İçeriğe geç
Koç Hukuk Bürosu, Ankara Çankaya

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma ve Kanıtlama

Yayın

Elinizde eşinizle yazışmalarınız, bir hastane çıkış belgesi ve olaylara tanık olmuş iki kişi var. Dava açmayı düşünüyorsunuz. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davasında asıl soru, hangi belgenin neyi gösterdiği ve hakimin hangisini dikkate alacağıdır.

Yazı belge ve delil üzerinden ilerliyor. Örnek olay Ankara’da geçiyor. Sekiz yıllık evliliğini bitirmek isteyen bir kadının dosyasında kanıtların nasıl eşleştirildiği, hangi kayıtların dosyaya hiç giremeyeceği ve tanığın nasıl dinlendiği anlatılıyor.

Şiddetli Geçimsizlik Nedir ve Kanunda Hangi Maddeye Dayanır?

Kanunda “şiddetli geçimsizlik” adıyla ayrı bir boşanma sebebi yoktur. Uygulamada bu ifade, Türk Medeni Kanunu m.166’daki evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebini anlatmak için kullanılır.[1] Madde metni mevzuat.gov.tr üzerindeki kanun metninde okunabilir. Ortak hayatı sürdürmek beklenemeyecek kadar sarsılmış evlilikte eşlerden her biri dava açabilir.

Davacının kusuru daha ağırsa davalı, davaya itiraz edebilir. İtiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin sürmesinde davalı ile çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya yine de karar verilebilir.[2] Kusurun kime yükleneceği bu yüzden delil dosyasının merkezindedir.

Özel boşanma sebepleri ayrı şartlara bağlıdır. Zina (m.161) ile hayata kast, pek kötü veya ağır derecede onur kırıcı davranış (m.162) sebeplerinde dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her halde olayın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.[3] Küçük düşürücü suç ve haysiyetsiz hayat sürmede, birlikte yaşama beklenemiyorsa her zaman dava açılabilir. Terkte en az altı aylık ayrılık ve hakim ya da noter ihtarı aranır.[4] Evlilik birliğinin sarsılması sebebinde kanun böyle bir süre koymaz.

Dava reddedilse bile yol kapanmaz. Ret kararı kesinleşir ve üzerinden bir yıl geçtiği halde ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir. Bu kural, 7532 sayılı Kanunla değişen dördüncü fıkrada yer alır.[5]

Boşanma davasında sebebe göre süreyi, olay ve delil eşleştirmesini, hukuka aykırı delil riskini ve tanık listesini özetleyen dört kutulu kart.

Boşanma Davasında Elinizdeki Belgeler Neyi Gösterir?

Örnek dosyada altı kalem var. Her biri ayrı bir soruya cevap verir ve her birinin bir sınırı vardır.

Belge Neyi gösterir Sınırı
Mesajlar ve e-postalar Hakareti, tehdidi, yazışmanın tarihini Hesabı kimin kullandığı tartışılırsa tek başına yetmeyebilir
Sağlık raporu Yaralanmanın tarihini ve türünü Yaralamayı kimin yaptığını göstermez
Kolluk tutanağı Olayın bildirildiği günü, ilk anlatımı İddia aşamasındaki beyandır
Koruma veya uzaklaştırma kararı Hakimin tedbir verdiğini Tedbir için delil aranmadığından kusuru tek başına ispatlamayabilir
Banka ve harcama kayıtları Ekonomik baskıyı, ev giderine katkıyı Kayıt niyeti göstermez
Fotoğraf, video, ses kaydı Olay anını Hukuka aykırı elde edilmişse dikkate alınmaz

Belgeleri tarih sırasına koymak dosyayı okunur kılar. Örnek dosyada önce mesajlar, sonra olay günü alınan rapor, en sonda kolluk kaydı sıralanmıştır. Hakim böylece şiddetli geçimsizliğin ne zaman başladığını ve nasıl ağırlaştığını tek bakışta görür.

Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için 6284 sayılı Kanun, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmayacağını söyler.[6] Karar dosyaya girer, ama kusurun ispatı boşanma hakiminin kendi değerlendirmesiyle yapılır. Soruşturma dosyası varsa onun akıbeti de ceza hukuku yazılarındaki süreçle birlikte izlenmelidir.

Koruma kararı için hangi kayıtların toplandığı şiddet koruma kararı belgeleri yazısında işlenmiştir.

Dava Dilekçesinde Olay ve Delil Nasıl Eşleştirilir?

Dava dilekçesinde, dayanılan bütün olayların sıra numarası altında özeti ve her olayın hangi delille ispat edileceği yazılır.[7] Hangi delilin hangi olay için gösterildiğini açıkça belirtmek de zorunludur.[8] Kanundaki süre geçtikten sonra delil gösterilemez. Gecikme yargılamayı uzatma amacı taşımıyorsa veya tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa mahkeme istisnaen izin verebilir. Bu kurallar Hukuk Muhakemeleri Kanunu metninde yer alır.[9]

Örnek kadının dilekçesinde olaylar şöyle eşleşir.

