Elinizde Cumhuriyet Başsavcılığından gelen, “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı bir yazı var. Yanında şikayet dilekçenizin kopyası, birkaç mesaj dökümü ve bir banka dekontu duruyor. Halk arasında bu karara takipsizlik denir. Takipsizlik kararına itiraz hakkı kanunda açıkça düzenlenmiştir, ancak süre kısadır. İtirazın gücü de büyük ölçüde elinizdeki belgelerin ne gösterdiğine bağlıdır.
Aşağıdaki örnekler Ankara’da yapılmış bir şikayet üzerinden kurulmuştur. Şikayetçi verdiği parayı geri alamamıştır ve savcılık “yeterli şüphe oluşmadı” diyerek dosyayı kapatmıştır. Önce belgeler, sonra süre, dilekçenin içeriği ve ispat konusu ele alınır.
Takipsizlik Kararına İtiraz Öncesinde Elde Hangi Belgeler Bulunmalı?
İlk belge kararın kendisidir. Savcı, kamu davasını açmaya yetecek şüpheyi oluşturan delil elde edilemediğinde ya da kovuşturma olanağı bulunmadığında bu kararı verir. Karar suçtan zarar görene ve ifadesi alınmış şüpheliye bildirilir. Bildirimde başvurulabilecek yol, süre ve itiraz makamı da gösterilir.[1]
Gerekçenin hangi yola dayandığı önemlidir. Delil yetersizliği denmişse itiraz delil tartışmasına girer. Zamanaşımı, şikayet süresinin geçmesi ya da şikayetten vazgeçme denmişse tartışma hukuki engel üzerinde yürür. Dosyadaki belgelerin her biri bu iki yoldan birine hizmet eder.
| Belge | Dosyada Neyi Gösterir | Kanıt Değeri Sınırı |
|---|---|---|
| Karar ve tebliğ evrakı | Savcının gerekçesi, karar sayısı, tebliğ günü | Süre karar tarihinden değil tebliğ gününden işler |
| Şikayet dilekçesi ve ekleri | Olayın tarihi, iddia edilen fiil, sunulan deliller | Dilekçede sayılan ek dosyada yoksa değerlendirilmemiş olabilir |
| İfade tutanakları | Şüphelinin savunması, tanık beyanları, çelişkiler | Çelişki göstermeden yapılan itiraz savunmayı çürütmez |
| Mesaj, kayıt ve dekontlar | Yazışmanın içeriği, para hareketi, tarih | Ekran görüntüsünün bütünlüğü ve elde ediliş biçimi tartışılabilir |
| Doktor veya bilirkişi raporu | Yaralanma, maddi zarar, teknik tespit | Rapor tek başına failin kim olduğunu göstermez |
Mağdur ve şikayetçi, soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla savcıdan belge örneği isteyebilir. Vekili aracılığıyla soruşturma belgelerini de inceletebilir, ancak bu hak 153. maddeye uygun olmak koşuluyla tanınmıştır. Kanunda sayılan bazı suçlarda soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme ihtimali varsa hakim kararıyla dosya incelemesi kısıtlanabilir.[2] Soyut ve genel bir şikayet nedeniyle “soruşturma yapılmasına yer olmadığı” kararı verilmişse, bu karara da aynı usulle itiraz edilir.[3]

Takipsizlik Kararına Karşı Süre İki Hafta mı, On Beş Gün mü?
Suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir. Merci, kararı veren savcının görev yaptığı yargı çevresine göre belirlenir ve ağır ceza mahkemesinin kurulu olduğu yerdeki sulh ceza hakimliğidir.[4] Eski kitaplarda ve eski kararlarda on beş gün yazar. İki haftalık süre, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlara uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş bir kararda önceki hüküm geçerliliğini korur ve süre on beş gündür.[5] Güncel kanun metni mevzuat.gov.tr adresinden kontrol edilebilir.
