Çankaya’da bir yakınınız gözaltına alındı ve sulh ceza hakimliği tutuklamaya karar verdi. Elinizde tutuklama kararının bir örneği, kira sözleşmesi, iş yerinden alınmış bir yazı ve bir hastane raporu var. Tutukluluğa itiraz için bu kağıtlardan hangisi neyi gösterir?
Gözaltı ve ifade aşamasındaki haklar şüpheli ifadesinde avukat hakkı yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Bir tutukluluğa itiraz dilekçesinin gücü, içine yazılan iddiadan çok yanına eklenen belgeden gelir. Kanun tutuklamayı belirli şartlara bağlamıştır. İtiraz, bu şartlardan birinin dosyada karşılığı bulunmadığını belgeyle göstermeye çalışır. Sonuç her dosyanın kendi delillerine göre değişir ve hiçbir belge tahliyeyi önceden belirlemez.
Tutukluluğa İtiraz Dilekçesine Hangi Belgeler Eklenir?
İlk belge tutuklama kararının kendisidir. Karar, kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenini, tedbirin ölçülü olduğunu ve adli kontrolün yetersiz kalacağını somut olgularla göstermek zorundadır.[1] Karar şüpheliye sözlü bildirilir ve yazılı örneği ayrıca verilir. Dilekçe bu gerekçeyi satır satır karşılar.
Karardan sonra aşağıdaki belgeler değerlendirilir.
- Tutuklama kararı ile varsa tutukluluğun devamına ilişkin kararların örnekleri.
- Yakalama ve gözaltı tutanağı, şüphelinin ifade tutanakları.
- Bilirkişi raporu, arama ve el koyma tutanağı gibi şüphenin dayandığı kayıtlar.
- Yerleşim yeri belgesi, kira sözleşmesi veya tapu kaydı.
- İş yeri yazısı, SGK hizmet dökümü, öğrenci belgesi.
- Nüfus kayıt örneği ve bakmakla yükümlü olunan kişileri gösteren kayıtlar.
- Sağlık kurulu raporu ya da hastane epikrizi.
Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belge örneği alabilir. Bu yetki, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse ve yalnız kanunda sayılan suçlarda hakim kararıyla kısıtlanabilir. Kısıtlama olsa bile yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları kısıtlama dışındadır.[2] Kısıtlama varsa dilekçe, görülebilen belgelere dayanılarak kurulur ve bu durum açıkça yazılır.
Bu belgelerin ceza dosyası açısından yeri için ceza hukuku yazılarına da bakılabilir. Müdafi ile vekilin farkı ve vekaletname yetkileri ceza davasında avukat seçimi yazısında işlenmiştir.

Tutuklama Kararının Gerekçesi Hangi Belgeyle Karşılanır?
Tutuklama nedenleri kanunda sayılmıştır. Kaçma veya saklanma şüphesi uyandıran somut olgular, delilleri yok etme ya da gizleme, tanık ve mağdura baskı girişimi bu nedenlerdendir.[3] Bazı suçlarda tutuklama nedeninin bulunduğu varsayılabilir, ama şüphenin yine somut delillerle desteklenmiş ve kuvvetli olması gerekir.[4] Kanunda üst sınırı iki yılı aşmayan hapis öngörülen suçlarda tutuklama yapılamaz. Kasten işlenen ve vücut dokunulmazlığına yönelen suçlar bu yasağın kapsamı dışındadır.[5]
Aşağıdaki tablo, kararda yazılı gerekçenin hangi belgeyle karşılanabileceğini ve belgenin sınırını gösterir.
