İçeriğe geç
Koç Hukuk Bürosu, Ankara Çankaya

Boşanma Sonrası Soyadı Kullanımı ve Soyadı Davası

Yayın

Elinizde kesinleşme şerhli bir boşanma ilamı, nüfus kayıt örneği ve eski eşinizin soyadını taşıyan bir kimlik kartı var. Ehliyet, banka hesabı ve meslek odası kaydı da aynı soyadıyla açılmış. Boşanma sonrası soyadı bu belgelerin hepsinde değişecek mi, yoksa kocanın soyadını kullanmaya devam etmek mümkün mü?

Kural açıktır. Boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eski eşin soyadını taşımak ise ancak hakimin izniyle mümkündür. Yazıda hangi belgenin neyi gösterdiği, izin davasında hangi delillerin işe yaradığı ve sık yapılan hatalar anlatılıyor. Örnek olay kurgusaldır ve Ankara’da geçer. On sekiz yıllık evliliği anlaşmalı biten bir kadın, meslek hayatını eşinin soyadıyla sürdürmüştür.

Elinizdeki Belgeler Soyadı Konusunda Neyi Gösterir?

Her belge soyadıyla ilgili ayrı bir soruya cevap verir. Kimi belge kayıt durumunu, kimi de yıllardır süren kullanımı gösterir.

Belge Neyi gösterir Sınırı
Kesinleşme şerhli boşanma ilamı Evliliğin bittiği tarihi ve evlenmeden önceki soyadını Eski eşin soyadını kullanma izni ilamda yoksa kendiliğinden doğmaz
Nüfus kayıt örneği Güncel ve önceki soyadını Tanınmışlığı değil, yalnız kayıt durumunu gösterir
Kimlik, ehliyet, pasaport Hangi soyadıyla işlem yapıldığını Eski soyadı taşıması tek başına menfaat sayılmaz
Banka, SGK, tapu ve sözleşme kayıtları Yıllara yayılan kullanımı Tek başına yetmeyebilir, tanıkla tamamlanır
Diploma, meslek odası ve sicil kaydı İş hayatında bu soyadıyla anılmayı Eski eşin aynı ad altındaki faaliyeti itiraz konusu olabilir

Boşanma kararında kadının evlenmeden önceki soyadının yazılması zorunludur.[1] Aile kütüğünde de evli kadınların önceki soyadları ayrıca tutulur.[2] İlam ile nüfus kaydındaki soyadı bilgisi birbirini tutmuyorsa durum nüfus müdürlüğünden sorulmalıdır. Boşanma davasının kendisiyle ilgili diğer yazılar aile hukuku bölümünde toplanıyor.

Boşanma kararı yurt dışında verilmişse gerekli belgeler yurt dışı boşanma belgeleri yazısında açıklanmıştır.

Boşanma sonrası soyadı davasında genel kuralı, ispat edilecek iki olguyu, delilleri ve görevli mahkemeyi özetleyen dört kutulu bilgi kartı.

Boşanma Sonrası Soyadı Kuralına Göre Kadın Hangi Soyadını Taşır?

Türk Medeni Kanunu m.173 üç kural koyar. İlki, boşanan kadının evlenmeden önceki soyadını yeniden almasıdır. Kadın evlenmeden önce dul idiyse hakimden bekarlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Madde metni mevzuat.gov.tr üzerindeki kanun metninde okunabilir.[3]

İkinci kural istisnadır. Kadın, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlarsa hakim, istemi üzerine bu soyadını taşımasına izin verir.[4] Üçüncü kural ise koşullar değiştiğinde kocanın bu iznin kaldırılmasını isteyebilmesidir.[5]

Davaya aile mahkemesi bakar. Türk Medeni Kanunu’nun Üçüncü Kısım hariç ikinci kitabından doğan aile hukuku davaları aile mahkemelerinin görev alanındadır.[6] Madde metninde bu talep için ayrı bir süre yazılı değildir. Dilekçenin genel düzeni için nafaka artırım davası dilekçesi örneği incelenebilir.