Süre hafta cinsinden verilmişse, tebliğ günüyle aynı adı taşıyan son haftadaki günün çalışma saati sonunda tükenir. Tebliğ bir salı günü yapıldıysa son gün iki hafta sonraki salıdır. Son gün resmi tatile denk gelirse süre tatili izleyen gün sona erer.[6]
Süreyi kendi kusuru olmaksızın kaçıran kişi eski hale getirme talep edebilir. Engel ortadan kalktıktan sonra iki hafta içinde, süreye uyulsaydı işlemi yapacak mercie dilekçe sunulur ve kusursuzluğu gösteren olgular belgeleriyle anlatılır. Bu iki hafta, engelin 1 Haziran 2024 ve sonrasında kalktığı hallerde uygulanır. Engel daha önce kalkmışsa yedi günlük eski süre geçerlidir.[7] Mazeret belgeyle anlatılmalıdır. Hastane yatış kaydı ya da tebliğ zarfındaki tarih bu aşamada işe yarar.
İtiraz Dilekçesinde Hangi Olay ve Deliller Gösterilmeli?
Kanun, itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin belirtilmesini ister.[8] Takipsizlik kararına itiraz dilekçesi bu yüzden duygusal bir anlatım olarak değil, belge listesine dayanan bir metin olarak kurulur. Genel kalıp metinler için dilekçe örnekleri sayfası bir başlangıç sağlar, ancak ceza dosyasının delilleri her olayda farklıdır.
| Dilekçe Bölümü | Yazılacak İçerik | Dayandığı Belge |
|---|---|---|
| Merci ve karar bilgisi | Sulh ceza hakimliği, soruşturma numarası, karar tarihi | Karar ve tebliğ evrakı |
| Tebliğ tarihi | İtirazın süresinde olduğunu gösteren gün | Tebliğ zarfı veya tebliğ tutanağı |
| Olayın özeti | Ne zaman, nerede, kim, ne yaptı | Şikayet dilekçesi |
| Kararın eksik bıraktığı nokta | Gerekçede tartışılmayan delil veya çelişki | İfade tutanakları, ekler |
| Toplanmamış delil | Dinlenmeyen tanık, alınmayan kayıt, yapılmayan inceleme | Tanık listesi, kayıt dökümü |
| Sonuç istemi | Kararın kaldırılması, kamu davasının açılması | Kanundaki itiraz usulü |
Dilekçenin dayanağı kabaca üç kalemden oluşur. Bunlar kararın gerekçesindeki boşluk, dosyada bulunup tartışılmayan delil ve toplanması henüz mümkün olan yeni delil. Üçü de belgeyle gösterilebilmelidir. Şüphelinin kimliğini ve adresini gösteren yazışmalar da bu belge listesinde yer alır.
Hakimlik, kararını vermek için soruşturmanın derinleştirilmesine ihtiyaç duyarsa bunu başsavcılıktan talep edebilir. Dava açmaya yetecek neden görmezse itirazı gerekçesini yazarak geri çevirir, giderleri itiraz edene yükler ve evrakı savcılığa iade eder. İtirazı yerinde görürse iddianame düzenleme görevi savcıya düşer.[9] Hukuk davalarındaki itiraz yolları, örneğin icra takibine itiraz, başka kanunlara bağlıdır ve bu süreyle karıştırılmamalıdır.
Şikayet Süresi ve Zamanaşımı Takipsizlik Kararını Nasıl Etkiler?
Şikayete tabi suçlarda hak sahibi altı aylık süre içinde başvurmazsa savcılık soruşturma yürütemez. Bu süre, fiilin ve failin kimliğinin öğrenildiği günde işlemeye başlar.[10] Hakaret suçunda şikayet süresi, öğrenme tarihi ne olursa olsun fiilin işlendiği günden itibaren iki yılı geçemez.[11] Bu sınır, 14 Kasım 2024 tarihinde soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalara uygulanmaz.[12] Takipsizlik gerekçesi süre ise itirazda şikayet tarihini ve öğrenme gününü gösteren belge belirleyici olur. Hastane kaydı, mesajın tarihi ve ilk ifade tutanağı bu belgelerdendir.
