır. Süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar.[8] Sürücü kazada belli olduysa tarih çoğunlukla kaza günüdür. Hangi tarihin esas alınacağı olaya göre değişebilir.

Kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar görenin şikayetten vazgeçmesi davayı düşürür. Ancak vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Bu nedenle davanın düşmesi için sanığın da vazgeçmeyi kabul etmesi gerekir.[9]

Ceza Muhakemesi Kanunu taksirle yaralamayı uzlaştırma kapsamında sayar. Dosya uzlaştırma bürosuna gider, uzlaştırmacı tarafları görüşmeye çağırır. Teklife yedi gün içinde yanıt verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Uzlaştırmacı işlemleri otuz günde bitirir ve büro bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir.[10]

Birden fazla kişinin yaralandığı kazalarda uzlaştırmaya gidilebilmesi için mağdur veya zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.[11] Soruşturma aşamasında uzlaşma gerçekleşir ve şüpheli edimini hemen yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Edim taksitle ödenecekse kamu davasının açılması ertelenir. Uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz.[12]

Müzakerelerde yapılan açıklamalar delil olarak kullanılamaz.[13] Dava açıldıktan sonra da uzlaştırmaya gidilebilir. Bu durumda uzlaşma gerçekleşir ve edim hemen yerine getirilirse mahkeme davanın düşmesine karar verir, edim taksitle ödenecekse durma kararı verir.[14]

Bu uzlaştırma, 7036 sayılı Kanun’daki iş davalarına özgü arabuluculuk dava şartıyla karıştırılmamalıdır. Ceza dosyasında arabuluculuk dava şartı yoktur. Uzlaştırma ayrı bir kurumdur ve ceza hukuku alanında yürür.

Savcılığın takipsizlik kararına karşı itiraz yolu takipsizlik kararına itiraz yazısında açıklanmıştır.

Trafik Kazası Bilirkişi Raporunda Kusur Oranı Nasıl Okunur?

Karayolları Trafik Kanunu bazı davranışları asli kusur sayar. Kırmızı ışıkta geçme, arkadan çarpma, şeride tecavüz ve kavşakta geçiş önceliğine uymama bunlar arasındadır. Bu davranışlardan biri birden fazla sürücü tarafından yapılmışsa ya da kaza başka kural ihlallerinden doğmuşsa kusur oranı yönetmelikteki esaslara göre belirlenir.[15]

Bilirkişi raporu çoğunlukla üç kısımdan oluşur. İlk kısım olayın teknik anlatımıdır. İkinci kısım ihlal edilen trafik kuralını gösterir. Üçüncü kısım kusurun sürücüler arasında dağılımını verir.

Raporu eline alan kişi şu sorulara cevap arar.

  • Rapor tutanağa, krokiye, kamera kaydına ve ifadelerden hangilerine dayanıyor?
  • Hız, fren izi ve çarpma noktası bilgileri dosyadaki belgelerle uyuşuyor mu?
  • İhlal edilen trafik kuralı raporda açıkça yazılı mı?
  • Yaralının kendi davranışı, örneğin yaya geçidi dışından geçmesi, değerlendirilmiş mi?
  • Birden fazla rapor varsa aralarındaki çelişkinin sebebi anlatılmış mı?

Kusur dağılımı yalnız ceza dosyasını etkilemez. Sonradan açılacak tazminat davasında da aynı rapor tartışılır. Zarar görenin kendi kusuru olduğu ileri sürülürse bu iddia raporla sınanır.

Bilirkişi, çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde başvurulan kişidir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülecek konularda bilirkişiye gidilmez. Bilirkişi atamak ve sayısını belirlemek hakime veya mahkemeye aittir.[16] Rapora itiraz eden taraf gerekçesini dilekçeyle yazar. Ek rapor ya da yeni bilirkişi talebi de bu dilekçede yer alabilir. Mahkeme bu talebi reddederse kararını gerekçeli yazmak zorundadır.[17]

Yargıtay Ceza Genel Kurulu Bilirkişi Raporunun Bağlayıcılığına Nasıl Bakıyor?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 15.01.2019 tarihli kararında ölümle sonuçlanan bir trafik kazasını incelemiştir. Gerekçede, ölüm veya yaralanma ile sonuçlanan kazalarda bilirkişi incelemesinin işin tekniğiyle sınırlı kalması gerektiği belirtilmiştir. Kusurun hukuki değerlendirmesi ise hakime bırakılmıştır. Genel Kurul, birden fazla kişinin ölümüne yol açan kazada sanığın tali derecede kusurlu olduğunu kabul edip beraat hükmünü bozmuştur.

“bilirkişi raporları da mahkemeleri bağlayıcı nitelikte değildir.”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2017/709, K.2019/5, 15.01.2019 (bozma, oybirliği)

Bu ilke yaralamalı kazalarda da işler. Bilirkişi raporu bir delil değerlendirme aracıdır. Mahkeme raporu gerekçesini göstererek kabul edebilir, aksine karar da verebilir. Aynı gerekçe, raporlar arasında teknik bilgi gerektiren bir çelişki varsa bunun giderilmesini de arar, ancak her çelişki yeni bir bilirkişi incelemesini zorunlu kılmaz.

Kazada Tanık Beyanı ve Kamera Kaydı Neyi Gösterir?