Evli kadının soyadını düzenleyen m.187 ayrı bir konudur. Bu madde Anayasa Mahkemesinin 22/2/2023 tarihli, E.2022/155, K.2023/38 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İptal 28/1/2024’te yürürlüğe girmiştir.[7] Boşanma sonrasını düzenleyen m.173 ise yürürlüktedir.

Kocanın Soyadını Kullanma İzni için Hangi Şartlar Aranır?

İzin davasının kanıt yükü iki olguda toplanır. Formül şu biçimde yazılabilir.

İzin = ispatlanmış menfaat + eski eşe zarar gelmemesi

  • Kadının bu soyadını kullanmakta menfaati bulunmalıdır.
  • Bu kullanım eski kocaya zarar vermemelidir.
  • Her iki olguyu da kadın ispatlamalıdır.

Kanun, olguları ileri süren tarafa ispat yükü yükler.[8] Kanun metni “ispatlanırsa” dediği için eski eşin itiraz etmemesi bile hakimi bu incelemeden kurtarmaz. Yargıtay, hükmün amacını kadının sosyal durumunu korumak olarak açıklar. Aşağıda anlatılan dosyada Daire, kadının sosyal yaşamında bu soyadıyla tanınıp bilindiğini ve belgelerinin bu soyadıyla düzenlendiğini menfaat saydı.

Örnek olaydaki kadının dosyası bu formüle göre kurulabilir. İlam ve nüfus kayıt örneği kayıt durumunu gösterir. On sekiz yıllık iş yazışmaları ve sözleşmeler soyadıyla tanınmayı anlatır. Meslek odası kaydı ve iki iş arkadaşının tanıklığı çevredeki bilinirliği açıklar. Eski eşin soyadını başka bir şehirde ve farklı bir meslekte kullandığı gösterilebilirse zarar bulunmadığı savı güçlenebilir. Bu bir yorumdur, zarar iddiası her dosyada eski eşin gerçek faaliyetine göre değerlendirilir.

Menfaat yalnız ünlü bir meslekle sınırlı değildir. Sosyal çevrede yıllardır aynı soyadıyla anılmak ve resmi belgelerin bu soyadıyla düzenlenmiş olması da değerlendirilir. Ortak çocuklarla aynı soyadını taşıma isteği, uygulamada ileri sürülen sebeplerden biridir.

Menfaati Gösteren Belge ve Deliller Hangileridir?

Dosyaya hangi belgenin girdiği kadar, belgenin neyi gösterdiği de önemlidir. Aşağıdaki tablo, ileri sürülen delilleri sınırlarıyla birlikte toplar.

Delil Gösterdiği olgu Dikkat edilecek nokta
Yıllara yayılan iş yazışmaları ve faturalar Çevrede bu soyadıyla tanınma Tarih aralığı geniş olmalıdır
Oda kaydı, yayın ve tanıtım belgeleri Meslekte bu soyadıyla anılma Kısa süreli kullanım tartışma doğurur
Tanık beyanı Çevrenin kadını hangi soyadıyla bildiği Tanık olayı somut anlatmalıdır
Ortak çocukların beyanı Aynı soyadını taşıma isteği Beyan mahkemece değerlendirilir
Eski eşin ticari kayıtları Zarar iddiasını Eski eş itirazını bu kayıtlarla kurar

Belgenin kanıt değerinin sınırı burada belirleyicidir. Eski soyadı taşıyan bir kimlik kartı yalnızca mevcut durumu gösterir. Yıllardır süren kullanımı ise sözleşmeler, yazışmalar ve tanıklar birlikte ortaya koyar.

Soyadı İzin Davasında Hangi Hatalar Dosyayı Zayıflatır?

Yargıtay önüne gelen dosyalarda yinelenen eksikler görülür.