Kovuşturması şikayete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı değilse, suçtan zarar görenin şikayetten vazgeçmesi davayı düşürür. Sanık vazgeçmeyi kabul etmediyse onun bakımından sonuç doğmaz.[13] Dava zamanaşımı da ayrı bir engeldir. Üst sınırı beş yılı aşmayan hapis veya adli para cezalı suçlarda dava zamanaşımı sekiz yıldır. Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması ya da iddianame düzenlenmesi zamanaşımını keser, ancak kesilme halinde süre en fazla yarısı kadar uzar.[14] Zamanaşımı gerekçesiyle verilmiş bir kararda dosyadaki ifade tarihleri bu hesabın temelini oluşturur. Suç tiplerine göre ayrıntılar için ceza hukuku bölümündeki yazılara bakılabilir.
İtiraz Dilekçelerinde Sık Yapılan Belge ve Süre Hataları Nelerdir?
- Takipsizlik kararına itiraz süresini karar tarihinden saymak ve tebliğ gününü dilekçeye yazmamak.
- “Mağdurum, adalet istiyorum” düzeyinde kalıp olay ve delil göstermemek.
- Savcının değerlendirdiği delili yeniden anlatmak, ancak gerekçenin hangi noktasının hatalı olduğunu söylememek.
- Ekleri dilekçede saymak fakat dosyaya fiilen sunmamak.
- Delil toplanmasını yalnızca “araştırılsın” diye istemek; hangi kaydın, hangi tanığın ve hangi kurumun kastedildiğini yazmamak.
- İtirazı kararda gösterilen merci yerine idari bir şikayet kanalına yöneltmek.
İkinci ve beşinci hata en sık görülenlerdir. Çünkü sulh ceza hakimliği dosyayı kural olarak duruşmasız inceler.[15] Dilekçede olmayan bir olgu, hakimin önüne ancak dosya içindeki belge olarak gelebilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu İtiraz Kararının Kesinliği Hakkında Ne Diyor?
Takipsizlik kararına itiraz sonucunda verilen kararın niteliği Ceza Genel Kurulu önüne gelmiştir. Dosyada savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, karar mağdurun zorunlu vekiline tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemişti. Mağdur sonradan kendi itirazını sunmuş, sulh ceza hakimliği itirazı kabul etmiş, dava açılmıştı. Bölge adliye mahkemesi bu hakimlik kararını “yok hükmünde” sayarak davayı reddetmişti. Genel Kurul bu gerekçeyi yerinde bulmadı ve hükümleri bozdu.[16]
“…hukuka aykırılığı iddia ediliyor ise CMK’nın 309.maddesi gereğince kanun yararına bozma yasa yoluna gidilmesi talep edilmelidir.”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2025/577, K.2026/211, 08.04.2026 (bozma, oybirliği)
Kararın uyuşmazlık konusu, tebliğin zorunlu vekile yapılmasının süreye etkisiydi. Genel Kurul bu noktayı tartışmadan, itiraz mercii kararının kesin olduğunu ve başka mahkemelerce yok sayılamayacağını vurguladı. Karar metni, olay tarihinde uygulanan on beş günlük süreyi aktarır, oysa süre bugün iki haftadır. Kararın pratik sonucu şudur. İtiraz merciinin kararı kesindir, hukuka aykırılık varsa çare kanun yararına bozma yolundan geçer. Bu yüzden ilk itiraz dilekçesi eksiksiz hazırlanmalıdır.
Tanık, Mesaj ve Kayıtlar Takipsizlik Dosyasında Nasıl İspat Aracı Olur?
Mağdur, soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteyebilir.[17] Örnekteki şikayetçi açısından bu, ifadesi alınmamış bir tanığın adını, adresini ve neyi bildiğini yazmak demektir. “Olayı bilen tanıklar dinlensin” cümlesi savcılığa yol göstermez. “Para teslimine şahit olan kişi” ve “teslimin yapıldığı gün” gibi somut tarifler ise talebi uygulanabilir kılar.
