Ankara’daki bir adliyeden gelen çağrı kağıdı elinizde. Üzerinde “şüpheli” sıfatı ve bir ifade tarihi yazıyor. İlk soru çoğu zaman ceza davasında avukat seçimi için nelere bakılacağıdır.
Yanıtın büyük kısmı elinizdeki kağıtlarda saklıdır. Çağrı kağıdı, ifade tutanağı, iddianame ve vekaletname ayrı şeyler söyler. Yazı, her belgenin neyi gösterdiğini ve neyi göstermediğini anlatır. En sık yapılan hatalar da sonda yer alır.
Her dosya kendi delillerine göre ilerler. Aşağıdakiler genel bilgidir ve sonuç vaadi taşımaz. Konunun genel çerçevesi için ceza hukuku sayfasına bakılabilir.
Ceza Davasında Avukat Seçimi Öncesinde Elinizdeki Belgeler Ne Gösterir?
Soruşturma evresinde elinize genellikle üç kağıt geçer. Bunlar çağrı kağıdı, olay tutanağı ve ifade tutanağıdır. Kovuşturma evresinde iddianame ile duruşma davetiyesi eklenir. Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) göre soruşturma iddianamenin kabulüne kadar, kovuşturma ise kabulden hükmün kesinleşmesine kadar sürer.[1]
| Belge | Kim Düzenler | Ne Gösterir | Sınırı |
|---|---|---|---|
| Çağrı kağıdı | Savcılık, kolluk veya mahkeme | Hangi sıfatla ve ne zaman çağrıldığınız | Suçun ayrıntısı yazılmayabilir |
| İfade veya sorgu tutanağı | İfadeyi alan makam | Hakların hatırlatılıp hatırlatılmadığı | İmzaladığınız beyan size karşı da kullanılır |
| İddianame | Cumhuriyet savcısı | Atılı suç ve istenen madde | Mahkumiyet kararı değildir |
| Vekaletname | Noter | Avukatın sizi temsil yetkisi | Olayın delili sayılmaz |
| Baro görevlendirme yazısı | Baro | Müdafiin baro tarafından atandığı | Seçtiğiniz avukat gelince görev biter |
Önce çağrı kağıdındaki sıfata bakın. Soruşturma evresindeki kişiye şüpheli, kovuşturma evresindeki kişiye sanık denir. Hangi evrede olduğunuz, hangi belgelere ulaşabileceğinizi de belirler.
İfade tutanağında ise hak hatırlatması satırı aranır. İfade veya sorgu sırasında kişiye müdafi seçme hakkı olduğu, hukuki yardımdan yararlanabileceği ve müdafiin ifadede hazır bulunabileceği bildirilir. Müdafi seçecek durumda değilse ve isterse baro bir müdafi görevlendirir.[2]

Müdafi, Vekil ve Vekaletname Arasındaki Fark Nedir?
Kanun iki ayrı sıfat tanımlar. Müdafi, şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukattır. Vekil ise katılanı, suçtan zarar göreni veya malen sorumlu kişiyi temsil eden avukattır.[3]
Aynı avukat, tuttuğunuz tarafa göre farklı sıfat taşır. Hakkınızda soruşturma varsa avukatınız müdafi olur. Mağdur ya da katılan olarak başvurduysanız avukatınız vekil sayılır.
Mağdurun avukatı yoksa bazı suçlarda baro devreye girer. Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, ısrarlı takip, kadına karşı kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda mağdur baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir.[4]
Vekaletname ise avukatın yetkisini gösteren belgedir. Türkiye için tek tiptir. Biçimini ve içeriğini Türkiye Barolar Birliği ile Türkiye Noterler Birliği hazırlar. Avukat, vekaletnamenin örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu imzasıyla onaylayarak kullanabilir. Bu örnek yargı mercileri, resmi daire ve kurumlar için resmi örnek hükmündedir.[5]
Vekaletname yokluğu, avukatla görüşmeye engel değildir. Şüpheli veya sanık, vekaletname aranmaksızın müdafiiyle her zaman ve konuşulanlar başkalarınca duyulamayacak bir ortamda görüşebilir. Müdafiyle yazışmalar denetime tabi tutulamaz.[6] Terör suçları, devlet güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar gibi kanunda sayılan hallerde ise gözaltındaki şüphelinin görüşme hakkı, hakim kararıyla yirmi dört saat kısıtlanabilir.[7]
Zorunlu Müdafilik Hangi Suçlarda ve Hangi Belgelerle Devreye Girer?