  • Hakaret ve tehdit, numara ve tarih bilgisiyle sunulan mesaj dökümüyle gösterilir.
  • Fiziksel şiddeti olay günü alınan sağlık raporu, kolluk tutanağı ve yaralanmayı ertesi gün gören tanık gösterir.
  • Ekonomik baskı, maaşın yattığı hesabın hareketleriyle ve ev giderine katkı yapılmadığını gösteren kayıtlarla anlatılır.
  • Ayrı yaşama, kira sözleşmesi, ihtarname ve ayrı adresi gösteren belgeyle ortaya konur.

İspat yükü olguyu ileri süren taraftadır. Medeni Kanun, her tarafın hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu söyler.[10] “Eşim bana kötü davrandı” cümlesi yetmez. Olayın tarihi, yeri ve kişisi dilekçede görünmelidir. Dilekçe düzeni için dilekçe örnekleri sayfasına bakılabilir.

Kusur Belirlemesi Nafaka ve Tazminat Taleplerini Nasıl Etkiler?

Belgelerin ağırlığı en çok kusur tespitinde ortaya çıkar. Şiddetli geçimsizlik iddiasıyla açılan davada mali sonuçlar da bu tespite bağlanır. Tazminat ve nafaka tutarını hakim her dosyada olaya göre belirler.

Talep Dayanak Kusurun etkisi
Maddi tazminat TMK m.174/1 Kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu eşten isteyebilir
Manevi tazminat TMK m.174/2 Kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu eşten isteyebilir
Yoksulluk nafakası TMK m.175 Yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla isteyebilir
Dava süresince geçici önlemler TMK m.169 Barınma, geçim ve çocukların bakımı için hakim resen alır

Yoksulluk nafakasında bir değişiklik yolda. Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli ve E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti.[11] İptal, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar madde mevcut metniyle uygulanır. Nafaka tutarı sonradan değişirse nafaka artırım davası dilekçesi örneği işe yarar.

Tazminat talebini etkileyen deliller boşanmada manevi tazminat delilleri yazısında ayrıca anlatılmıştır.

Hukuka Aykırı Elde Edilen Delil Boşanma Davasında Dikkate Alınır mı?

Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller, mahkeme tarafından bir olayın ispatında dikkate alınamaz.[12] Boşanma davalarında bu kural sık gündeme gelir. Eşler birbirinin telefonuna, evine ve yazışmasına kolayca ulaşabilir.

Eve eşin bilgisi dışında ses kayıt cihazı koymak ya da telefonuna gizlice program yüklemek bu kapsamda tartışılır. Türk Ceza Kanunu m.133, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan birinin rızası olmadan ses alma cihazıyla kaydetmeyi ayrıca suç olarak düzenler.[13] Kaydı alan kişi, ayrıca ceza yargılamasıyla da karşılaşabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bir kararında, müşterek konuta kadının bilgisi olmadan ses kayıt cihazı yerleştirilmesiyle elde edilen kayıt, ilk derece mahkemesince hukuka aykırı delil sayılmış, Daire de bu kabulden hareket etmiştir. Dairenin gerekçesinde şu cümle yer alır.

“Hukuka aykırı olarak elde edilen herhangi bir delil, yargılama esnasında kullanılamaz ve delil olma vasfını yitirir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/658, K.2024/8815, 19.11.2024 (kusur belirlemesi ve mali sonuçlar yönünden bozma, diğer yönlerden onama, oybirliği)

Aynı kararda kaydı dinleyen tanığın aktarımı da hükme esas alınmamıştır. Çünkü tanık, hukuka aykırı kaydın içeriğini anlatıyordu. Bu olay kadına kusur olarak yüklenemeyince taraflar eşit kusurlu sayılmış, erkek lehine manevi tazminat ve kadının reddedilen yoksulluk nafakası talebi de bozma kapsamına girmiştir.[14] Karar kendi olayının koşullarına göre verilmiştir. Her kayıt için aynı sonuç öngörülemez.

WhatsApp yazışmasının boşanma davasında delil olup olmadığı ayrı bir yazıda ele alınmıştır.

Boşanma Dosyasına Delil Eklerken Hangi Hatalar Yapılır?

Dosyalarda en sık görülen hatalar şunlardır.

  • Gizli kayıt sunmak sorun yaratır. Eşin bilgisi dışında alınan ses, görüntü ve telefon verileri delil olarak reddedilebilir. Ayrıca şikayete konu olabilir.
  • Yalnız ekran görüntüsüne güvenmek de risklidir. Kimin hangi numaradan ne zaman yazdığı belli değilse görüntü tartışma yaratır. Telefon ve numara bilgisi saklanmalıdır.
  • Affedilmiş olayı kusur diye anlatmak hata olur. Zina ile hayata kast ve pek kötü davranış sebeplerinde affeden tarafın dava hakkı yoktur.[15] Barışma mesajları ve ortak tatiller, karşı tarafça af veya hoşgörü delili olarak ileri sürülebilir.
  • Tanık listesini eksik vermek telafi edilemez. Listede adı olmayan kişi dinlenemez ve ikinci liste verilemez.
  • Olayı tarihsiz anlatmak ispatı zorlaştırır. “Sürekli hakaret etti” ifadesi tarih ve yer içermiyorsa ispat edilebilir bir olay sayılmayabilir.