Mesajların ve kayıtların ispat gücü, bütünlüğüne ve nasıl elde edildiğine bağlıdır. Yüklenen suç, hukuka uygun biçimde elde edilmiş delille ispat edilebilir. Kanuna aykırı elde edilen delilin ortaya konması istemi ise reddolunur.[18] Bu hükümler yargılama evresine ilişkindir, ancak soruşturma dosyasında da delilin güvenilirliği tartışma konusu olur. Ekran görüntüsünün yanında telefondaki asıl yazışmanın saklanması, tarih ve numara bilgisinin görünür olması önem taşır. Dekontlarda ise gönderen, alıcı ve açıklama alanı birlikte sunulmalıdır.
Hakaret şikayetlerinde ekran görüntüsü ve kayıtların toplanması sosyal medyada hakaret delili yazısında işlenmiştir.
İtiraz Reddedilirse veya Süre Geçerse Hangi Yollar Kalır?
Merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir.[19] İtiraz reddedilirse aynı olay nedeniyle dava ancak yeni bir delil çıkarsa ve sulh ceza hakimliği bu konuda karar verirse açılabilir.[20] Yeni delil, o gün ellerinizde olmayan ve dosyaya girmemiş bir belge ya da tanıktır. Aynı belgelerin yeniden sunulması yeni delil sayılmaz.
Başvuru yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru da söz konusu olabilir. Başvuru, yolların tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır.[21] Kanun yararına bozma ise Adalet Bakanlığının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimiyle işleyen olağanüstü bir yoldur ve kişinin doğrudan açabileceği bir dava değildir.[22] Kararın gerekçesi ve ekleriyle ilgili somut bir soru için Avukata Sor sayfası kullanılabilir.
Takipsizlik Kararına İtiraz Hakkında Sık Sorulan Sorular
İtiraz dilekçesini kim verebilir?
Karar tebliğ edilmediyse süre işler mi?
Tebliğ edilmedikçe itiraz süresi başlamaz. Süre, kararın zarar görene ulaştığı tebliğ tarihinden itibaren işler. Tebliğin ne zaman yapıldığı tartışmalıysa dilekçede tarih ve dayanak belge açıkça yazılmalıdır.
Takipsizlik kararı ile beraat aynı şey midir?
Hayır. Takipsizlik, soruşturma sonunda savcının verdiği karardır. Beraat ise dava açıldıktan sonra mahkemenin verdiği hükümdür.
İtiraz reddedilirse aynı olay için yeniden şikayet edilebilir mi?
Yeni delil elde edilmedikçe ve sulh ceza hakimliği bu konuda karar vermedikçe aynı olay için dava açılamaz. Yeni delil, daha önce dosyaya girmemiş bir belge, kayıt ya da tanık olmalıdır.
İtiraz reddedilirse itiraz eden masraf öder mi?
Sulh ceza hakimliği kamu davası için yeterli neden bulamazsa istemi reddeder ve itiraz edeni giderlere mahkum eder. Tutar dosyaya ve gider kalemlerine göre değişir.
Şikayet süresi geçmişse itiraz sonuç verir mi?
Şikayete bağlı suçta altı aylık süre kaçırılmışsa soruşturma yapılamaz ve itiraz bu eksikliği gidermez. Sürenin ne zaman başladığı, fiili ve failin öğrenildiği güne göre belirlenir. Bu tarihi gösteren belge itirazda önem taşır.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.172/1 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.234/1-a ve m.153/2 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.158/6 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173/1, 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle “onbeş gün” yerine “iki hafta” olarak değiştirilmiştir ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Geçici Madde 6/1-b ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.39/2 ve 39/4 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.40, m.41 ve Geçici Madde 6/1-a ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173/2 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173/3 ve 173/4 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73/1 ve 73/2 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73/2, 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunla eklenen cümle ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Geçici Madde 7/1 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73/4 ve m.73/6 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66/1-e, m.67/2 ve m.67/4 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.271/1 ↩
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2025/577, K.2026/211, 08.04.2026, oybirliğiyle bozma ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.234/1-a-1 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.217/2 ve m.206/2-a ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.271/4 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173/6 ve m.172/2 ↩
- 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.47/5 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309/1 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173/5 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.171/2 ve m.173/1 ↩