Ceza davasında avukat seçimi kural olarak isteğe bağlıdır. Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Müdafi seçebilecek durumda olmadığını söylerse ve isterse baro avukat görevlendirir.[8]
İstisna zorunlu müdafiliktir. Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istemi aranmadan müdafi görevlendirilir. Aynı kural, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar için de geçerlidir.[9] Kanun metnini mevzuat.gov.tr üzerinde güncel haliyle okuyabilirsiniz.
| Durum | Avukat Nasıl Belli Olur | Dayanak |
|---|---|---|
| Avukat tutabiliyorsunuz | Siz seçersiniz ve vekaletname verirsiniz | CMK m.149 ve m.150/1 |
| Avukat tutamıyorsunuz | İsterseniz baro görevlendirir | CMK m.150/1 |
| Müdafii yoksa çocuk, kendini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz sanık | İstem aranmadan baro görevlendirir | CMK m.150/2 |
| Suçun alt sınırı beş yıldan fazla | İstem aranmadan baro görevlendirir | CMK m.150/3 |
| Suçun alt sınırı tam beş yıl | Artırım öngören nitelikli hal yoksa zorunlu atama yok, istemle mümkün | CMK m.150/1 ve CGK E.2022/155 |
Son satıra dikkat edin. Bazı kaynaklarda “beş yıl veya daha fazla” yazar, kanun metni ise “beş yıldan fazla” der. Fark yalnız bir gün gibi görünür ama atamanın zorunlu olup olmadığını değiştirir. Cezayı belirli oranda artıran bir nitelikli hal varsa hesap değişebilir, çünkü Ceza Genel Kurulu 2022 tarihli kararında (oy çokluğu) alt sınırı artırımla birlikte değerlendirdi.
Görevlendirmeyi baro yapar. Soruşturmada ifadeyi alan merciin veya sorguyu yapan hakimin, kovuşturmada mahkemenin istemi üzerine, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapıldığı yerin barosu atama yapar. Kendi avukatınızı sonradan seçerseniz baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer.[10]
Görevlendirilen müdafi duruşmaya gelmez, vakitsiz çekilir veya görevden kaçınırsa hakim ya da mahkeme derhal başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar. Mahkeme oturuma ara verebileceği gibi oturumu ertelemeye de karar verebilir. Yeni müdafi savunmasını hazırlamak için yeterli zaman olmadığını açıklarsa oturum ertelenir.[11]
Tutuklama kararına itiraz dilekçesi tutukluluğa itiraz yazısında ayrıca açıklanmıştır.
Ceza Vekaletnamesinde Hangi Yetkilerin Yazılı Olması Gerekir?
Vekaletname metni, avukatın neleri tek başına yapabileceğini belirler. Müdafi veya vekil, kanun yoluna başvurudan ancak vekaletnamede bu konuda özel yetkili kılınmışsa vazgeçebilir.[12] Bu yetki metinde yoksa avukat başvurudan tek başına vazgeçemez. Kanunun 150. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kendisine müdafi atanan şüpheli veya sanıkla müdafiin iradesi kanun yolu konusunda çelişirse müdafiin iradesi geçerli sayılır.[13]
Tevkil de benzer biçimde belgeden okunur. Vekaletnamede başkasını tevkile yetki tanınmışsa avukat, yazılı sözleşmede aksine açık bir hüküm yoksa işi başka bir avukatla birlikte veya ona vererek takip ettirebilir.[14] Dilekçe düzenine ilişkin örnekler için dilekçe örnekleri sayfasına bakılabilir.
Adres satırı da küçümsenmemelidir. Vekaletnamede yazılı adrese avukatın yaptığı her tebliğ iş sahibine yapılmış sayılır. Adres değişikliği en geç üç gün içinde taahhütlü mektupla avukata bildirilir.[15]
Müdafiin dosya inceleme yetkisi kanunda ayrıca düzenlenmiştir ve metinde vekaletname ibrazı şartına bağlanmamıştır. Soruşturma evresinde müdafi dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin örneğini harçsız alabilir. Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürüyorsa bu yetki, kanunda sayılan ağır suçlarla sınırlı olarak hakim kararıyla kısıtlanabilir.[16]
Kısıtlama her belgeyi kapsamaz. Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları kısıtlama dışındadır. İddianame mahkemece kabul edildikten sonra müdafi dosyayı ve muhafaza altındaki delilleri inceleyebilir, tüm tutanak ve belgelerin örneğini alabilir.[17]
Kurumlardan belge talebi ayrı bir kuraldır. Avukat bilgi ve belgeleri inceleyebilir, ancak belgelerden örnek alınması vekaletname ibrazına bağlıdır.[18] Banka, sigorta ve kamu kurumu yazışmalarında bu fark önem kazanır.
Avukatlık Ücret Sözleşmesi ve Makbuz Neden Saklanmalıdır?
Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığıdır. Avukatlık asgari ücret tarifesi altında ücret kararlaştırılamaz.[19] Tarife her yıl yenilenir. Bu nedenle burada tutar verilmez.[20]
Yazılı sözleşme bulunmasa da avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre sonuna kadar takip eder.[21] Yine de sözleşme olmayınca ücret tartışmaya açılır. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ücret uyuşmazlığında tarife uygulanır.[19]
Pratikte üç belge birlikte saklanır. Bunlar ücret sözleşmesi, banka dekontu veya makbuz ve vekaletname örneğidir. Her biri ayrı bir şeyi kanıtlar. Sözleşme ne üzerinde anlaşıldığını, dekont ödemeyi, vekaletname yetkiyi gösterir.
Mahkemenin karşı tarafa yüklediği vekalet ücreti ise ayrı kavramdır ve avukata aittir.[19] Sözleşme, makbuz ve vekalet ücreti arasındaki farkın nasıl işlediği iş davasında avukatlık ücreti yazısında da anlatılır.
Vekalet ve Müdafilik Belgelerinde En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Ceza davasında avukat seçimi sırasında şu hatalar sık görülür.
- Çağrı kağıdını avukata göstermeden ifadeye gitmek. İlk ifade, sonraki savunmanın zeminini oluşturur.
- Hak hatırlatması satırını okumadan tutanağı imzalamak. Tutanakta işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, getirilmediyse nedeni yazılır.[22]
- Vekaletnameyi içeriğine bakmadan imzalamak. Kanun yolundan vazgeçme ve tevkil yetkisi metinde görünmelidir.
- Adres değişikliğini avukata bildirmemek. Eski adrese yapılan tebligat sizi bağlayabilir.
- Ödemeyi belgesiz yapmak. Sözleşme ve dekont yoksa ücret, sonradan tartışma konusu olur.
Belgelerin kanıt değerinin sınırı da bilinmelidir. Vekaletname yetkiyi gösterir, olayın nasıl geliştiğini göstermez. Ödeme makbuzu parayı ispatlar, savunmanın içeriğini ispatlamaz. Hak hatırlatma satırı ise beyanın doğruluğuna değil, işlemin yapıldığına işaret eder.
Sorunuzu bir avukata iletmek isterseniz avukata sor sayfası kullanılabilir.
Yargıtay Zorunlu Müdafilik Sınırını Nasıl Yorumluyor?
Ceza Genel Kurulu, yaşamı tehlikeye sokacak biçimde kasten yaralama suçunu ele aldığı bir dosyada sınırı açık biçimde çizdi. Kanunda ceza “beş yıldan az olamaz” biçiminde sabit bir alt sınırla belirlenmişti ve sanığa zorunlu müdafi atanmamıştı. Özel Daire hükmü bozmuştu. Genel Kurul, itiraz üzerine bu bozmayı kaldırdı.[23]
“alt sınırı beş yıl olan suçlar bu kapsamın dışında bırakılmıştır.”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2011/3-194, K.2011/228, 15.11.2011 (itirazın kabulü, oybirliği)
Kurul, gerekçesinde kanunun eski halini de anlattı. İlk metin “üst sınırı en az beş yıl” derken 5560 sayılı Kanun bunu “alt sınırı beş yıldan fazla” olarak değiştirmişti. Kurul, bu tercihin bilinçli olduğunu belirtti.
Aynı kurulun 10.05.2022 tarihli kararı (E.2022/155, K.2022/321) ise nitelikli halleri ele aldı. Genel Kurul, cezayı belirli oranda artıran nitelikli hallerin de zorunlu müdafi hesabında dikkate alınması gerektiğini kabul etti. Bu görüş, 2016 tarihli önceki Genel Kurul kararlarındaki yalnız temel cezaya bakan yaklaşımdan dönüş anlamına geliyor. Somut dosyada beş yıldan on yıla kadar hapis öngören hırsızlık suçuna, gece işlenmesi nedeniyle yarı oranında artırım ekleniyordu ve bu artırım kanunda takdire bırakılmamıştı.[24]
Bu noktada karar oy çokluğuyla alındı ve üç üye karşı oy kullandı. Yine de itiraz reddedildi, çünkü kesinleşmiş hükümde içtihat değişikliği olağanüstü kanun yolu sebebi sayılmadı. Bu ikinci konuda karar oybirliğiyle verildi.[24]
Bu iki karar tek başına her dosyanın sonucunu belirlemez. Ama iddianamede hangi maddenin ve hangi nitelikli halin yazdığını okumanın neden önemli olduğunu gösterir. Zorunlu müdafi gerekip gerekmediği değerlendirilirken yalnız temel cezaya değil, bu maddelere de bakılır. Ceza davasında avukat seçimi bu yüzden kişinin tercihine olduğu kadar suçun hukuki niteliğine de bağlıdır.