| Gerekçe | Dayanak | Karşılayan belge | Belgenin sınırı |
|---|---|---|---|
| Kaçma şüphesi | CMK m.100/2-a | Yerleşim yeri belgesi, kira veya tapu, iş yeri yazısı | Sabit adres tek başına şüpheyi gidermez |
| Delilleri karartma | CMK m.100/2-b | Delillerin toplandığını gösteren tutanak ve raporlar | Toplanmamış delil varsa yetmez |
| Tanığa baskı | CMK m.100/2-b | Tanık ifadelerinin alındığını gösteren tutanaklar | Somut baskı iddiası ayrıca yanıtlanır |
| Kuvvetli şüphe | CMK m.100/1 | Delillerdeki çelişkiyi gösteren tutanak ve rapor | Beraat değil, şüphenin düzeyi tartışılır |
| Ölçülülük | CMK m.100/1, m.101/2 | Sağlık raporu, bakım yükümlülüğü kayıtları | Rapor hakimin takdirini bağlamaz |
Tablodaki bağ basittir. Belge, gerekçedeki somut olguyu hedef almalıdır. Kararda yalnızca delil karartma yazıyorsa yerleşim belgesi o cümleye cevap vermez.
Bir örnek verilebilir. Kararda yalnızca kaçma şüphesi yazılıdır. Çankaya’da yıllardır aynı adreste oturan, kira sözleşmesi, SGK kaydı ve çocuğunun okul belgesi bulunan kişi için bu kağıtlar yerleşikliği gösterir. Dilekçe, kararın hangi somut olguya dayandığını sorar ve belgeleri o olguyla karşılaştırır. Karar yurt dışı bağlantısına dayanıyorsa pasaport ve seyahat kayıtları da eklenir.
Tutuklama Yerine Adli Kontrol İstenirse Hangi Belgeler Sunulur?
Tutuklama sebepleri bulunsa bile şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir.[6] Yükümlülükler arasında yurt dışına çıkamama, belirli yerlere düzenli başvurma, konutu terk etmeme ve güvence yatırma yer alır.[7] Tutuklu şüpheli ve müdafii, adli kontrolle salıverilmeyi de isteyebilir.[8]
Bu talep için belgeler yükümlülüğün uygulanabilirliğini gösterir. Sabit konut, düzenli iş ve yurt dışına çıkış durumunu gösteren kayıtlar bunlardandır. Ağır hastalık ya da engellilik nedeniyle infaz kurumunda yaşamını yalnız sürdüremeyen kişi ile hamile bir kadın ya da doğumun üzerinden altı ay geçmemiş kadın için adli kontrole karar verilebilir.[9] Kanun burada takdir yetkisi tanır, zorunlu hal öngörmez. Hastalıkta ayrıca infaz mevzuatındaki usule göre alınmış rapor gerekir.
Adli kontrol yükümlülüğünün devamı en geç dört ayda bir incelenir.[10] Adli kontrol altında geçirilen zaman, kural olarak ceza süresinden düşülmez. Tedavi tedbiri ile konutu terk etmeme yükümlülüğü istisnadır, konut yükümlülüğünde her iki gün bir gün sayılır.[11]
Tutuklama Kararına İtiraz Süresi Kaç Gündür ve Dilekçe Kime Verilir?