Tanık beyanı olayın nasıl geliştiğini anlatır. Kusurun hukuki sonucunu ise bilirkişi ve hakim değerlendirir. Kazayı gören üçüncü kişi, sürücünün ya da yaralının yakını olan tanıktan farklı ağırlık taşır. Tanığın nerede durduğu, ne kadar uzaktan gördüğü ve ışığın durumu beyanın güvenilirliğini etkiler.

Kamera kaydı tanıktan daha az yoruma açıktır. Ancak kayıtlar belirli bir süre sonra silinebilir. Yolda, işyerinde ve araç içinde bulunan kameraların varlığı kazadan hemen sonra tespit edilmelidir. Kaydın savcılığa bildirilmesi ve dosyaya getirtilmesi talep edilebilir.

Örnek olaya dönersek, kavşaktaki işyeri kamerası ile yoldan geçen bir kişinin ifadesi tutanakla çelişebilir. Böyle bir çelişki bilirkişiden yeni inceleme istemek için somut dayanak olur.

Taksirle Yaralama Dosyasında Belge ve Delil Toplarken Hangi Hatalar Yapılır?

  • Altı aylık şikayet süresini kaçırmak. Şikayete bağlı hallerde süre geçerse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
  • Kaza tespit tutanağını kesin kusur belgesi gibi okumak.
  • Tedavi bitmeden ve kalıcı etki belli olmadan uzlaşma metni imzalamak.
  • Kamera kaydını ilk günlerde talep etmemek.
  • Reçete, fatura, epikriz ve çalışamama yazılarını saklamamak.
  • Bilirkişi raporuna gerekçeli itiraz vermeden duruşmayı beklemek.
  • Sigorta limiti içindeki talepler için sigorta şirketine yazılı başvuru yapmadan dava açmak.

Rapor ve kayıtların sağlam saklanması hem ceza hem tazminat tarafında işe yarar. Çalışan bir kişi için iş göremezlik yazıları geçici iş göremezlik ödeneği belgeleriyle birlikte düşünülür.

Aynı Belgeler Trafik Kazası Tazminat ve Sigorta Tarafında Nasıl Kullanılır?

Ceza dosyasındaki belgeler tazminat tarafında da aranır. Zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce zarar gören, ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmalıdır. Sigorta kuruluşu başvuruya 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da tahkime gidilebilir.[18]

Maddi zararın tazmini talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her halde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir dava zamanaşımı öngörüyorsa, o süre tazminat için de geçerlidir.[19] Taksirle yaralamada hangi sürenin uygulanacağı kaza tarihine ve dosyaya göre değerlendirilir.

Dilekçe hazırlığı için trafik kazası tazminat davası dilekçesi örneği sayfasına bakılabilir. Kalıcı sağlık kaybına ilişkin raporların nasıl okunduğu maluliyet raporu yazısında anlatılıyor. Diğer kaza türleri için trafik kazaları başlığı altındaki yazılar incelenebilir. Mevzuat metinlerine Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu sayfalarından ulaşılır.

Taksirle Yaralama Hakkında Sık Sorulan Sorular

Trafik kazasında taksirle yaralama şikayete bağlı mıdır?

Evet. Taksirle yaralamanın soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikayet aranmaz.

Şikayet süresi ne kadardır ve ne zaman başlar?

Süre altı aydır. Şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar. Kazada sürücü belliyse tarih çoğunlukla kaza günüdür.

Kaza tespit tutanağı tek başına kusuru belirler mi?

Hayır. Tutanak delillerden biridir. Hakim delilleri birlikte değerlendirir ve kusur konusunda tutanağa bağlı kalmaz.

Bilirkişi raporuna itiraz edilebilir mi?

Evet. Gerekçeli dilekçeyle itiraz edilir ve ek rapor ya da yeni bilirkişi istenebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlamadığını belirtmiştir. Mahkeme talebi reddederse kararını gerekçeli yazmak zorundadır.

Uzlaşma sağlanırsa taksirle yaralama dosyasına ne olur?

Soruşturma aşamasında edim hemen yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Edim taksitle ödenecekse kamu davasının açılması ertelenir. Dava açıldıktan sonra uzlaşılırsa ve edim hemen yerine getirilirse mahkeme davanın düşmesine karar verir. Uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar için tazminat davası açılabilir.

Ceza dosyası sürerken sigorta şirketine başvurulabilir mi?

Evet. Zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içindeki talepler için dava öncesinde sigorta kuruluşuna yazılı başvuru gerekir ve bu başvuru ceza dosyasının bitmesi beklenmeden yapılabilir. Hangi belgelerin ekleneceği olaya göre değişir.

Kaynaklar

  1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.83 ↩
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.217 ↩
  3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.89/1-4 ↩
  4. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.22/2-3 ↩
  5. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.89 (7571 sayılı Kanunla değişik) ↩
  6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7/2 ↩
  7. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.89/5 ↩
  8. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73/1-2 ↩
  9. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73/4, 73/6 ↩
  10. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253/1-b, 4 ve 12 ↩
  11. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253/7 ↩
  12. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253/19 ↩
  13. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253/20 ↩
  14. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.254/1-2 ↩
  15. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.84 ↩
  16. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.63 ↩
  17. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.34/1 ↩
  18. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.97 ↩
  19. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.109 ↩