Müdafi Hakkının Hatırlatıldığı Nasıl İspat Edilir ve Tanık Dinlenir mi?
İspatın ana belgesi tutanaktır. İfade tutanağında yer ve tarih, hazır bulunanların ad ve sıfatları, işlemlerin yerine getirilip getirilmediği ile tutanağın ifade veren ve hazır müdafi tarafından okunduğu yazılır. İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında ayrıca teknik imkanlardan yararlanılır.[25]
Müdafi bulunmadan kollukça alınan ifadenin değeri sınırlıdır. Böyle bir ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.[26] Doğrulama yapılırsa ifade hükme esas alınabilir. Bu yüzden mahkemede ne söylendiği önemlidir.
Tutanakla anlatım arasında çelişki varsa devreye delil ve tanık girer. İfade sırasında hazır bulunanlar tutanakta adıyla yazıldığı için hangi kişilerin dinlenebileceği bellidir. Kanun, kişiye şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteme imkanı olduğunu hatırlatmayı da zorunlu tutar.[27]
Avukatın kendisinin tanık olarak çağrılması ayrı bir meseledir. Avukatlar, bu sıfatları dolayısıyla öğrendikleri bilgiler konusunda tanıklıktan çekinebilir.[28] Avukatla yapılan yazışmaların denetlenememesi de bu korumayı tamamlar.
Avukatlık ilişkisinin kendisi ise vekaletname, sözleşme ve ödeme belgeleriyle kanıtlanır. Bu belgeleri bir dosyada, tarih sırasıyla ve asılları saklanarak tutmak sonradan çıkabilecek uyuşmazlıkları azaltır. İfade sırasındaki haklar ve tutanağın imzalanması şüpheli ifadesinde avukat hakkı yazısında ele alınmıştır.
Ceza Davası Avukatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Ceza davasında avukat tutmak zorunlu mudur?
Genel kuralda zorunlu değildir. Şüpheli veya sanık müdafi seçebilir. Müdafii bulunmayan çocuk, kendini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz kişiler ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda istem aranmadan baro avukat görevlendirir.
Vekaletname olmadan avukatımla görüşebilir miyim?
Evet. Şüpheli veya sanık, vekaletname aranmaksızın müdafiiyle kural olarak her zaman görüşebilir ve yazışmalar denetime tabi tutulamaz. Vekaletname ibrazı ise kurumlardan belge örneği alınırken aranır, görüşme için gerekmez.
Alt sınırı tam beş yıl olan suçta baro avukatı atanır mı?
Cezayı artıran bir nitelikli hal yoksa zorunlu atama yoktur, çünkü kanun beş yıldan fazla alt sınırı arar. Avukat seçemeyecek durumdaysanız ve isterseniz yine de baro avukat görevlendirebilir. Cezayı belirli oranda artıran nitelikli hallerde Ceza Genel Kurulu artırımı hesaba katmıştır ve bu görüş oy çokluğuyla benimsenmiştir.
Baro avukatı atanmışken kendi avukatımı seçebilir miyim?
Evet. Şüpheli veya sanığın sonradan kendi müdafiini seçmesi halinde baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer.
Vekaletnamede kanun yolundan vazgeçme yetkisi neden önemlidir?
Müdafi veya vekil, başvurudan ancak vekaletnamede özel yetkili kılınmışsa vazgeçebilir. Yetki yazılı değilse avukat kanun yolundan tek başına vazgeçemez.
Ceza davasında avukat ücreti nasıl belirlenir?
Taraflar ücreti sözleşmeyle kararlaştırır, ancak avukatlık asgari ücret tarifesinin altına inemez. Tarife her yıl yenilendiği için tutar burada yazılmamıştır. Sözleşme, dekont ve vekaletname birlikte saklanmalıdır.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.2/1-e ve f ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.147/1-c ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.2/1-c ve d ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.234/1 ve m.239/1 ↩
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.56 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.154/1 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.154/2 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.150/1 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.150/2 ve 150/3 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.156 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.151/1 ve 151/2 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.266/2 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.266/3 ↩
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.171 ↩
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.175 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.153/1 ve 153/2 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.153/3 ve 153/4 ↩
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.2/3 ↩
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.164 ↩
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.168 ↩
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.171/1 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.147/1-i ↩
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2011/3-194, K.2011/228, 15.11.2011 ↩
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2022/155, K.2022/321, 10.05.2022 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.147/1-h ve 147/1-i ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.148/4 ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.147/1-f ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.46/1-a ↩