Bu hataların çoğu, belge toplanırken bir hukukçuya danışılsaydı önlenebilir. Dosyanıza özel değerlendirme için avukata sor sayfasından başvuru yapılabilir.

Tanık Beyanı Nasıl Alınır ve Hakim Delilleri Nasıl Değerlendirir?

Tanık gösteren taraf, tanıkla ispatlamak istediği olayı ve tanıkların adı, soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar.[16] Tanıklar ayrı ayrı dinlenir. Biri dinlenirken henüz dinlenmemiş olanlar salonda bulunamaz.[17]

Tanığa dinlenmeden önce gerçeği söylemenin önemi, yalan tanıklığın sonuçları ve yemin edeceği anlatılır.[18] Ardından kimliği, taraflarla yakınlığı ve güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur.[19]

Bazı yakınlar tanıklıktan çekinebilir. Bu kapsamda nişanlı, evlilik bağı sona ermiş olsa da eş, kendisinin veya eşinin altsoy ve üstsoyu, evlatlık bağı bulunanlar, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile koruyucu aile ve onların çocukları yer alır.[20] Davada yararı bulunan tanığa karşı taraf itiraz edebilir.[21] Olayı kendisi görmeyip başkasından duyan tanığın anlatımı, olayın kendisini göstermez. Tanığın neyi, ne zaman ve nerede gördüğü açıkça belli olmalıdır.

Boşanmada yargılama için Medeni Kanunda ayrı kurallar vardır. Hakim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz. Taraflara yemin önerilemez. Tarafların ikrarı hakimi bağlamaz. Hakim kanıtları serbestçe takdir eder.[22] Karşı tarafın olayı kabul etmesi bu yüzden tek başına yetmez. Anlaşmalı boşanmada ise ikrarın bağlamaması kuralı uygulanmaz.[23] Konuya aile hukuku yazıları üzerinden de bakılabilir.

Boşanmada Delil ve Kanıtlama Hakkında Sık Sorulan Sorular

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası için süre var mı?

Evlilik birliğinin sarsılması sebebinde (TMK m.166) kanun hak düşürücü süre koymaz. Zina ile hayata kast ve pek kötü davranış sebeplerinde ise sebebin öğrenilmesinden altı ay, olaydan beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Reddedilen dava kesinleştikten bir yıl sonra ortak hayat kurulamamışsa yeni bir dava mümkündür.

Eşimin mesajlarını telefonundan gizlice kopyalarsam delil olarak kullanabilir miyim?

Eşin bilgisi dışında elde edilen veriler hukuka aykırı sayılabilir ve bu durumda dikkate alınmaz. Kendi cihazınıza gelen veya kendi hesabınızdan yazılan mesajlar genellikle bu tartışmanın dışında kalır. Her olay kendi koşullarına göre değerlendirilir.

Tek bir tanık beyanı boşanma için yeterli olur mu?

Hakim kanıtları serbestçe takdir eder ve olguların varlığına vicdanen kanaat getirmek zorundadır. Tanık beyanı belge ve kayıtlarla desteklendiğinde olayı daha açık gösterir. Tek başına yeterli olup olmayacağı dosyaya göre değişir.

Boşanma davasından önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Hayır. Arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu haller 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinde işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade davaları için düzenlenmiştir. Boşanma davası bu kapsamda değildir.

Yoksulluk nafakasındaki 'süresiz' ibaresi kalktı mı?

Anayasa Mahkemesi ibareyi iptal etmiştir. İptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. O tarihe kadar madde mevcut metniyle uygulanır. Nafakanın nasıl düzenleneceği ise ilgili dönemdeki mevzuata göre belirlenir.

Kaynaklar

  1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166, birinci fıkra ↩
  2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166, ikinci fıkra ↩
  3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.161 ve m.162 ↩
  4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.163 ve m.164 ↩
  5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166, dördüncü fıkra (14.11.2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanunla değişik) ↩
  6. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m.8, üçüncü fıkra ↩
  7. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.119, birinci fıkra, (e) ve (f) bentleri ↩
  8. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.194, ikinci fıkra ↩
  9. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.145, birinci fıkra ↩
  10. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.6 ↩
  11. Anayasa Mahkemesi, 4.6.2026, E.2025/156, K.2026/131; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175 dipnotu ↩
  12. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189, ikinci fıkra ↩
  13. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.133, birinci fıkra ↩
  14. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/658, K.2024/8815, 19.11.2024 ↩
  15. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.161, üçüncü fıkra ve m.162, üçüncü fıkra ↩
  16. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.240, ikinci fıkra ↩
  17. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.261, birinci fıkra ↩
  18. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.256, birinci fıkra ↩
  19. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.254 ↩
  20. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.248 ↩
  21. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.255 ↩
  22. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.184, birinci ile dördüncü bentler ↩
  23. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166, üçüncü fıkra ↩