  • Yalnız evrakları değiştirmenin emek ve masraf gerektirdiğine dayanmak. Bir dosyada bölge adliye mahkemesi bu külfeti menfaat saymayıp davayı reddetti. Yargıtay ise tanınmayı ve belgelerin bu soyadıyla düzenlenmiş olmasını dikkate alarak bu kararı bozdu.
  • Boşanma duruşmasında veya protokolde soyadı konusunu hiç gündeme getirmemek. Aynı dosyada boşanma kararında bu konuda hüküm bulunmadığı için kadın ayrı bir dava açmıştır.
  • Eski eşin ticari faaliyetini bu soyadı altında kurduğu yönündeki itirazı karşılıksız bırakmak.
  • Delilleri yalnız kendi beyanına dayandırmak ve tanık göstermemek.

Eski eşin rıza göstermemesi ise davanın reddi anlamına gelmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin onadığı bir dosyada eski eş soyadının kullanılmasına rıza göstermemişti. Yaklaşık otuz yıl evli kalan kadın iş ve sosyal çevresinde bu soyadıyla tanınıyordu ve tanık olarak dinlenen ortak çocuklar aynı soyadını kullanmak istediklerini söylemişti. İlk derece mahkemesi eski eşin zarar göreceğini ispat edememesini de dikkate alarak davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi önce reddetse de Yargıtay’ın bozmasına uyarak kabul kararı vermiş ve Yargıtay bu son kararı onamıştır.[9]

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Menfaati Nasıl Değerlendirir?

Yabancı uyruklu bir kadının açtığı davada ilk derece mahkemesi izin vermiş, bölge adliye mahkemesi ise menfaati ispatlanmış görmeyerek davayı reddetmişti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kadının temyizini inceledi. Gerekçeden bir bölüm aşağıdadır.

“Boşanan kadının evliliğin sona ermesinden sonra eşinin soyadını taşımasına imkan tanıyan bu hükmün amacı kadının sosyal durumunu korumasını sağlamaktır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/7907, K.2023/5501, 22.11.2023 (bozma)

Daire, toplanan delillerden davacının eski eşin soyadı ile sosyal yaşamında tanındığını ve bilindiğini, belgelerinin bu soyadıyla düzenlendiğini ve kullanımın davalıya zarar vermediğini belirledi. Karar oybirliğiyle verildi ve bölge adliye mahkemesi kararı bozuldu.[10] Bu sonuç her dosyada aynı çıkacak demek değildir. Her olay kendi delillerine göre değerlendirilir.

Örnek olaydaki kadın için karardan çıkan ders şudur. Kayıt belgeleri tek başına değil, tanınma ve kullanım süresiyle birlikte anlam kazanır. Kimlik kartı, banka ve SGK kayıtları, iş yazışmaları ve tanıklar aynı hikaye üzerinde birleşmelidir. Biri diğerini çürütüyorsa mahkeme önünde en zayıf halka o belge olur.

Soyadı Davasında İspat ve Tanık Nasıl Kurulur?

Tanık, kadının çevrede hangi soyadıyla anıldığını doğrudan gördüğü olaylarla anlatır. “Herkes biliyor” demek yetmez. İşyeri, mahalle, meslek grubu ve resmi yazışmalardan somut örnekler verilmesi gerekir.

Belgeler ise tanık beyanını destekler. Yıllara yayılan sözleşmeler, tanıtım yazıları ve resmi kurum yazışmaları dosyaya birlikte sunulur. Dilekçede başlık, talep ve delil listesinin nasıl düzenlendiğini görmek için dilekçe örnekleri sayfasındaki biçimlere bakılabilir. Kendi dosyanızdaki belgeleri değerlendirmek için avukata sor sayfası kullanılabilir.

Dava dilekçesinde talep açık yazılır. Kadının boşandığı eşinin soyadını kullanmasına Türk Medeni Kanunu m.173 uyarınca izin verilmesi istenir. Dilekçeye ilam, nüfus kayıt örneği ve delil listesi eklenir. Tanıkların kimlikleri ve hangi olguyu anlatacakları da bu listede gösterilir.

Eski eşin zarar iddiası da aynı usulle ele alınır. Eski eş, soyadını ticari veya mesleki faaliyetinde kullandığını belgeyle gösterirse mahkeme bu iddiayı tartar. Yargıtay’a gelen bir dosyada eski eş, istinaf aşamasında ticari soy isminin bu ad altında kurulduğunu ileri sürmüştür. Yargıtay yine de toplanan delillerden kullanımın eski eşe zarar vermediği sonucuna varmıştır.