Tutuklama, tutukluluğun devamı ve tahliye isteminin reddi kararlarına itiraz edilebilir.[12] Tutukluluğa itiraz için kanunda ayrı bir süre yazılmadığından genel itiraz süresi uygulanır. Kararın öğrenildiği tarihten başlayan süre, 1/6/2024 ve sonrasında verilen kararlar için iki haftadır. Eski kitaplardaki yedi günlük süreyi 7499 sayılı Kanun on dört güne çıkarmıştır.[13]
Dilekçe kararı veren mercie verilir. Tutuklu kişi, zabıt katibine beyanda bulunarak tutanağa da geçirtebilir. Kararı veren hakimlik itirazı haklı bulursa kararını kendisi düzeltir. Haklı bulmazsa dosyayı üç günü geçirmeden inceleme yapacak mercie yollar.[14] Sulh ceza hakimliğinin tutuklama kararlarında incelemeyi, bağlı olduğu yargı çevresinde görevli asliye ceza hakimi yürütür.[15]
İtiraz, kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz.[16] Merci savcının görüşünü alırsa bu görüş tutuklu kişiye ve avukatına iletilir. Cevap vermek için üç günleri vardır.[17] İnceleme genellikle dosya üzerinden yapılır. Gerektiğinde savcı ve müdafi dinlenir.[18]
Merciin kararı kesindir. Tutuklamaya ilk kez itiraz mercii karar verdiyse buna karşı itiraz edilebilir.[19] Başvuru yolları tükendikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, 6216 sayılı Kanun gereği otuz gün içinde yapılır.[20]
İtiraz süresi geçmiş olsa da kapı tamamen kapanmaz. Tahliye talebi, soruşturma da kovuşturma da dahil her evrede ileri sürülebilir.[21] Soruşturma sırasında tutukluluğun sürüp sürmeyeceği ise her otuz günde bir gözden geçirilir ve şüpheli ya da müdafii dinlenir.[22] Yeni bir belge bu incelemelere sunulabilir. Dilekçe örnekleri için dilekçe örnekleri sayfasına bakılabilir.
Tutuklamaya İtirazda Sık Yapılan Belge ve Yazım Hataları Nelerdir?
Belgeler çoğu zaman elde bulunur. Tutukluluğa itirazda hata, onların dilekçeye nasıl bağlandığında çıkar.
- Eski bir kitaptaki yedi günlük süreye güvenmek. Güncel metinde süre iki haftadır.
- Kararın gerekçesini okumadan genel bir savunma yazmak. Kararda hangi tutuklama nedeni yazılıysa dilekçe onu karşılamalıdır.
- Yerleşik olduğunu yazıp yerleşim yeri belgesini eklememek.
- Yalnız tahliye istemek. Adli kontrolle salıverilme talebi ayrıca ve alternatif olarak yazılmalıdır.
- Belgeyi sonradan getirmeye güvenmek. İnceleme dosya üzerinden yapıldığı için belgeler dilekçeyle birlikte sunulur.
- Kesin olan itiraz kararından sonra aynı gerekçeyi yinelemek. Yeni bir olgu doğmuşsa yeni bir tahliye istemi hazırlanır.
Bu hataların bir kısmı, kararı ilk okuyan kişinin elindeki kağıtla dosyadaki kayıt arasındaki farktan doğar. Belgelerin hangisinin dosyada, hangisinin yalnız ailede bulunduğu en başta ayrılmalıdır. Konuya ilişkin diğer yazılar makaleler bölümünde yer alır.
Yargıtay Tutuklama Belgelerinin Dosyada Bulunması Hakkında Ne Diyor?
Tutukluluğa itirazı doğrudan konu alan bir Yargıtay kararı bu yazıda gösterilmemiştir. Aşağıdaki karar, beraatle sonuçlanan bir yargılamada tutuklu kalınan süre nedeniyle açılan koruma tedbirleri tazminatı davasına aittir. Daire bu davada kendi önceki bozma gerekçesini anarak yerel mahkemenin yeni hükmünü onamıştır. Karar 2022 tarihlidir, 1/6/2024 ve sonrasındaki bazı tazminat istemlerinde ise 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır (CMK m.142/2).
“yakalama, gözaltı, tutuklama, tahliyeye ilişkin belgelerin aslı ya da onaylı örneklerinin dosya arasına alınması gerektiği”
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2021/4394, K.2022/41, 10.01.2022 (onama, oybirliği)
Bu ifade dairenin önceki bozma gerekçesidir, onama hükmünün gerekçesi değildir. Bozmada anılan husus, tazminatın dayandığı dava dosyasına yakalama, gözaltı, tutuklama ve tahliye belgelerinin aslı ya da onaylı örneklerinin alınmasıdır. Karar bir tutukluluğa itiraz kararı değildir ve itiraz dilekçesine belge eklenmesi konusunda bir şey söylemez. Tahliye belgesi, tutuklama müzekkeresi ve karar örneklerini saklamak kararın dışında, sonraki hak taleplerinde de işe yarayabilecek bir önlemdir.
Tutuklamaya İtirazda İspat ve Tanık Anlatımının Yeri Nedir?
İtiraz merciinde genellikle duruşma yapılmadığı için tanık kural olarak canlı dinlenmez. Tanığın anlatımı, soruşturma dosyasında alınmış ifade olarak aranır. Dilekçede o ifadenin dosyadaki yeri gösterilir. Dijital kayıtlar da aynı mantıkla kullanılır. Telefon kayıtları, mesajlar ve banka hareketleri dosyada varsa hangi sayfada bulunduğu yazılır. Dosyada olmayan bir kayıt sunulacaksa kaynağı ve nasıl elde edildiği belirtilir. Örneğin delil karartma iddiasına karşı, tanığın ifadesinin zaten alındığı tarih ve sayfa belirtilebilir.
Her belgenin kanıt değeri sınırlıdır. Yerleşim yeri belgesi adresi gösterir, kişinin kaçmayacağını göstermez. İş yeri yazısı çalışmayı kanıtlar, hakimin suçun ağırlığına ilişkin kanaatini değiştirmeyebilir. Sağlık raporu hastalığı gösterir, tutuklamanın sürmesine engel olup olmadığını ise hakim değerlendirir. Belgeler birlikte sunulduğunda dosyanın tamamı daha tutarlı görünür.
Belgelerin birlikte değerlendirilmesi için avukata sor bölümünden soru iletilebilir. Mevzuatın tam metni için Ceza Muhakemesi Kanunu güncel haliyle incelenebilir.
Tutuklama ve Adli Kontrole İtiraz Hakkında Sık Sorulan Sorular
İtiraz süresi geçtiyse yeniden başvuru yolu var mı?
Evet. Tahliye talebi dosyanın hangi evresinde olursa olsun yenilenebilir. Soruşturmadaki tutukluluk halinin devamı ayrıca her otuz günde bir incelenir. Yeni bir belge ya da olgu varsa bu başvurularda sunulur.
Dilekçeyi yalnızca avukat mı verebilir?
Hayır. Tutuklu kişi kendisi dilekçe verebilir ya da zabıt katibine beyanda bulunabilir. Müdafi aracılığıyla yapılan başvurular da kabul edilir. Dilekçenin hangi belgeyle desteklendiği sonucu etkiler.
İtiraz reddedilirse ne olur?
Merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir. Başvuru yolları tükendiğinde otuz gün içinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir. Yeni bir olgu doğarsa ayrıca tahliye istemi yenilenebilir.
Tutukluluk en fazla ne kadar sürebilir?
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde süre en çok bir yıldır, zorunlu hallerde altı ay uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanındaki işlerde sınır iki yıldır, süre uzatılabilir. Soruşturma evresi için ayrıca daha kısa üst sınırlar vardır. Çocuklar için bu süreler oranla kısaltılır.[23]
Adli kontrolde geçen süre cezadan düşülür mü?
Kural olarak düşülmez. İstisnalar tedavi tedbiri ile konutu terk etmeme yükümlülüğüdür. Konut yükümlülüğünde her iki gün bir gün sayılır.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.101/2 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.153/1, 153/2 ve 153/3 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.100/2 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.100/3 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.100/4 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.109/1 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.109/3 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.103/1 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.109/4 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.110/4 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.109/6 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.101/5 ve m.104/2 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.268/1 ve Geçici m.6/1-c (2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37. maddesiyle değişik) ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.268/2 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.268/3-b ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.269 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.270/2 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.271/1 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.271/4 ↩
- 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.47/5 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.104/1 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.108/1 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.102 ↩