İddet Olarak Bilinen 300 Günlük Bekleme Süresi Soyadını Etkiler mi?

Halk arasında iddet süresi denilen kural, kanunda kadın için bekleme süresi olarak geçer. Evlilik sona ermişse kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün geçmedikçe evlenemez. Doğumla süre biter.[11] Süre, mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade eder.[12] Kesinleşme şerhli ilam bu yüzden ilk bakılacak belgedir.

Bu süre soyadını değiştirmez. Soyadı kuralı m.173’te, bekleme süresi m.132’de düzenlenir ve iki konu ayrı dosyalarla yürür. Süre, kadının yeniden evlenmesini ilgilendirir.

Mahkeme süreyi iki halde kaldırır. Birincisi, kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılmasıdır. İkincisi, eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemesidir.[13] Kaldırma talebinde dosyaya kesinleşme şerhli ilam, nüfus kayıt örneği ve gebelik durumunu gösteren sağlık kuruluşu raporu gibi belgeler eklenir. Eşlerin yeniden evlenme isteği ise mahkemeye bildirilir. Kanun, bekleme süresi dolmadan yapılan evlenmenin butlanını gerektirmediğini de belirtir.[14] Yine de başvuru öncesinde kesinleşme tarihi ve süre hesabı kontrol edilmelidir. Mevzuat metni için Nüfus Hizmetleri Kanunu okunabilir.

Boşanma Sonrası Soyadı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Boşanan kadın eski eşinin soyadını kendiliğinden kullanabilir mi?

Hayır. Kural, evlenmeden önceki soyadının yeniden alınmasıdır. Eski eşin soyadı için kadın menfaatini ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlamalı, hakim de izin vermelidir.

Eski eş rıza vermezse soyadı davası açılabilir mi?

Evet. Madde metni hakimin izin vermesini arar, eski eşin rızasını ayrıca şart koşmaz. Eski eşin itirazı varsa mahkeme zarar iddiasını delillerle inceler.

Soyadı izni davasına hangi mahkeme bakar?

Aile hukukundan doğan bu davaya aile mahkemesi bakar. Dava, boşanma kararı verildikten sonra ayrıca açılabilir. Madde metninde dava için ayrı bir süre yazılı değildir.

Soyadı izni sonradan kaldırılabilir mi?

Evet. Koşulların değişmesi halinde koca, bu iznin kaldırılmasını isteyebilir. Karar mahkemece verilir.

Menfaat için hangi belgeler sunulur?

Yıllara yayılan sözleşmeler, banka ve resmi kayıtlar, meslek odası ve tanıtım belgeleri, tanık beyanları ve ortak çocukların beyanı sunulabilir. Hiçbir belge tek başına sonucu belirlemez, delillerin bütünü değerlendirilir.

300 günlük bekleme süresi ne zaman başlar?

Süre, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren hüküm ifade eder. Doğumla biter. Gebe olmadığının anlaşılması veya eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemesi halinde mahkeme süreyi kaldırır.

Kaynaklar

  1. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27, birinci fıkra, (a) bendi ↩
  2. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.7, birinci fıkra, (c) bendi ↩
  3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.173, birinci fıkra ↩
  4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.173, ikinci fıkra ↩
  5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.173, üçüncü fıkra ↩
  6. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4, birinci fıkra ↩
  7. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.187 (iptal), Anayasa Mahkemesi 22/2/2023, E.2022/155, K.2023/38 ↩
  8. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.6; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.190, birinci fıkra ↩
  9. Yargıtay 2. HD, E.2023/3735, K.2023/5471, 21.11.2023 (onama, oybirliği) ↩
  10. Yargıtay 2. HD, E.2023/7907, K.2023/5501, 22.11.2023 (bozma, oybirliği) ↩
  11. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.132, birinci ve ikinci fıkra ↩
  12. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.26 ↩
  13. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.132, üçüncü fıkra ↩
  14. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.154 ↩